Dökülen İncilerim
İnci kolyem koptu bugün. Yerlere saçıldı tüm incilerim. Toplayıp dizsem yeniden, bir teki eksik kaldı. Boynumda 15 incinin izi kaldı.
"Kelimelerin gücüyle dünyaları değiştirin."
"Kelimelerin gücüyle dünyaları değiştirin."
İnci kolyem koptu bugün. Yerlere saçıldı tüm incilerim. Toplayıp dizsem yeniden, bir teki eksik kaldı. Boynumda 15 incinin izi kaldı.
Yüreğimin, beynimin uyuyamadığı gecelerde, gözlerimi uykuya yumsam ne olacak ki. Başımı raylara koyar gibi koyduğum yastıkta senin tren gibi gelişine razıyken, yokluğun boynumu koparmakta.
\*Çocuğunuza öğreteceğiniz ilk ders; verme, paylaşma olmalı. Aksi takdirde hayata dair söyleyeceğiniz her şey laf kalabalığından başka bir şey değildir.
\*Alt ve üst gelir grupları arasındaki uçurum bu şekilde açılmaya devam ederse, yakın bir gelecekte tüm dünyayı bir yoksul isyanı saracaktır.
\*Hayatı fizyolojik güdülerinin
Sandık başkanı, çok tecrübesiz. Neredeyse hiçbir şey bilmiyor. İnisiyatif kullanamıyor. Belki beş dakika önünde oy pusulalarımı almak için bekliyorum. Elimi uzatıyorum. Ama nedense o, bir türlü vermiyor. Oy kullanılan yere bakıyorum. Acaba birileri mi var? Dolu da ondan mı vermiyor. Ama değil. O bölümler de boş. Artık yumuşak
\*Dilin söylediği her şeyin cezasını ödemeye kalksaydık, tüm ömrümüz hapishanede geçerdi.
\*Aşıkları yargılamayacak kaç kişi var şu dünyada?
\*Kuru bir ağaç ne işe yarar diye düşünme. O beğenmediğin ağaç, bir kuşa dinlenme ya da yuva yapma yeri olabilir.
\*Neden durmadan nefsimizi sınamamız
Benim suskunluğum ne dilsizliktendir ne de aşktan. Benim suskunluğum sebebi hangi dilden konuşursam konuşayım bütün kulakların aynı millettenmiş gibi bana sağır kalmalarıdır. Tüm kulaklar cop olurken, sesimi duymayarak dövmekteler beni. Suskunluğum ateşten kaçanın, sopayla dövülmesi gibi. Canımı yakan her sağır ve dilsiz bakış, üzerime bir barut fıçısı gibi
-Zorluk cahili bocalatır,korkağı kaçırtır,akıllıya ise çözüm yolu aratır.
-Düş kurmayı kötü bir şeymiş gibi göstermeye çalışanlar büyük bir hata yapıyorlar.Çünkü her buluş bir insanın düş kurmasından sonra ortaya çıkmıştır.
Üniversiteyi kazanıp Denizli'ye gittiğinde evimizde inanılmaz bir boşluk oldu. Hergün defalarca telefonla görüşmemize karşın onun canlılığını ,moral verici konuşmalarını çok aradım. Ama ,onun iyi olduğunu bilmem ve iyi bir eğitim ve meslek için Denizli'de olduğunu bildiğimden mümkün olduğunca eksikliğinin bizi ne kadar etkilediğinden hiç bahsetmedim.
Mektubunuz var bu mektup içinizden geldiği gibi olsun içinde itiraflar olsun kısacası biraz farklı ve kendinize dönük olsun sevgi dolu umut biraz da hüzün hadi ozaman mektubumuza başlayalım benim mektubumun konusu dünya...
Bazen en zor soruları çözersin de, en basit soruda hata yaparsın. İşte o hata hayatta yaptığın en büyük yanlışlık olur. Sen benim en büyük hatamsın, tıpkı en basit sorularda yaptığım gibi.
Biliyor musun, her geçen gün çığlıkları daha da artıyor içimdeki haylaz küçük kızın. İki gözü iki çeşme ağlıyor son günlerde, “Hiçbir yere gitmek istemiyorum.”diye. Sen gelince gitmek zorunda mı o?hep saklamaya çalışırdım onu herkesten; ama inan ben de istemiyorum ondan ayrılmayı
Neden senin de dudaklarının kenarında hayattan ve aşktan memnun
bir gülümseyiş yok onun gibi…
Neden her gece kapını açıyorsun sana gözyaşları getiren bu yabancı kadına?