Ciddiyetiniz İzlenimlerinizle Bütünleşsin
insanlar neden ciddiyetsizliği elden bırakmamak için birbiri ile yarışıyorlar?
"Yazmak, aslında sadece okumayı geciktirmenin bir yoludur." - Umberto Eco (kurgusal)"
"Yazmak, aslında sadece okumayı geciktirmenin bir yoludur." - Umberto Eco (kurgusal)"
insanlar neden ciddiyetsizliği elden bırakmamak için birbiri ile yarışıyorlar?
Sonsuz bir şimdiki zaman evreninde dolaştığımız şu zamanlarda gençler, hayalleri ile yaşarken bugünü düşünmez çünkü gelecektedir.
Yaşlılar ise hep keşkeleri ile kavga ederler.
Onun kuralları henüz oturmamıştır. Yeni araba öğrenmesini bilen biri gibi direksiyon kayar yeter ki trafiğe açık alanda sürmesin, ona rehberlik et.
YZ
Bir kere bizim erkeklerimiz, başta karılarından hiç korkmazlar. Karayolunda 180 Kilometre süratle gitmekten ve o kadar sürat sonunda kaza yapıp sakat kalmaktan ya da ölmekten hiç korkmazlar...
Falih Rıfkı Atay
Yüreğin üşüyorsa, dünyanın çeşitli yerlerinde olan katliamlara bunu solcular yaptı, onu sağcılar yaptı, şunu köktendinciler yaptı, onlar faşist, bunlar kominist diye bakarsın. Ama temelde ölen insandır eti ile kemiği ile, duyguları ve düşünceleri olan bir canlıdır...
En Büyük Sorun: Baski!
Kendi yolunu çizmeye cesaretin yoksa da sessizce izle Acaba kime? Ne fark eder?
Hadi diyelim dolar düştü düştü de geldi eski seviyesine, üç lira ya da üç buçuk lira oldu. O zaman ne olacak? Başlayacak millette alış veriş çılgınlığı, nasılsa hayat ucuzladı diye millet çarşı pazar dolaşmaya başlayacak. Benzin düşecek belki üç liraya, millette harala gürele araba kullanmaya kalkacak. Bizde de
Biz bülbülü hep gül dalına yakıştırır, ötüşünü de göksel sözlere benzetiriz. Ruhumuzu okşar bu birliktelik. Bülbülün ötüşü ile gülün kokusundaki o mistik ahenk, sanki sevgililerin sarılmasından duyulan haz olur doldurur içimizi.
Bir rüya görüyorsunuz; televizyonda gördüğünüz her şeyi satın alıp kullanma, asla gidemeyeceğiniz konserlere gidip dans edebilme hakkı ve asla ölmeyeceğiniz bir nüfus cüzdanı veren bir dünyadasınız desem. Daha da ötesi bunun gerçek bir rüya olduğunu söylesem.
Tvde sinema kanallarını gezerken tesadüfen rastladım Heidi filmine..
Bizim çocukluk-gençlik dönemimizin çizgi filmini sinemaya uyarlanmış olarak
İzledim..
İzledim çünkü o filmlerde kalan ve artık ulaşılması hayal olan duyguları
ve mutlu sonları, o muazzam sevinçleri yeniden hatırlamak, onlara olan özlemlerimi
Unutmak istediklerim bir yana, hatırlayamadıklarım beynime saplanmış kocaman bir soru işareti. Sahi, yaşanmış olanlar neydi?
Mehmet Rauf