Yazgı
Bugün kalabalık bir eve misafirliğe gitmiştik, yüzlerde hep aynı ifadeler ne söyleyeceğini ve
"Sözcükler, düşüncelerimizin giysileridir. — Samuel Johnson"
"Sözcükler, düşüncelerimizin giysileridir. — Samuel Johnson"
Bir amelenin karıncavari hayatının yalnızca bir gününe tanık olmak için...
Küçük, budist, mutsuz, derisi sarımtırak, narin, kukulu kızlar, kızlar, kızlar…
...Kahramanlık geçitlerinin gelgitlerle kirlendiği bir gece kaçmaya çalıştım çatıların kemirgenliğinde pişmeye çalışan çatışmaların gerginliğinden lakin NAFİLE!...
hani büyüklerimiz hep derdi ya nerde o eski bayramlar,evet nerde o bayramlar.gülerek eğlenerek karşıladımız o bayramlar.bayramlarımızı kimler caldı.annem nerde ya babam,bayramı büyük bir sabırsızlıkla beklerdik.annem bi gün öncesinde ellerimize kına yakardı sabah kalktığımızda ilk iş kimin kınasının en iyi cıktığına bakmak olurdu.daha sonra annemle ablam bayram kahvaltısı hazırlarlardı.patates
Kapı açıldı. Kızın kafası karışıktı. Bir ileri adım attı bir de geri. Sanki bildiği herşeyi unutmuştu. Sanki hayata bir tavrı kalmamıştı, uçmuş gitmişti hepsi. Hayır uçup gitmemişti, tükenmişti, bozuk çıkmıştı, son kullanma tarihi geçmişti. Bütün bu insanlar nasıl oluyordu da aynı biçimlerle idare edebiliyordu. Kızınkiler tükenivermişti işte. Yenisini
Gülün öyküsü gül solduğu zaman yankılanacaktır kulaklarda...
Göz yaşlarımızda saklı kalacaktır hasretlerimiz...
En yakınımızdan bile sakladığımız gözyaşlarımızda...
Erkekliğe sığdıramayıp damarlarımıza akıttığımız gözyaşlarımızda...
Sıyakta aruv bir ayaz bardı.terezeler şıngır şıngır sallanıbyatırdı. Belli ki tavlarga kar cavyatırı.Bir eki künge kalmaz köyge de cavardı.Köydün colları kapanır,şeşmeler tonmaga baslardı.
Az sonra kendini patlatacak olan bir adamın içinde bulunduğu durumu, ruh halini anlatmayı denedim. Fena değil...
"...Yakında bu meydandan telaşla geçip gitmek; meydanı görmemek mümkün olmayacak. Hala yaşayanlar telaş içinde oradan oraya koşuşturacaklar. Ambulans sesleri olacak her tarafta ve polis sesleri de duyulacak tabi. Siren sesleri
“Neden açmadı acaba? Kim vardı içerde? Sevim gerçekten yok m uydu? Yoksa … Sancı ve yoksa … Sancı ve uzaklaştı bu düşünceden.
"Yolunuz Haydarpaşa garına düşerse, sol tarafta, denize kadar uzanan yüksekçe bir taş duvarın denize yakın kısmında, gelişigüzel büyümüş ağaçların ve yeşilliklerin arasına gizlemiş o tarihi vagonu göreceksiniz! Biraz daha dikkatle bakarsanız, kim bilir, belki, o, dünyayı pek de ipine sallamayan, o pejmürde kılıklı özgür adamı da görebilirsiniz!
“Peygamber gibi adam” derdi kasabadaki herkes onun için. Ve bu sıfata layık görüldüğünde daha kırk bile değildi yaşı. Fakat o karakteriyle, yaşantısıyla gerçekten de fazlasıyla hak ediyordu bu sıfatı.