Üşüyen Adam
Tek başınalık bunaltsa da ruhumu; yazımı, sızımı ve sağlığımı bir arada tutarak yanan sobamızı düşünüyor...ben üşüyordum....
"“Bazı insanlar vardır; bilmiyorlarsa, onlara anlatamazsınız.” — Louis Armstrong"
"“Bazı insanlar vardır; bilmiyorlarsa, onlara anlatamazsınız.” — Louis Armstrong"
Tek başınalık bunaltsa da ruhumu; yazımı, sızımı ve sağlığımı bir arada tutarak yanan sobamızı düşünüyor...ben üşüyordum....
Eski bir yazım... Yalnızlık ve diğer bazı soyut kavramlar hakkında, hiçbir yerde geçen bir öykü...
"Özür dilerim beklettim." diyerek aktardı yazısını bizlere sayın Uysal. Bir de bir önceki öyküsünün (Aşk İnsanı Üşütür Mü?) oldukça uzun bir süre en çok okunanlarda olduğunun farkında olduğunu belirterek okuyucularına teşekkürlerini sundu. Bu öyküsüne değinmek gerekirse de gerçekten derin bir hüzün görmek mümkün. Ama yine de bizleri üzmeme
Geniş alnına uzunlamasına yerleşmiş stresleri, gözlerinin altındaki yaşanmışlıkları ile paralel ve iri dudaklarının üstü himayeci bir bıyıkla örtülüdür.....
Dün İzmir'e kar yağdı… Yağan karın altında dolaştım bir süre... Üşüyen bakışlarımda hayallerim yandı. Geriye toplayamayacağım kadar fazla kül kaldı. Üzerini kar örttü. Yürüdüm...
Mutlu olmak için çok fazla üzülmeyi göze alabileceğimi sanmıyorum...
Ah!! Keşke o kitabı ben alsaydım... Hem belki okurdum da... Belki yeni umutlarım da olurdu... Hem o zaman ruhum da yanımda olurdu... Bana tercümanlık da yapardı... Mutlu da olurdum üstelik... Yeni düşlerim de olurdu. Daha güzel düşlerim... Sınırı olmaya
Önce bir çocuğu ağlattım sebepsiz yere.. Düşlerini kabusa çevirdim, şeker istedi, vermedim. Kötü karakter bulamamıştım o ana kadar, onu da buldum.. Bendim kötü karakter.
Durmak her zaman bir eylemsizlik hali değil artık...Günümüzde bir tavır,bir karakter...Durmak = Vazgeçmek...
Bata çıka yaşıyoruz. Ruhumuz dalıp gidiyor bir oraya, bir buraya. Sonra bir bakıyoruz ki bambaşka bir yerden çıkıvermişiz yeryüzüne...
Aşık olmaya ne kadar da hazır olduğumuzu bilmelisin demişti dedem. Ve anlattığı aşk masallarında, hep kendimi aradığımı, şimdi biliyorum.
Yalnızlığın, bütün bir evrene yayılıyordu. Yağmur damlalarına, gökyüzüne, kaldırımlara, ceplerindeki bozuk paralarına..İnsanlığa dair herşey bozdurulmuştu. Farkındasızlığa mahkumdu sanki; dünya..