"İyi kitapların sonu yoktur. — R. D. Cumming"

Öykü > Toplumcu

üzgün

Temmuza Kadar Eylül

Kısa boylu siyah saçlı çocuğun, küçük hanımın ve Eylül'ün Anadolu'ya dönüşen öyküsüyle olayı biraz kalbinizde yaşayacaksınız.

karışık

Mayıs Papatyaları

Fabrikanın paydos sireni çınladı kulağında. Önce bir sessizlik sardı makineleri
sonra emeğinden arta kalan yorgunluğu yüklendi sırtına Fatma. Otobüs durağını
adımladı ağır ağır... Akşam, sırasını gecenin yalnızlığına bırakırken, gece vardiyası
doldurdu durağı.

olumlu

Kurbanın Dişleri - Final

Elime tutuşturduğu bezi açtım merakla. Hakikaten de bezin içinde kocaman bir hayvan dişi vardı. Ne diyecektim, ne yapacaktım, bilemiyordum. Gülmek istiyor, gülemiyordum. Üstelik inatçı amcayı nasıl ikna edecektim. O şaşkınlıkla kendimi dışarı attım. Bastım kahkahayı
içeri girdim, son dilekçemi yazdım . Küfürleri bastım dilekçeye. İki seçenek

karışık

Bildik Bir Öykü

"Paşababası, onun için bir şeyler yapamaz mıydı?’’ Mahallenin bitirim delikanlısına tutulan şımarık, hastalıklı zengin kızını oynamaktan nefret ederdi.

olumsuz

Şaşkın Hırsız

Koşarken nefes nefese kalmışlardı. Arabaya bindiler ve uzaklaştılar. Bütün planları suya düşmüştü. Planlarında bir hata vardı. Allah ın bütün diğer günleri dururken neden Cuma gününü seçmişlerdi ki! Tabii ki işe yaramazdı. Herkes, ellerini dua için açtığı anda onlar, günah işlemeye yeltenmişlerdi.

Bir Mührün Gölgesinde

Şam'da bir İslam âlimi olan Yakup bin Selim, Kur'an üzerine çalışırken Nisa Suresi'ndeki "cariye" kelimesine takılır. Zeki öğrencisi Zeynep'i yanına çağırdığında, ikisi arasında metindeki bu sözcük üzerine derin bir sorgulama başlar. Karanlık sokakların üzerine ezan sesleri yayılırken, iki bilim insanı eski bir el yazmasının satırları arasında gizlenen anlamları

karamsar

Zurnada Peşrev Olmaz

Pazar yeri insan seli. Sarı kızın kulakları küpeli. Üç yaşlarında şeker mi şeker, ilk yaz gibi cıvıl cıvıl bir şey. Kulaklarına sarı kirazdan küpeler takmış.

heyecanlı

Tâli Bey'in Şefliği

Ülkemizde yaşanan makam, mevki düşkünlüğü ve bu makamlara gelebilmek için kimlere yüz suyu döküldüğü malum. Bu hikâyedeki Tâli Bey bir prototip.Nice nice Tâli Bey'ler kimlere nice taklalar atıyor...

üzgün

Uyanış - I -

Umursamamayı, aile baskısından bunaldığı zamanlarda alışkanlık haline getirmişti. Ne zaman bir isteğine karşı çıksalar, ya da istemediği bir konu hakkında diretseler durumu kabullenmiş gibi görünürdü. Çoğu zamanda şartsız kabullenirdi de. Bu kabullenmeler

olumlu

Yaşlı Kadın İle Meşe Ağacı

Kuraklık o yıl, New Jersey’in yemyeşil çayırlarını kahverengine çevirmiş ve tüm New Jerseylilerin gurur kaynağı yüzyıllık dev ağaçların yapraklarının zamanından önce dökülmesine neden olmuştu.

olumsuz

Düş (Ünce) Lerim

Düşüncelerimin rüzgarında içim titredi, düşüncelerim bana bir çok bireyin aksine sıcak kuytular sunmamakta idi. Düşüncelerim, hayatlarındaki sıcaklığı yitirmiş, belki de hiçbir zaman sıcak bir hayata sahip olamamış insanlar adına hayatımdaki sıcaklığa rağmen beni üşütmekteydi.

nostaljik

Ürkek Bıldırcın

Kürekçiler hasatsız denizi
köpürttüler kürekleriyle,
tez yürüyüşlü gemi gün batarken
ulaştı Sirenlerin adasına,
yüreğim kopacak gibiydi,

olumsuz

Yaşamın Aydınlık Yüzü

Parlak bir dolunay ışıltısının bütün İstanbul'u aydınlattığı serin bir bahar gecesiydi. Boğazdan sokulan rüzgar, Haliç'in kendine has o ince yosun kokusunu bağrına sararak sürükleyip karşı tepelere kadar götürüyordu. Ve o gece, bütün İstanbul uykusuz, bütün İstanbul huzursuzdu sanki...

Başa Dön