"Sanırım 'yarın' kavramı, tıpkı iyi bir kahve gibi, zamanla acı bir şeye dönüşüyor." – Douglas Adams"

Sayıklayan Oje

ben her gün izini sürüyorum sahipsiz ölülerin. Tırnaklarım kan kırmızısı…

yazı resim

SAYIKLAYAN OJE

Kan kırmızısı oje… Damarlarımdan damla damla akıtıp, küçük şişelere hapsettiğim kanım rengi oje. Ellerimin üstündeki damarlar, parmak boğumlarımda yırtılıp içindekini tırnaklarıma boşaltır. Kan kokar benim tırnaklarım.
İnsanlar unuttular damarların içindeki anlamı. İnsan olmanın anlamını… Hatta kesilen damarın acısına, içindeki kötülükleri kattılar. Kan oldu, intika(n)m! İntikam davasına, zehirini kınında biriktirmiş bıçaklar …… indi güneşe dönük bedenlerin gölgesine. Gözyaşları buğu oldu, yola bakan camlara. Rahimler feryat figan.
Ara sokaklarda rasgele kurşunlar atıldı tesadüflere. Sahipsiz ölümler oldu. Ne katili sahip çıktı ölüye ne de üstünden atlayan yabancı adımlar. Yerdeki pislik oldu kan.
İnsan insanı unuttu. İnsan insana duyarsızlaştı. Ölüm yerdeki pislik oldu, kan bir tek ameliyathane önlerinde hatırlanıyor şişedeki haliyle.
ben her gün izini sürüyorum sahipsiz ölülerin. Tırnaklarım kan kırmızısı…

KİTAP İZLERİ

Çalıkuşu

Reşat Nuri Güntekin

Bir Ulusun Doğuş Sancısında Bir 'Çalıkuşu'nun Kanat Çırpışları: Reşat Nuri Güntekin'in Ölümsüz Eseri Üzerine Türk edebiyatının temel taşlarından biri olan ve yayımlandığı günden bu yana
İncelemeyi Oku

Yorumlar

Başa Dön