Babama Mektuplar 1
Mektuplar…Asla vazgeçemediğim bir anlatım biçimi. Zarfa koyup gönderilecek bir adres olmadan, babama yazıyorum , size belki de, ama herkesden önce kendime sanırım..
"Yazmak, varoluşsal bir bunalımın, kağıda dökülmüş şarap lekesidir." - Charles Bukowski (Kurgusal Alıntı)"
"Yazmak, varoluşsal bir bunalımın, kağıda dökülmüş şarap lekesidir." - Charles Bukowski (Kurgusal Alıntı)"
Mektuplar…Asla vazgeçemediğim bir anlatım biçimi. Zarfa koyup gönderilecek bir adres olmadan, babama yazıyorum , size belki de, ama herkesden önce kendime sanırım..
O kadar yalanmış ki masallarımız, geri dönmeye karar verdiğimizde, arkamızda bıraktığımız ayak izlerini bile bulamadık. Ne yürümeyi becerebildik geleceğe doğru, ne de geri dönmeyi adamakıllı. Meğer masalmış tüm yaşadıklarımız ve yalanmış tüm masallarımız.
Zaman her saniye ile birlikte ölür, sonra tekrar dirilir. Her ölüm yeni bir diriliştir.Ya hüzünlü yahut da tebessüm örülü.
Sonunu düşünmeden kendimizi kıyasıya eleştirmeye başladığımız zaman, en güçlü ve en zayıf anlarımızı bir arada yaşadığız anlardır. Ya kendimizi yok edeceğiz, yada varlığımızın anlamını.
yittiğinde tekrar bulunamayacak hiç bir ilke ithafen, tüm delilere ve delillere inat .
Arzuhalim sanadır! Zemzemlerin anası gözlerini çevir. Islak bir nazarın düşsün denizleri çalınmış ülkemin topraklarına. Uzat bereketin fışkırdığı ellerini ; her yüreğinde çöl yarası taşıyan emsin parmaklarını...Zira sensizlikten kesildi bu yağmur. Göky
Hüznün boyası olur muydu?ama odanın duvarlarından hüzün akıyordu.Hüzünlü gözler boyamıştı,vefasız sineleri anarak.Duvarın her hücresine saplanmış gözler gördüm,bazılarıysa öyle tanıdık ki.
Neden aşklar hep sonbahar tadında yaşanır bilinmez. İlk yağmurun sevinciyle sokağa çıkılıp doyasıya ıslanmaktır ya işte öyle başlar aşklar…
Şuh bir kahkaha duydu..ona baktı..sigara içiyordu..kendine güvenen bir ifade vardı yüzünde..alaycı bir şekilde kıvrılmıştı dudakları..küçümseyen bir bakış vardı gözlerinde sanki..güçlüydü bu kadın..öfke dolu bakışlar yüzüne gözlerine kitlenmişti..bakışlar
Hatırlıyorsun değil mi ? Benimle üç defa oyun oynamıştın . Birincide; Beni birazcık denedin? rakibin değildim. Olmakta zaten niyetim değildi.. Fakat bende denedim ilk defa ve seninle. Sen ilk oyununu oynarken benle. Ben daha saf ve daha temiz duygularla d
Geldim işte. Kapına son kez merhaba demek için geldim. Yüzüme örtülecek bir kapıyı, nefretle bakacak iki gözbebeğini göze alarak, cesaretimi yüreğime katarak geldim....
Yalnızlığı herkes kendi dünyasında, kendi dünyasınca yaşar.Ya bunu ifade etmeye gelince...İşte o zaman işler zorlaşır.Özeli ve yoğunu anlatamaz herkes...Herkes yaşar fakat yaşatamaz...İşte buyrun yaşayın.Duygularınızın sesini bir de başkasının sesinden di
Cümlelerin üzerinde geziniyorum çizgilerine basmadan, silinir korkum tebeşirle çizilmiş olmasından...
Biz bilebildiğimiz, asırlarca izlediğimiz boş hayallerin kahramanlarını inceleyelim; gerisi yorum, insaf, izan! Dünya sanal bir alem; ama çok gerçek...
Ruhu kire bulanmışlar arasında
Yüzü trakya çiçeği
Güneşe dönen hep…
Nilüferler\*
Küpün içinde ne varsa, dibinden sızdırdığı da odur. Küpün dibindeki çatlaktan sızan sirke ise, içindekini merak etmeye gerek kalmaz, sirkediri.İçindeki bal olaydı, sızanda bal olurdu.