Hayatımı Yazacak Biri Çıksa
Herkesin hayatında yazılmaya ve okunmaya değer birçok şey vardır.
"Her okur, okuduğu kitabın ortak yazarıdır. — Virginia Woolf"
"Her okur, okuduğu kitabın ortak yazarıdır. — Virginia Woolf"
Herkesin hayatında yazılmaya ve okunmaya değer birçok şey vardır.
Neden senin de dudaklarının kenarında hayattan ve aşktan memnun
bir gülümseyiş yok onun gibi…
Neden her gece kapını açıyorsun sana gözyaşları getiren bu yabancı kadına?
Kopya kağıtlarını yutan bir öğrenci gibiydim. Sana söylemek istediğim tüm kelimeleri, cümleleri içime attım. Davula döndüm de gümbür gümbür sana seni sevdiğimi söyleyemedim. Tüm utangaçlıklar bendeydi. Tüm kızlar ise yüzü kızarmayanların, utanmayanların sevgilisiydi. Ben tüm acılarımı içimde biriktirdim.
-Toplum içinde yaşamak, insanlar için birçok açıdan garantilidir.Yırtıcı hayvan yoktur seni yemek isteyen,hasta olduğunda ilaç ve doktor bulabilirsin,her şeyini kaybettiğinde bile sana ölmeyecek kadar yiyecek veren insanlar olabilir,üşüdüğünde yanan bir ateş seni ısıtır. Doğadaki küçücük bir sinekten, kocaman bir file kadar tüm hayvanlar bunlardan yoksundur ve tek başlarına
-Yaşarken ölen,daha doğrusu canlı iken ölü özelliği taşıyan insanlar mı var çevrenizde?Matem tutmaya çoktan başlamanız gerekirdi.
-Ağacı,direği,duvarı olmayan sarmaşık yukarılara tırmanabilir mi?Bunlardan birincisi kadınsa,ikincisi de erkektir.
Saçlarıma yazılan şiirleri teker teker kırptım gecenin karasına,
Bal köpüğü gözler ile bir daha asla dokunulmasın diye.
Bazen düşünüyorum da; hiç mi yazmasam…
Yazmasam belki daha hayırlı olacak ama…
Ama o zaman da boş dönen bir değirmenin taşları gibi kendi kendimi öğütüp dururum.
Kim bilir, bel ki de kendi kendime zarar vermemek için yazıyorum…
\*-Haksızlıkların artması, cesur insan sayısının azaldığını gösterir.\*-Affeden zafer kazanır, affedilen ise acıya gömülür.\*-Yapılanları onaylamadığı halde, haksızlıklar karşısında susan kişinin; haksızlığı yapandan farkı nerede?\*-Affet ki gerçek acının ne olduğunu anlasın.\*-Suçu işleyenin dışında da, başka suçlular aranmalıdır.
Facebook’u açıyorum. Uzun süreli gözlemlerden sonra face geyiklerini öğrendim galiba. Bir süre, sanal sanal zaman geçirmek iyi geliyor. İyi geliyorsa, gülüyorsam kırk yılda bir, hoşbuldum valla... Yalnızlıklar yurduna hoşbuldum... “Hoşbuldum anasını satiiim !” değil tabi... Satmasam iyi olur ama Sophie’nin seçimi gibi bir seçim yapacaksam, babasını satmayı yeğlerim
Senden sonra 3 aşk, iki de fantezi eskittim. Sadece üzerinden geçtiler. Öpüştüm, seviştim biraz. Biraz eğlendik ayrı zaman ve mekânlarda. Üçünden biri utangaçtı, diğeri yabancı, sonuncusu da gençliğin baharında düş fantezilerine yatmıştı. Biri uzun boyluydu, diğer ikisi orta!
Sonra; ikisi kararında, biri şişman...
Asaletin göklere kadar uzansa da sana kısaca anlatayım, karşımda dağ gibi durma, boyundan büyük işlere karışma. Ben beş parasız biri olsam da, seni cebimden çıkarırım bunu unutma. Güzelsin, hoşsun ama boşsun. Bu saatten sonra gönlünü şiirlerle, şarkılarla, türkülerle dolduramam. Senin boşluğuna yıldızları koyamam.
VTV'ye ilk kez konuk oluyordum ancak heyacanlı değildim. Zira bu benim ilk televizyon programa katılışım değildi. Ulusal olarak; ilk konuk olduğum televizyon Hilal Tv. idi. Sonra Uluslararası, Katar'dan, El-Cezire'den tut İran televizyonuna kadar röportajlar verdiğim olmuştu. Kaldı ki, iyi-kötü yine Malatyamızda yayın yapmakta olan yerel televizyonlarından Kanal Malatya'da