Gülmek, Gamzeler, Varlık ve Özlem...
Her gülüşünde gözlerin kaybolur / Gamzen göz kırpar / Ben
"Öyleyse, tanrım, bize daha çok, bize yepyeni, bize tamamen farklı bir tür felaket ver." - Samuel Beckett"
"Öyleyse, tanrım, bize daha çok, bize yepyeni, bize tamamen farklı bir tür felaket ver." - Samuel Beckett"
Her gülüşünde gözlerin kaybolur / Gamzen göz kırpar / Ben
Kan kırmızısı yalnızlıklar boyunca / Sarı bir cadde uzanıyordu /
Sarıya kanar bu aşk / Her bakışın yalnızlığa devrilir /
İnsanlar / Necip Fazıl ya da Nazım / İnsanlar
Dışarıda kanlı bir yağmur / Kim bilir hangi davaya bayrak olmakta
İçimde bir sıkıntı var / Aşık olacak gibiyim / Her
Yaşasın çürük domates demokrasisi...
Seçimin demokrasi ile bağdaşabilmesi belli şartlara bağlıdır. Her şeyden önemlisi ‘seçen’in ussal nitelikleri ve iradesinin özgürlüğüdür. ‘Seçen’in iradesi üzerindeki maddi ve manevi baskılar, faşizm veya geri kalmışlıktan başka bir ‘seçim sonucu’ doğuramaz...
Yaşasın çürük domates demokrasisi...
bir elinin iki parmağıyla iki gözünü kapattı / radyoda zaman çalıyordu
biri ölür / herhangi biri / geride kalanlar daha da
Seni sev... / Seni sevi... / Seni seviy...
'Siyaset' gerçekten de günümüz demokrasisinin gereği, şartı ve sağlayıcısı mıdır? Beynimize kazınan siyaset ve demokrasi kavramları birbirini ne kadar karşılar?
Düşün dur...
İnce bir sızı iniyor soluma doğru / sana doğru /
Ya okursun ya razı olursun...
Ya bu dünyada bu dünyayı; yani kendini, ya bu dünyada öbür dünyayı yaşarsın. Öbür dünyada bu dünyayı veya öbür dünyada kendini yaşaman olanaksızdır...
Ya seversin ya nefret edersin...
Soğuk bir kış gecesiydi / Yaralı çareler çekiyorduk her nefeste /
-Değiştim, NASIL?...
Nasıl diye sormayan toplumlar faşizme mecburdur...
Nasıl sorusu değişimin niyetini ve sonucunu önceden aydınlatır...
Değişim, nasıl, istek, memnuniyetsizlik hali, nicelik, güç...
Sesim yalnızlığımı 3’e bölüyor / 3’e / 3’e bölünebilen bir
Rüzgâr / Garip bir tanrıyı sevdi / Birkaç dize çaldı
Ara-yış... Şiirde, öyküde ve yaşamda; 'ara' da kalma ederi: Arayış...
Ne anlamı var direnmenin, acılar dolu yolculuklar dünyasında.
Koşutsal yaşanmışlıklar oluşturur tanrılarımızı. Bir sürü saçmalık var insanın içinde, ta içinde. Örneğin kan, ne saçma değil mi? Rastlantısal ya da tanrısal ne fark eder yaşamak, dünyadan çıkarımımız ölümse.
Ter kokan parfümler üretmedik mi çağlar boyu.
1-2-3-4-5-6-7-8-9-10-11-12-13-14-15-16-17.........................
Küçük birer zavallı veya imparator veya fahişe veya musalla taşı olduk, sırayla. Yalvardık, ezdik, öldürdük, öldük, bir hiç pahasına, yaşamak ederine.
Şehirler dolusu saçmalıklar yazdık çocuklarımızın gözyaşlarına.
1, 2, 3, 4, 5, 6, 7, 8, 9, 10, 11, 12, 13, 13, 13, 13, 13...............
Anlamsızlıklar komedisine işkencelerle dolu özgürlük diye bir başlık attık. Sersem birer sperm olmaktan başka zevk almadık hayattan.
1234567899999999999999999999.........................................
Simetri sağlar aslında aşk. Kendin ve o arasında.
Zamanın belli bir anında var olabilen zamandan bağımsız tanrımıza tapmaya çalıştık, korktukça ve yaşadıkça.
1 2 3 3 3 3 3 3 3 3...............................................
Oyun bitecek elbet. Kısa bir not olacak, olmayacak veya.
000000000000000000000000000000000000000000000000.
necatdilaver@hotmail.com
a priori...
Umut, ekmek, sömürü, tanrı, insan, hayat, hüzün...
Nie...
Enis Batur