İnsanlığı Korkularınıza Mahkum Etmeyin
neden kendimizi korkularımızın etkisi altında bir karara varmaya zorluyoruz?
"Dünya vardı ki kitaplarda yaşadım. — Orhan Pamuk"
"Dünya vardı ki kitaplarda yaşadım. — Orhan Pamuk"
neden kendimizi korkularımızın etkisi altında bir karara varmaya zorluyoruz?
Boş lafları satın alan ve ne konuştuğu hakkında en küçük bir fikri olmayan geveze insanları oldu bitti sevmem. Yani bana yapılacak en büyük işkence, herhalde çenesinin şirazesi kaçmış birini uzun süre dinletmek olurdu. Böyle birine katlanmaya mecbur kaldığımda ruhum daralır ve üstüme garip bir fenalık çöker. Daha da

Renkleriniz çok olsun.
Çok uzun süreli kar yağışları aynı zamanda okullar bir iki günlüğüne tatil olduğu için çocuklara da bayram yaptırır, ha unuttum bir de servis araçlarının şoförlerine tabi ki, onlarda dinlenme fırsatı bulurlar. O beyaz örtü insanın ruhunu dinlendirir, belki yüreğini dillendirir, şairlere yazarlara belki ilham verir. Kışın insan çok
üç fıkra var...
Politika kökenli yeni bir müdüre görevi tevdi edilir.
Görev değişimi yaşanmadan önce halka şeffaf olacağını söyleyen yeni müdür kameraların karşısında Mal Beyanında bulunmak ister.
Yeni müdür ile mal beyanını yazan memur arasında geçen bir diyalog
Ve perde açılır
insanlar saygısızlıklara yol açmakta olan duyarsızlığı neden elden bırakmıyorlar?
Geldiler
Sözü şerh edip renk katmaya geldiler. Daha iyi anlaşılsın diye sözler sayfa sayfa nakışladılar kitapları. Aşk hikâyelerinin duygusallığını, fabllerin öğreticiliğini, efsanelerin hayalperestliklerini ve siyerlerin kutsallıklarını kendi anladıkları şekilde resmettiler, daha iyi anlayalım diye okuduklarımızı.
"Türk toplumundaki gösteriş merakını ve tüketim çılgınlığını eleştiren bu metin, pahalı arabalara sahip olmak için kredi çekenleri sorguluyor. Yazar, lüks araçların aslında değersiz 'tenekeler' olduğunu savunurken, prestij uğruna yapılan bu harcamaları 'Ayranı yok içmeye, atla gider çeşmeye' atasözüyle özetliyor. Metinde, gerçek ihtiyaçlar yerine gösterişe yönelen toplum eleştiriliyor."
Yokluk, fakirlik gölge gibi ensemizdeydi Bırakmazdı bizi Ona inat derslerimize hırsla çalışır, anlamadığımız konularda birbirimize yardım eder, konu anlatırdık. Mahmut, dil derslerinde çok iyiydi. Bir okumak veya öğretmeni dinlemek yeterdi ona Öyle uzun uzadıya ders çalışmazdı Benim boş kafa, sizin dolu kafaya eşittir derdi Ben de kızardım ona
Aşk, karanlık bir dehlizde kendine koşmaktır; hem birliktesin, hem yetişemediğin birisin.