Yılbaşı 6
Bir çocuğun yaşının gerektirdiği işleri yapmasına, oyunları oynamasına olanak vermek gerekir.
"Gelecek, her zaman bugünmüş gibi davranır, ta ki biz onu bozup düne çevirene kadar." - Terry Pratchett (Kurgusal)"
"Gelecek, her zaman bugünmüş gibi davranır, ta ki biz onu bozup düne çevirene kadar." - Terry Pratchett (Kurgusal)"
Bir çocuğun yaşının gerektirdiği işleri yapmasına, oyunları oynamasına olanak vermek gerekir.
\- “Ne olacak bu zamların, enflasyonun sonu?” demişler. Bir de başbakanları -onların Ulu’su oluyor-: “Ücretler zam oranında arttırılıp, eşitlenecek” demiş. Demiş, ama zamlar maaşları çoktan geçmiş bile. “Ne olacak bu işin sonu, siz ne dersiniz?”diyorlar.
Anetta
Bugün sabah yanıma oturduğum kızı yeniden gördüm.acaba o olabilir miydi.Acaba o banim aradığım kişi olabilir miydi.Acaba intikam ateşimin çakmağı o olabilirmiydi.
“Sessizlik hakim garip bir şekilde bu aralar sarayın avlusuna. Ne yeşilliği ve çeşit çeşit gülleriyle övündüğümüz bahçenin tadı, ne de derin derin ürpertisiyle suyunu bir havuza akıtan heykelin gizemi kalmıştı artık. Sessizliğin içine işlediği bir saray avlusu...sessizliği sizin bedeninize takılı kılan bir umutsuzluk ve umursamazlık. Sessizliği...siz yapan gerçeklik.
.Hafif pembe tonlu bebek beşiği pencere kenarında duruyordu üzerindeki süsler eskimişti pembe dolap duvarın kenarındaydı.dolabın içinde bebek kıyafetleri vardı.karşısında bir aynalı masa vardı üzerinde bir bebek ve 10 yaşlarında bir kız resmi vardı. vardı.ikiside gülümsüyordu
Yerdeki günceyi aldı en son nota baktı.londra ya tatile gidiyoruz tarih
Karanlık bir sokakta kendimle karşılaşacağımı hiç tahmin etmiyordum. O sokaktan hangimiz sağ çıktık hatırlamıyorum. Hangimizin gözyaşı yağmura, hangimizin kanı boyaya karışmıştı bilmiyorum
Esinti...
Uzatıyorum. Uzatıyorum… Belki alır okur, birileri daha kendi kelimesini de yanına yapıştırır, diye.
22 Ekim 1990 - 2009
Gülten Ağrıtmış
İste o görkemli gizemli bana kâbuslar yaşatan ya da rüyamda yaşatmış olan ya da neyse işte o mağaranın sonunda ki ışık görünüyordu. Hızlandım ekip arkamdaydı.
‘’hadi patron az kaldı ‘’dedi Johns
Az kalmıştı evet, ilk adımımı attım dışarı, saatlerin ardından günışığı harikaydı. Dağın bütün
Vakitler aşındırıyor kıvrımlarını eteklerimin. Buklelerim çözülüyor. Şalımın rengi siyahtan yeşile dönüyor yağmurlar altında. İnatçıyım ben de bir o kadar. Dönecek,
dönecek…
Bilindiği gibi nevrotik belirtiler gösteren herkese "deli" yaftası giydirmek gerekmez...
Birşey olacaksa olacaktır, olmayacaksa olmayacaktır. Olayın arkasındaki nedenlerin karmaşıklığı, olayın ardında bir "bilinç" olduğu anlamına gelmez.
Etraf ana baba günüydü, herkes bir yana kaçıyor, kimse kimseyi görmüyordu.
Bu öykü benim yazdığım ilk öyküdür. Plansız yazmıştım ve sonlanacağını dahi bilmeden bölüm bölüm frpnet.net adlı siteye göndermiştim. Bu da, öyküyü sonlandırmam için üzerimde büyük bir baskı yaratmıştı.