Öykü > Deneysel
İnsanın Serveti
Bir varmış bir yokmuş. Allah’ın kulu çokmuş ama çokmuş demek yokmuş. Münasebetsizin biri her şeye burnunu sokmuş, onun yüzünden her iş kokmuş, düzen bozulmuş. Büyüğünden küçüğüne herkes yokluk çekip sıkıntı yaşamış. Sonunda her şey düzelmiş de işler
Erdemler ve Pembe Çiçekler
hedeflere hapsolunca tutkular, düşler tökezlemeye başlar; döke saça kendini ulaşır ölümüne, formüllere rehin kalan yaşamlar...
ayrılık usulü elmalı pasta
annecim, pastanın soğumasını bekleyen o eski benden eser kalmadı, senin kadar bile olamadım, ne vasiyet bırakacağım biri var ne de vasiyetime yazabileceğim bir pasta...
Baba, Sevgili ve Resimler
İnsanın çocukluğunda beynine ve yüreğine ne doldurursanız yaşamının tüm geri kalanını onlar belirler ama her zaman sizin beklediğiniz biçimde değil....
Sümüklü Düşünceler
"Kes" dedi yönetmen. "Daha ağır yürüyeceksin. Unutma; canın sıkkın, yalnızsın, yetişmen gereken hiç bir yer yok..."
Vehimler'in Bir Yalnızlık Gecesi
Yalnızlık öyle canlara hasretlik değil, öyle Orhan Veli’nin dediği gibi, ‘...koşmak aynalara bir cana hasret...’ de değil. Bizimkisi başka. Biz Vehimleriz, belki hiç öylesi bir yalnızlık yaşamadık da ondan bilmeyiz. Belki öylesi de vardı
Özlem
Dalgın dalgın yürürken, hızım birden kesilip yalpaladım. Birisine çarpmış olmalıyım. Öyle dalgındım ki, ...
Uykusuzluk
Azıcık saçmalamaktan kimseye zarar gelmez. Bana da zarar vermez. Ne demiş Ludwig Wittgenstein, “Başardığın, başkalarına, senin için ifade ettiğinden daha fazla bir şey ifade edemez. Sana neye mal olmuşsa, onlar da o kadar ödeyecekler"
Oyunbozan Ozan
Hayatımın değiştiği gün, beş veya altı yaşıma denk gelir. Ben ve en yakın arkadaşım Himes, diğer çocuklarla beraber parkta oynuyorduk. Biz ikimiz diğerlerinin oynadığı bir çok oyunu saçma bulur, kendi kafamızdan bulduğumuz oyunları oynamayı tercih ede
Dolunay Ritminde Huzursuz Eser
..Sabahları sokakta koşturup terleriz ve öğleden sonra müzik dinleriz.
Güneş Tersten Doğarken...
Bu ses bana soğuk hücremde ellerimi uzatıp ısınmam için bir ateş veriyordu.
Kimlik
Yolda yürürken bu yürüyen ben değilim diyordu. Esnerken ağzını kapama gereği duymaz giyimine saçına çoğu zaman özen göstermezdi . bu durumda arkadaşlarının arasında sık sık adının geçmesine sebep olurdu. Konuşulanlar kulağına gelse de her seferinde geçerli bir savunması vardı. Bu yürüyen ben değilim
Kümeler
Son Eklenenler
-
01
-
02
-
03
-
04
-
05
-
06
-
07
-
08
-
09
-
10
-
11
-
12
-
13
-
14
-
15
-
16
-
17
-
18
-
19
-
20
KİTAP İZLERİ
Pia Mater
Serkan Karaismailoğlu


