En Büyük Keşkem
Nurullah Genç'in Yağmur isimli güzel şiirinin büyük etkisiyle kaleme alınmış mektup tadında bir deneyiş...
"Romanın tek kuralı, ilginç olmasıdır. — Henry James"
"Romanın tek kuralı, ilginç olmasıdır. — Henry James"
Nurullah Genç'in Yağmur isimli güzel şiirinin büyük etkisiyle kaleme alınmış mektup tadında bir deneyiş...
“Mînâ gibi AŞK’a ser-fürûda
Bu şişede sanki ol sebûda”
içimizde boğulan çocuk kimligimizi, daha kabuklaşmamış yaralarımızı, sığdıramadığımız gözyaşlarımızı, cümleleşmemiş çığlıklarımızı, beni işte... en çok da seni "protesto ediyorum" .
Kimbilir hangi rengindesin hayatın?
Aşk değdimi bir kez insanın yüreğine, büyüdükçe büyüyor.Yıldızlı gecelerin seyrine dalmış, seni var etmeye çalışıyorum, olmadığını, olmayacağını, olamayacağını bile bile...!
Bazen babasını özler erkek çocukları . Bıyığını özler. Kuvvetlice olan kollarını , tatlı sert gülümsemesini ...
İkimizde görmezlikten gelmeye çalışsak da sevgili farklı yolun yolcularıydık ve biletlerimiz çoktan kesilmişti...
Elimde değildi büyüdüm. Zengin olamadım, büyük adam olamadım. Bütün düşlerimi attım. Yerine seni koydum. Soma Treni yolcularını döküyordu istasyona. Makasçı Niyazi Son düdüğünü çaldı. Sen gittin. Çocukluğum bakakaldı ardından ağlayarak...
Pencerem ve ben.Saat sabahın ikinci ve üçüncü saatleri arasında.Sıcak ile aramdaki sıradan bir 6-7 dakikanın yazıya aktarışmış hali.
Çok güçlü bir cin zamanın birinde bir şişeye kapatılmış ve okyanusun dibine atılmış. Yıllarca vazgeçmeden yalvarmış cin, tam beş yüz yıl boyunca "beni buradan kurtaranın sonsuz dileğini yerine getireceğim" diye; ama ne gelen olmuş ne giden.