Çünkü Yembel Çok Tembel
yaşlı bir teyze girdi dükkana ve bir poşet sap ile iki poşet saman koydu bir kenara. bunları karıştırır mısınız rica etsem dedi ve beyni erimek üzere olan hıı tamam abla dedi.
"“Penisilin hastaları iyileştiriyorsa, viski ölüleri bile diriltebilir.” — Alexander Fleming (6 Ağustos 1881–1955)"
"“Penisilin hastaları iyileştiriyorsa, viski ölüleri bile diriltebilir.” — Alexander Fleming (6 Ağustos 1881–1955)"
yaşlı bir teyze girdi dükkana ve bir poşet sap ile iki poşet saman koydu bir kenara. bunları karıştırır mısınız rica etsem dedi ve beyni erimek üzere olan hıı tamam abla dedi.
yolculuk bazan uzun sürer bazan daha kısa.zaman görecelidir,kimi zaman yar ve kişiler de.bir bilet bir otobüste yolculuk ederken başına neler gelir.bu bilet hem bilettir hem değildir.
Kayaların bulunduğu yamaca vardığında başını kaldırıp kayaları dikkatle izledi. Belki de oraya çıkıp çıkamayacağını kestirmeye çalışıyordu.
üstümüze yağmurlar yıldırım çakarken, tüm komşuların iğrenen bakışları arasında, ıslak, sevişirken ; yaşadığım ve yaşayacağım tüm anları o tek yağmurlu güne adadım ben
Marketten çıkaraken çarpıştık Melek’le. Ben o sıralar hala öyle bir güzelliğin ve her yanına renk renk ışıltılar saçan, kısa saçlı, fındık burunlu, çimen gözlü bu ilahenin adının Melek olduğunun bilincinde değilken yani. Marketin kapısında, hem de ç
Beni içine çekmişti bir kerede olsa ve ben şuan içindeyim. İçini mahfeden artık benim...
Uğur, Önder, Önder'in pantolonu, mağara ve köpek arasında geçen bir öykücük...
Ahlak Bakanlığı Yalandan Arınma Başkanlığı Bakırköy Şubesi kapısından ilk kez girdiği için çok heyecanlıydı; Bugüne kadar söylediği yalanlardan kurtulma şansı yoktu ama bundan sonra artık gerçeklerle yaşamak istiyordu.
Ilık bir bahar esintisnde bir meleğin gözlerinden dünyayı izlemek...
Nerdesin yahu? Kim çağırıyor beni? Bu yalnızlıkta olsa olsa ben beni çağırırım. Nerdeee.. ile başlar bütün cümlelerim. Nerdesin o eski ben?
Hesaba itiraz ederse yanındakilerin gözünde küçük düşeceğini sanan adamı, daha fazla kazıklamadığına pişman oldu garson.
Düzeni değiştirmeyi göze alıp günlük günlük yaşımdaki birçok şeyden çekinen herhangi birimize benzer birinin bir saati.
o devlet başkanının neden ortalıktan kaybolduğunu açıklamak bana zor gelecek fakat bunu yapmak zorundayım. zamanında benim ve diğerlerinin üzerinde bir baskı vardı, doğru bu ama aradan oldukça uzun bir zaman geçti…
kısacık bir andı yaşadığım. ne yapacağımı bilemediğim belki de. bildiğim ya da sonuna kadar. yapamadım işte ama. toprağı ateş körükledi. körüğü toprak...
mayıs ayı ilkbaharın ayıdır,özlemin,mitlerin,toprağın hareketlerinin....öykümüz de birçok simgeyi bağrında taşıyan anadolu'dan simgesel bir öykü.
1957 dünya kupası final maçına çıkmıştık, Fas'ta… stadyum onbinlerce kişinin bağırış çağırışıyla inliyordu.
Gerçekleri görüpte konuşamamak, konuşupta görememekten her zaman daha acı verir insana. Savaş insanın vücudundaki tümör gibidir, yavaş yavaş etrafındaki organları da sarar.