"Kitap, yaşamın gürültüsünde bir pusuladır. — Stephen King"

Deneme > Yaşam

olumsuz

İnce ve naif kalabilmek

Garip dünya,ince ve naif kalabilmek ne zor oysa,nasılda çabucak bozuluyor insan anlamıyorsun,şairlerin dizelerindeki gibi şiir olamıyorsun mesela...Apansızca çıkıveren bir ezgi yada....

düşündürücü

Bak Dünyaya

Ve anlıyorum..Bıçak gibi kesiyor beni, hayat devam etmeli..Aslında herbirimiz için yatağından sevinç içinde fırlamak o kadar büyük bir mucize ki..Anlamıyoruz.

olumlu

Gel Gönül

Aşkım üzerine düşen her damlada saklıydı... Olmayan Sevgiliye...

düşündürücü

Limon Kabuğu

Eski yazımdır bu. Cezalandırmadan bahseder. Uygulamışlığımda vardır ha...YAAA

olumlu

hayatı sorgulamak adına

Aslına bakarsanız bütün mahlukatı tanımak adına yaşam bize sunulmuş muhtesem bir hediye...Daha ne bekliyoruz ki?Neden o hediyenin ambalajını biran önce açıp içindekiyle;o güzel hediyeyle meşgul olmuyoruz?İnanın bana ambalajı çok da mühim değil..Asıl olan

üzgün

Dünyadan Cennete Mektup

Her şey mektupların kesilmesiyle başlamıştı. Haramiler posta katarlarının önünü kesmişti. Mektupların hayat pınarımızdı bizim. Gelir diye, umut ve merakla geceleri gündüze ekliyorduk. Ve bir gün geldi mektubun sabah rüzgârıyla… Sevinç gözyaşlarıyla ıslanmıştı zarfın her yanı. Demek açılmıştı posta katarlarının yolu. Zarfı açtığımda “Vatan sağ olsun” yazısı ilişti gözüme.

üzgün

Soru Tarlası

Her an cevabını belkide hiç veremeyeceğim bir soruya rastlayabilirim. Ya o soruya rastlarsam ?İşte o zaman Boom...

olumsuz

Yalnızlık mı? Ne Açıdan Baktığına Bağlı...

hayat karşına neleri çıkarır bilemezsin ama çıkacak olan olayları düşünüp, sentezini içinde bulunduğun zamanda çıkarabilir ve kendini bu doğrultuda engelleyebilirsin... işte benim ve de bir çoklarının sorunu... hayattan ne istediğini bileceksin. en ufak karasızlık seni yıpratan bir çok kararsızlığa düşürebilir ve hayatını sen istemesende yanlış limanlara sürükleyebilir... kendi

üzgün

Düş ve Kent...

içimdeki umutları yok eden kente her sabah uyanıyorum sessizce.Gözlerim yanıyor.Uzaklara bakıyorum yoksunuz...

üzgün

Çelik dişli çarklar arasında direnen kahramanlar

Onlar belki yıkılıp gitmiş hayatların başrol oyuncuları,belki başlamadan bitmiş bir hayalin son kırıntıları,belide küçük masum melekler;onlar savaşın çocukları
Onlar istemezdi böyle olmayı savaşın tam ortasında yer almayı,sessizce yok oluşları seyretmeyi

düşündürücü

Ne Biliyoruz?

Ne bildiğimiz , ne bilmediğimiz hakkında pek çok söz söylendi. "Düşünüyorum , öyleyse varım" dendi. Acaba bu varlığı kanıtlamaya yettimi ? İşte bunları sorguluyorum...

Başa Dön