"Yazar olmak, bir tür zihinsel hastalıktır; tek farkı, bu hastalığı satabiliyor olmanızdır." — Neil Gaiman"

gelincik

Ben...

Ben...
Solmak üzere olan bir ağacın...
... tutunmaya çalışan bir yaprağıydım!..

O Son Geceydi..!

...Ve bilin ki eğer bu soğuk, karanlık, Aralık gecesinde gözlerimden Nisan yağmurları boşalıyorsa sebebi ağrıyan, sessiz sessiz kanayan dizlerim değil, o tüm ruhumu acıtarak sızlayan yüreğimdi...

Göz Yaşı Gözünün Ucunda Saklıydı..!

.....O hep sığ sular gibi yaşadı, iki tepe arasına sığınan koylar gibi sığ, sakin, rüzgarsız. Hiçbir zaman rüzgarla dans etmedi, hiçbir zaman deli dalgalar gibi coşmayı yaşamadı, hiçbir zaman bir koydan bir başka koya taşamadı. O hiç farklı olamadı yaşamı

Tarifi İmkansızlık!

En son ne zaman görmüştüm seni? En son ne zaman, ne zaman üzmüştüm seni? Ve en hangi o zamanda beni görmenin sana acı verdiğini anlamış ve bizli zamanları sessizliğe gömmeye karar vermiştim...

Kalabalıktı ve Yağmur Yağıyordu...

......Onun kollarının arasında olmak, kendimi güvende hissetmek, ondan bir şeylerin kopup bana karıştığını hissetmek, gözlerimi kapamak, yalnızca ve yalnızca sıcaklığını duymak. Ne yağmur, ne kalabalık, ne ses.. Çıt yoktu, olmadı o saniyelerde,....

KİTAP İZLERİ

Eşekli Kütüphaneci

Fakir Baykurt

Fakir Baykurt’un Vasiyeti: Kapadokya’da Bir Umut Destanı Bir yazarın son eseri, genellikle edebi bir vasiyetname niteliği taşır; kelimelerin ardında bir ömrün birikimi, son bir mesaj
İncelemeyi Oku
Başa Dön