Anlamak mı , Ne Kadar Komik!
ben havadan bir kuşum bokumla telleri boyayan, sudan balığım hafızamla cinsimi şaşırtan, bilememekten varlık, körelmekten göz ...
"“Büyük servetlerin ardında her zaman bir suç vardır; bu suç yalnızca unutulmuştur.” — Honoré de Balzac"
"“Büyük servetlerin ardında her zaman bir suç vardır; bu suç yalnızca unutulmuştur.” — Honoré de Balzac"
ben havadan bir kuşum bokumla telleri boyayan, sudan balığım hafızamla cinsimi şaşırtan, bilememekten varlık, körelmekten göz ...
'Hayatımda öyle birşey olsun ki herşeye bakışımı değiştirsin ve beni birden olgunlaştırsın' dediğiniz oldu mu hiç...
Evrenin ve Dünyanın yaradılışına şahit olan biri, belki de bir ruh, ya da bir bilinç, kendini birden bir bedenin içinde buluyor ve onun gözüyle, çok tanıdık olaylara gözlemci oluyor.
Ejderha içini çekti, kendini zor durumlarda bulmaya ve komik duruma düşmeye alışkındı. Onu gören olursa en fazla bir tane daha eklenmiş olacaktı.
“Her gün bana mutlu şeyler yazmayı unutma, tamam mı?” dedi, dostça gülümseyip göz kırptı ve kayboldu. Belli ki öyküye yetişmesine az bir zaman kalmıştı. Pelin ise ağzı açık, hala boşluğa bakıyordu ama bir yandan da düşünmeye çalışıyordu…
Hşşşt… Sessiz olun… Duyuyor musunuz?
Zamanın ve mekanın ötesinde, zamansızlığın ve mekansızlığın hüküm sürdüğü bir yerde kelimelere ihtiyaç olmaksızın bir sohbet sürmekte… Kulak verin.
Herkes gibi, kendi meleğinizi kendiniz yaratırsınız. Ve o, hiç de beklemediğiniz bir anda, sizi ziyaret ediverir. Sizi büyülü örtüsüyle kaplar ve öyle bir etkiler ki, gittikten sonra da ondan birşeyler mutlaka kalır. Onu özler, beklersiniz; çünkü o sizden bir parçadır aslında.
.....Ergun ailesinin salonlarındaki çerçevenin içinde geçirdiği tüm süre boyunca, el ayak çekildikten sonra, bunun neden başına geldiğini düşündü durdu.....
Mucizeler ülkesi de denilebilir... Ülkemizden bahsediyorum. Bana herhangi bir ülke gösterin ki, bizim sabredebildiklerimize katlanabilsin. Hiç sanmıyorum.
Juneau , şehrin en çok bu yönünü seviyordu . Koca şehrin her bir santiminde bir tarih yatıyordu . Bu sokaklardan ,caddelerden her geçişinde kendini o zamanlarda yaşıyormuş gibi hissediyor ve efil efil tarih kokan bu yerlerde bir süreliğine kendini kaybediyordu...
"Eskiden her şey ateşmiş. Tanrılar her şeyi bir kıvılcımdan yaratmış. Her şey öyle ateşmiş ki, bir zamanlar dünyanın tam göbeğiymiş adına “cehennem” dedikleri. Şimdi ise sönmekte dünyanın bütün ateşgedeleri..."
Buzul çağdayken Tabiat Ana'nın işi bayağa bi zordu... Yazın bile her taraf buzlara kaplı olunca tabii ki de zor olacaktı... Hem karayı, hem havayı kontrol etmek... Zaten Buzul Çağı da Tabiat Ana gece uyurken başlamıştı...
Aslında... 21. yüzyılda Mısırlılarla ilgili bir kitabı okurken bir mısırlının size karşı çıkması ne kadar normalse bu da o kadar normaldi...
Yalnızlığında kaybolmuş,tesadüflere inanan ruhlara...