Yine Gel...
Ben bol şekerli bir Türk kahvesi yaparım sesinde köpüklenen. Mutfak camından gelip geçenleri seyrederken, telvemizde geçmişe rastlarız bakarsın. Alınmam gülüp geçersen…
"Yazmak, aslında ölmekten başka bir şey değildir; ama neyse ki, okumak da dirilmektir." – Umberto Eco (kurgusal)"
"Yazmak, aslında ölmekten başka bir şey değildir; ama neyse ki, okumak da dirilmektir." – Umberto Eco (kurgusal)"
Ben bol şekerli bir Türk kahvesi yaparım sesinde köpüklenen. Mutfak camından gelip geçenleri seyrederken, telvemizde geçmişe rastlarız bakarsın. Alınmam gülüp geçersen…
Şimdinin mega marketlerini hayal edememiş olmaktan dolayı akılsız sayarım kendimi...
Uyanın, bugün 18 Mart, 18 Marta uyanın. Zafere uyanın, Türkün benliğini kanıtladığı gündür bugün.
Yaşar giderdim akıntılara karşı koymadan..Suya düşmüş bir yaprak gibi yani...Nasılsa bir yerlerde vururdum kıyıya..Nasılsa bir gün çökerdim dibe...Nasılsa ölüm, hepimizin tek hakkı değil miydi?
Çocukluk çağımdan bu yana en büyük aşkım Türk Sanat Musikisi ve şarkılar şarkılar yine şarkılar...
Adım neydi benim? Ne zaman sesini duymayı istesem ve beceremesem sana seslenmeyi, kendi adımı yitiriyorum.
Ve eğer sorarlarsa;
Üzerinizde gezindğiniz o toprağın altında
Bugün kaybettiğiniz..
İman,ahlak,cesaret,iffet,azim,mücadele,sabır gibi değerlerin timsali
Tarihi abideler yatıyor dersiniz..
Geceler vardır karanlık, geceler vardır, uykusuz, geceler vardır yarınsız... benim gecelerimse sabahsız...
52 Yıllık ömrüme dört darbe sığdı. Beşincisi ülkemin gelecekteki 50 yılını heba eder.Kaygım bundandır yoksa şahsi bir korkum yoktur!
Hayatımıza girecek yenilikleri enine boyuna bilmememiz ve önyargılarımızla büyüttüğümüz karanlığımız bizi ele geçiriyor.Bize anlatıldığı ölçüde,tedbiri elden bırakmayacak kadar biliyoruz.Kişi,yararların farkına varıp onları uygulamaya koyduğunda ona "seçilmiş kişi"ymişsin gibi davranıyoruz.Yani teknoloji çağında cahilliği yaşıyoruz.
Geçmişe kıs bir yolculuk...Depreşen hatıralar, kırgınlıklar, kızgınlıklar....
. Ve gözlerini kapat eteğinde Fıratın. Ruhunu güneşe emanet ederek dinle. Güneş yaksın, yürek kavrulsun, kulak görev üzere Evet şimdi dinle Fıratın her zerresini. Haykırışlarını duyarsın ehl-i sünnetin. Hüseyin, Hüseyinlerini duyarsın ve dahi Zeynebin.
Eski bir demiryolcu çocuğu olarak babamdan, cumhuriyetin zor yıllarında demiryollarının tamir ve bakımında yaşadıkları zorlukları dinlemeyi çok isterdim. Ama bir ailenin ondördüncü çocuğu olmak bana bu ayrıcalığı tanımadı.
Bir yarım bırakılmışlıklar vardı. Bugün çoktan beri yazmadığımı düşünerek hayıflandım. Oysa ki şarkıda ki gibi ne güzel başlamıştı hikaye...
Spor, dostluk ve kardeşliğin pekiştirilmesinde önemli bir etkiye sahiptir. Sağlıklı bir yaşam için bireysel spor yapmak ne kadar önemli ise, küresel barış için de spor ve spor organizasyonları o kadar önemlidir.
Dünyada en çok ilgiyi futbol çekse de, organizasyon olarak en çok takip edilen ve ilgi
2007 de kaleme aldığım toplumsal içerikli önemli bir yazım ... Hala güncelliğini koruduğu ve günümüz bazı hadiselerine ayna tuttuğu için tekrar gündeme taşımayı uygun buldum.
Bir cuma akşamı dönüyordum eve;bilemezdim bunun cuma akşamıyla son buluşmam olduğunu.Işıklar kapanmış ve sessizdi sokağın evleri...Kapıyı açmamla tanışmıştım karşımda bekleyen üç silahın merhabasıyla,teslim ol diye sesleniyordu bir ses düşüncelerime ve tek bir kurşun değdi sol ciğerimin üstüne.Kan oldu düşüncelerimin gözyaşı akmaya başladı ahşap zemine.Ağlayan Meryem'im daha fazla dayanamadı