Bankamatik
Kendince Haklı bir kadının sperm bankasından aldığı çocuğun doğduktan sonraki hayalleri ve yaşadıkları.
"Şiir, sessizliğin yankısıdır. — Pablo Neruda"
"Şiir, sessizliğin yankısıdır. — Pablo Neruda"
Kendince Haklı bir kadının sperm bankasından aldığı çocuğun doğduktan sonraki hayalleri ve yaşadıkları.
Gün doğumuyla uyanan Yusuf, şeyhi Hamid'i düşünür. Üç yıl önce, başarılı bir mühendis olmasına rağmen içindeki boşlukla yaşayan Yusuf, dini ritüellerini ruhsuz bir şekilde yerine getiriyordu. Şeyh Hamid'in dergahına adım attığında ise içinde bir şeylerin değiştiğini hissetti. Bu manevi yolculuk, onun hayatına yeni bir anlam katmıştı.
Cahillikten inleyen yüreğe, fetvası dünden okunmuş küçük bir sesleniştir gece.
...
Kalemde kuruyan pınardan çağlarken hasret, mürekkepsiz medeniyet kalır elimde.
\_\_ Ağlamıyorum ki...
"Kışın bizim sobamız, bu hayvanlarımız işte oğul. Toplanırız çoluk çocuk, kuru ekmek soğan aşımızı yer, üstüne tas tas kar suyu içeriz.
bakıyorum marmaraya zınava bakar gibi çıkıyorum yedi tepeli şehrin zirvesine yaylaya çıkar gibi
İki büyük gölümüz vardı, adları böyük ve güccük devane.
Kışın balık tutar, yazın hemi yüzer, hemi çimerdik... Bir de çocukluk ya işte, kurbağaları şişirir yarışitırırdık.
Balıklar ve kurbağalar küstüler, çekip gittiler, zaten göllerimiz de kurudu... kuruttuk...
Herbirimize ait lakaplarımız vardı, en azından
Ayaklarındaki yırtık naylon ayakkabılardan karlar içeriye sızıyordu. İran transit yolundaki arabaların çokluğundan korkuyor, yolun kıyısındaki karların üzerinde yürüyordu küçük Nur Ali... Naylonların arkası tamamen parçalanmıştı. Küçük Nun Ali'nin topukları naylonların içinde değil, doğrudan doğruya kara basıyordu.
On beş gün sonra yavrumuz uçuş talimlerine başladı. İki gün sonra masanın üstünde bizimle yemeye başladı
İşsizliğin,Yoksulluğun ve Yozlaşmanın Toplumu bir ahtopot gibi sardıgı bir ülkede Türkü tadında tanışmak dayanışmak ve Umudu paylaşabilmek...Coşku da kaygı gibi bulaşıcıdır..
Beyoğlu arka sokaklarında gezinirken gördüğüm sokak çocuklarına ithafen...
Henüz Yeni̇ Doğmuş Oğlunu Birakarak, 1985 Yilinda Şirnak'a Askerli̇k Görevi̇ni̇ Yapmaya Gi̇den Ve Burada Şehi̇t Düşen Bi̇r Babayi, Seneler Sonra Ayni Topraklarda Vatan Borcunu Ödemeye Gi̇den Oğlu Hakki'nin Da Tipki Babasi Gi̇bi̇ Şehi̇t Düşmesi̇ Konu Edi̇li̇yor.
Sadece kimliğini üzerinde bulundurmadığı için tutuklanan hırpani bir sokak sütçüsüydü.
Ne yana baksam, bir başka yere gidiyorum. /
İçimdekiler, içime sığmıyor. Ben de bu yere sığamıyorum. /
Büyüttüklerim, korkularım beni yalınlaştırıp giyindiklerimden soyunduruyor. /
Kendimle yenişemiyorum içimde ki ben ile ben arasında bir savaş açmak istiyorum. Bu savası ancak böyle soyunarak kazanabileceğine
Yavaşça yutuyorum hapı. Önce bir belirsizlik ve karmaşa hâkim. Bir boşlukta gibisin. Sonra yavaş yavaş terlemeye başlıyorum. Sırtım, kollarım ve bacaklarım Yorgunluk üzerimden çekiliyor ve dışarı sıçramak isteyen bir ateş bütün bedenimi sarıyor. Az önce
PTT’de öylesine bir gün işte… PTT, ne iş yapar diye sorarsanız. Mektup taşır. Telgrafınızı ulaştırır.