Zor Yıllar -21-
Bu yüzden kesinliği olmayan devlet politikalarımız, bu yüzden kesinliği bulunmayan kanun....
"Bir hikâye, insan ruhuna bırakılan mektuptur. — Neil Gaiman"
"Bir hikâye, insan ruhuna bırakılan mektuptur. — Neil Gaiman"
Bu yüzden kesinliği olmayan devlet politikalarımız, bu yüzden kesinliği bulunmayan kanun....
Hem bir bütün olarak hem de her köşesi ayrı bir yaşamdır. Yaşayabilen, tadabilen bilir dtcfli olmanın ayrımını.
Bunları düşündükçe daha çok teslim oluyordum geceye...Pencereden göz kırpan yıldıza kızdım ve arkamı dönüp yumdum gözlerimi...Anlamı...
Utanmadan karşısına geçip ilk önce başımı deli gibi sağa sola salladıktan sonra, saçlarımı bir güzel dağıtmış, hatta ellerimle şöyle bir de karıştırınca,
Benim Rapunzele benzeyen at yelesi işin içinden çıkılmaz bir hal almıştı.
Elinde tarakla ardımdan k
Zor… Gerçekten zor. Oysa ki ne hayaller beslemiştim yüreğimin aşevinde. Sensiz gecelerin sabahına koşup, senli günlerin “günaydın” ı oluyordum eskilerde.
. ..şimdi her öğretmen vedasında siyah önlüğünün içinde toparlak yüzlü bir çocuğun gözyaşlarında bir beyaz yakalık ıslanır. ..
Evet sen “.........”’ sun bizim okuldaydın ilkokulda, hatta bir gün gözüme kum atmıştın teneffüste hiç unutmam...
Nasıl kıskanmayalım o hurma kütüğünü Ey Rasul! Nasıl kıskanmayalım sırtını okşadığın kediyi, süt kardeşin Şeyma’yı, sana hizmet eden Enes’i, dostun Ebu Bekir’i, can yoldaşın Hatice’yi ve diğerlerini…
“ Ashabım gökteki yıldızlar gibidir. Hangisine uyarsanız hidayete kavuşursunuz.”
Diye buyurdu Allah Rasulü. Sizler öyle güzel yarenlerdiniz
Yalnız sanılırdı köklenip, büyüdüğü toprağında. Heybetinde ne çok öykü biriktirdi… Hep dinledi… Dinlemekten bıkmadı.
Bu yüzden hiç yalnız olmadı bu çınar. Dallarında yuvalanmış ve çeşidini sayamadığım kuşların cıvıltılarını barındırır içinde bir de kesik yeşil hışırtısını.
Yalan dünyada,insanoğlu yaşadıkça gerçek,yaşadığı sürece de gerçeklerden asla sapmamalı düşüncesindeyim,İnşallah da hep aynı düşüncede olacağımdır.Yüce Allahın izni ile.Amin.
Oysa az kalmıştı sabaha. Sıradan bir güne sıra dışı uyanışlarla başlayacaktık hiç olmadığımız gibi birbirimize doğarak. Belki… Belki de yağmur hiç hesapta olmadan geliverecekti penceremize
Kuş gribinden nasiplenmiş iliklerle alakalı, gayet bilimsel bir yazı
Henüz sekiz -dokuz yaşımdaydım. Köyümüze gelen çerçiciden iki tane bilezik , bir çift de küpe almıştım bir gün. Ama kulaklarım delik değildi. Oysa ben, küpeleri takmaya can atıyordum. O halde, kulaklarımın delinmesi gerekiyordu. Bunun
Bu konuda yazmak nereden aklıma geldi ise?Yazdım,umarım,iyi etmişimdir.
Sevincin salt müzik seslerinden ibaret olmadığına….Seninse şarkılarımın arasında sıkışıp kalmış ince bir ses olmadığına….Hiç olmadığına inanmamışlığımla gidiyordun notalarını çizgisiz sarı sayfalarımda bırakarak…
Okulda kız öğrenciler yatılı kalıyordu. Onları yatağa şiirlerimle uğurlayacaktım. Benim için olduğu kadar, onlar için de farklı bir deneyim olacaktı. Doğrusu heyecanlıydım. Elime mikrofonu aldığımda ilk aklıma gelen, benim de bir zamanlar onlar gibi bir