Yalnızım Anla Beni Yalnızlığım
Bunları neden mi istiyorum…
Bir çocuğun kendi sessizliğinde büyük olmayı öğrenmesi ve büyüdüğünde yalnızlığı oynaması kadar anlaşılmaz bir durumu anlatabilmekti belki de...
"“Yazmanın sanatı, neye inandığınızı keşfetmenin sanatıdır.” — Guy de Maupassant"
"“Yazmanın sanatı, neye inandığınızı keşfetmenin sanatıdır.” — Guy de Maupassant"
Bunları neden mi istiyorum…
Bir çocuğun kendi sessizliğinde büyük olmayı öğrenmesi ve büyüdüğünde yalnızlığı oynaması kadar anlaşılmaz bir durumu anlatabilmekti belki de...
Tüm evrende mucizevi bir uyum vardır. Milyarlarca yıldız ve galaksi kusursuz bir uyumla, tespit edilmiş yörüngelerinde sürekli hareket ederler. Yıldızlar, gezegenler ve uydular hem kendi etraflarında, hem de bağlı bulundukları sistemlerle birlikte dönerler. Hatta bazen içinde yaklaşık 300 milyar yıldız bulunan galaksiler birbirlerinin içinden geçerler; ancak evrendeki büyük
Kar taneleri esrikliğinde dökülen notalar eriyip kanımıza karışıyor ve sonra arka sokakta soylu Tuna’yla birleşip çağlıyor.
“susalım” diyorum bu defa benim olan sesin, benim olan gerçekliğiyle…
Bazen susmak gerekirmiş…
Sen ve ben… Asla kutsayamayacağız ne yaşamımızı ne ölümümüzü…
O yüzden haydi devam edelim yaşamaya, yaşamanın oksijen ve karbondioksit boyutunda!
“Beni de bir yazında anlatsana. Sendeki kendimi çok merak ediyorum. Beni nasıl anlatırsın? Düşün bakalım biraz, sen mutlaka yazacak bir şeyler bulursun.”
Garip bir sevinç dalgası yükselip dururken içimde, hayatımdaki üç erkeğe de şükrediyorum.
Ölülerime ağıtlar yakarak geçiyorum hayatın (bildiğimi sandığım, ama aslında bir insan eli kadar yabancı) yollarından…
Allah kolayın en kolayını bize nimet olarak vermiştir; samimi olmayı. Ve gerçek anlamda samimi inananlar kurtuluş bulacaklardır. Samimi olan insana, Allah ne yapacağını, nasıl davranması gerektiğini zaten ilham edecektir. Rabbimiz sonsuz rahmetiyle imkanları insanların önüne getirmektedir.
Demek istediğim, sayı fazlalığı hiç bir zaman haklı bir neden değildir. Fazlalık, sürü psikolojisi etkisi yapmaktadır. Tabirimi mazur görün , sürünün/kalabalığın hoşuna giden şekilde davranmak, yazılı veya sözlü ifadelerde bulunmak çok kolaydır ve kolayca taraftar ve destek bulur.
Mavi bir yosun kokusunu taşıyor burnuma körfezden havalanan bir martının çığlığı...
İnanan insanın taşıdığı güzel ahlak özelliklerinden en önemlisi bağışlayıcı olmaktır. Sevgi dünyanın en etkili silahıdır. Bağışlamak, o silahın emniyet mandalı gibidir. Bağışlayıcı olunduğunda o silahı kullanmak için artık hiçbir engel kalmaz.
Ve zaman insanı önüne kattı. Biri bin, bini milyon yaparak toplumu oluşturdu. Bedeni milenyuma vardırırken, duyguları ise savaş meydanında bıraktı.
Sen dikili çiçeklerin esiri, ne bilirsin ki ezilen toprakta bir çiçeği yeşertmeyi… Sen çıkmaz yolların adamı...
Ne desek boş elbet yaşamın en buğulu dakikalarını yaşamadan. İşte bir fotoğraf, bir hayat, bir düşlem daha... Buyrun harmana...
Kritik ederken anlamları, kelimeleri, cümleleri, kendini bilgiç bir rüzgara teslim edersin. Anlamını bilmeden anlam yükleyip, gülümsemeleri dudağına yerleştiriverirsin.
Görünen, gerçek aşkın yansımasıdır o' nda. Sende olmayan her şey kişileşmiş ruhunda. Başka adım atmak yakışmaz, eğreti durur üzerinde. Esip geçen mutlu bir andır, sıcaklığın odağında..
"Her şeye rağmen" denir ya... İşte her şeye rağmen "hayat" devam ediyor; çünkü derin nefesler çekiyorum ciğerlerime, hayat kalitem düşüyor.
Her şeyin haram olduğu söylenir bu dünyada ,oysa tanrı kullarına öylesine helal etmiş ki nimetlerini...Mukaddes kılmış yaşamayı ve yaşatmasını bilenleri.......