Kibir: Ateş ve Ölüm - 2 -
Babil Kulesi İşçisi adlı hikayemin devamıdır. Daha devam edecektir. Sizlerden alacağım yorumlar bu konuda bana oldukça yol gösterecektir....
"Gelecek, her zaman bugünmüş gibi davranır, ta ki biz onu bozup düne çevirene kadar." - Terry Pratchett (Kurgusal)"
"Gelecek, her zaman bugünmüş gibi davranır, ta ki biz onu bozup düne çevirene kadar." - Terry Pratchett (Kurgusal)"
Babil Kulesi İşçisi adlı hikayemin devamıdır. Daha devam edecektir. Sizlerden alacağım yorumlar bu konuda bana oldukça yol gösterecektir....
İnsanın tüm unuttukları bir defter vasıtasıyla önüne konulsaydı, ne olurdu dersiniz?
İnci gibi parlıyordu dalında iken, sanki değerli bir taşmış gibi yaprakların arasında.. koparmaya kıyamazsın aslında ama biraz açlıktan, biraz meyvenin şehvetinden olsa gerek dayanamayıp atıyorsun elini dalların arasındaki o cezp edici meyveye.. o kadar arzulu bir uzanış ki bu, oklasalar şimdi kolumu vazgeçirtemezler bu maceradan.. evet dokunabildim nihayet,
“Efendim, Sayın Başkan Yardımcısı şu anda Air Force 1 ile havada. First Lady ve Kızlarınız da gizli servis ve ordu eskortunda süratle buraya getiriliyor. Onlar ulaşınca sizi DEFCON 1 Başkanlık Sığınağına nakledeceğiz.”
“DEFCON 1 sığınağı mı?! Çıldırdınız mı siz!?” Başkan şimdi asansördeydi ve Beyaz Saray'ın çok
Hiç bu hayatta boğulduğunuzu hissettiniz mi? Çevrenizden, insanlardan hatta bu dünyadan tamamen kurtulmak? Belki de sadece özgür olmak? Hikayemizde bütün bu hisler arasında kurtulmak için çırpınan Bayan Hiç kimse bir gün gizemli bir tabloya giriyor ve hayatını değiştiriyor.
Algılarımız otoriteye tehlikeli gelipte bir algı dairesi kurup algı mükellefi olacağımız fantastik öykümün 2. bölümü...
Filozof koyunlar aralarında çelişkiye düşmüşler. Bunlar meranın istiklal diye bir semtinde dolaşır, biralarını içer, entelektüel konuşmalar yaparmış. Ama son zamanlarda gerçeklerden o kadar kopmuşlar ki. Meraya yabancılaşmışlar.
Yalnızlık maceramı dile getirirken fantastik olmasını istedim. Bu koca şehirde hâlâ yalnızlıktan bahsediyorsa insan herşey bütünüyle Fantastik olmuş çıkmıştır, efendim !
İnsanın tüm unuttukları bir defter vasıtasıyla önüne konulsaydı, ne olurdu dersiniz?
Bir arkadaşım anlatmıştı efsaneyi, inanmıyordum ama sırf eğlence olsun diye internette araştırmıştım bu konuyu ve şimdi Anadolu yakası surlarındaydım. Nasıl gelmiştim buraya kadar bende hatırlamıyorum.Bir heyecan furyası sürüklemişti beni. Son dualarımı ediyordum.
"şaşırmayın yanılgıma.yanılmak benim yükleme haddimi belirler her zaman"
Çok bencildi, bu dünyada sadece o vardı, bir de diğerleri, herkes ve herşey onun gözünde aynıydı; ihtiyacı olduğunda kullanabileceği ve işi bitince de fırlatıp atabileceği birer araç, her istediği şey onun olmalıydı, o ise sadece kendisinindi, bir başkasının olamazdı.
Kabuklarından çıkarıp düş tarlasına ektiği hayalleri gerçeğin fidesi olmadığından bu yana hayal kurmaktan vaz geçen Bedevi Çoban, düş tarlasını bir kereliğine olsun faal hale getirdiğinde ne ile karşılacağını bilmiyordu..
Avucuna döktüğü tozlara doğru fısıldayarak konuştu ve sarı bir ışık elini sardı. Işığın içinden bir hava kabarcığına benzer, yuvarlak ama kıvranıp duran sarı bir küre çıktı. Küre rüzgâra kapılmadan, temkinle iki avucu arasına aldı ve üzerine mesajı fısıld
Kurt bir Merotel’in Recep/siyon/ unda görev almaya kadar yükselmiş. Siyon kardeşleri bunu bağırlarına basmışlar ya gerisi kolay. Basamakları çifter çifter atlayarak yükselmiş. Burada gelen evrak giden evrak, gelir gider, geçer gider işin raconunu öğrenmiş.