Huzur İçinde Uyuyun
"Her şeye rağmen" denir ya... İşte her şeye rağmen "hayat" devam ediyor; çünkü derin nefesler çekiyorum ciğerlerime, hayat kalitem düşüyor.
"“Bir insan için küçük, insanlık için dev bir adım.” — Neil Armstrong"
"“Bir insan için küçük, insanlık için dev bir adım.” — Neil Armstrong"
"Her şeye rağmen" denir ya... İşte her şeye rağmen "hayat" devam ediyor; çünkü derin nefesler çekiyorum ciğerlerime, hayat kalitem düşüyor.
Her şeyin haram olduğu söylenir bu dünyada ,oysa tanrı kullarına öylesine helal etmiş ki nimetlerini...Mukaddes kılmış yaşamayı ve yaşatmasını bilenleri.......
İzin ver doya doya ağlamak istiyorum.
İçimdeki tüm kadınlar adına
Ağlamak...
Ağıtlar yakmak...
Hoşçakal Ayışığım!
Bir kar tanesiyim ben, hiç özel olmayan. Sadece tüm taneler kadar beyaz, köşeli ve soğuk...
“ Geleceğinizi berbat etmemesi için, konuşmanızı bir parça düzeltin.” Shakespeare
Dostluk, sihirli bir sözcük… Bu sihirli kavramı ne de güzel anlatmış usta şair; Dostluklar Irmak Gibidir şiirinde… Benim dostlarım tam da şairin tanımladığı gibi… Renk renk, çeşit çeşit ve iyi yürekli insanlar…
Omurgalılar için en temel besin maddesi süt ve süt mamulleridir. Belki de bu vasfı nedeniyle üzerinde en çok hile yapılan temel besin maddesidir. Öncelikle sağlıklı süt tüketimi için süt üretim merkezlerinin
Yediveren gül bahçem
Hayat elbiselerimi bohçalayıp koyduğum naftalin kokulu sandığım…
Mutluluk ve dram, insanlık tarihi ile var olan, birbirine zıt iki eylemdir.
İnsanlık var oldukça da bu ikili, insanlığın hayatında var olmaya devam edecektir. Çünkü âdemoğlu bu iki karakteri de yaşayabilecek bir surette yaratılmıştır.
Her yerde ve her şeydeydi yokluğun. En çokta iç cebimdeydi. Çıkarıp kokladım. Gelincik tarlalarından dokundun saçlarıma. Ayçiçeklerinin sana bakan yüzüne açtım gözlerimi. Ülkenin taşından ve toprağından diktiğin perdemi yüzüme araladın.
Sokakta, yapayalnız kalmış, iki küçük kız gibi kalakaldık ayazda...
Ne soranımız vardı, ne de sevenimiz...
Başımızı sokacak bir yer bulamamıştık... Yersiz , yurtsuz, kimsesizdik...
Yaralarım içimde büyüsün, boşluk açmasın
diye çabalarım ... Bilirim ki, açılan boşluklarımı açanlar
geri gelseler bile, dolduramazlar açtıklarını,
silemezler yüreğimdeki kendi izlerini....
Tomurcukların başını asker botuyla ezmek adettendir.Gülümseyen çiçekleri öldürmek de...
Çaresiz insan, yapacak hiçbir şeyi olmayan insandır. Bir çarşamba gecesi sokakta oturup bağıran sarhoştur mesela. Düşünceleri fazla gelmektedir. O nedenle durdurmak ister beynini uyuşturarak.
Toparlanması da zor oluyor. Her yere düşüşümde kalkmayı başardım aslında ben. Sen güçlüsün, başararırsın, her zorluğun üstesinden gelirsin dedim hep kendime. Güçlü olmaya çalıştıkça dertler üst üste gelmeye başladı. Bazen herşeyin tıkandığı noktaya gelince sözler yeterli olmuyor ne yazık ki. Artık bende tüm umutlarımı kaybettim. Sonra hastalık geldi
Direnmenin anlamı yok; geldi işte yine, yeni yıl. Yani en klişesinden, bir yıl daha yaşlandık, olgunlaştık, hatalarımızı gördük, hayatlar kattık hayatımıza...
Yukarıdaki kelimeyi okuyup hemen psikolojik bir kavram deyip peşin kararlı olmayın sakın. Yine ruh halimiz ve psikoloji ile alakalı bir kavram ama bu kez dolaylı olarak...
Seninle ne zamandır görüşemedik. Ay, yüzünü gören cennetlik ayol. Sıcak sohbetlerini özledim vallahi. Kütüphane bahçesine gelsene akşamları, laflarız işte ne güzel…”