"Kelimelerin gücüyle dünyaları değiştirin."

Deneme

Tadı Damağımızda Kalan Tatlar

Her insanın yemek, kitap, renk zevki farklıdır. Hani bilmiyorum ama acaba ağız tadına benzer bir zihin tadı da var mıdır insanların? Mutlaka olmalı diye düşünüyorum Yoksa insan okuduklarını, gördüklerini; iyi, güzel, çirkin ve kötü diye nasıl ayırabilir ki?

KİTAP İZLERİ

Peri Gazozu

Ercan Kesal

Ercan Kesal’ın Hafıza Sandığından Sızanlar: "Peri Gazozu" Üzerine Bir Değerlendirme Ercan Kesal, Türkiye'nin sanat sahnesinde ender rastlanan, çok yönlü bir figür. Onu sinemadan bir oyuncu,
İncelemeyi Oku

Açıl Susam Be Açıl

Eğer ki yüzen birilerine açıl be dostum açıl derseniz tabi ki susamı aradan çıkartmanız gerekecektir. Adam iyi yüzme bilmiyorsa zaten açılmaz. İyi yüzme bilen dostlarımıza da ben yine fazla açılmayın derim, derin sulara. Allah muhafaza kramp mıramp girer, köpek balığı tehlikesi de var bir de. Kurtarayım derken de

İncir Çekirdeğini Doldurmak Ya da Doldurmamak

Acaba yazdıklarım bir incir çekirdeğinin içini dolduruyor mu diye kendi kendime soruyorum sonra yazıp çizdiklerime bakınca doldurmayacak şeyler olduğunu düşünüyorum. Küçük, basit ve önemsiz konulardan söz açıyormuşum, onlar üzerinde zaman kaybediyormuşum gibi geliyor bana

Ne Kadar Çok Öldük Yaşamak İçin

"Ne Kadar Çok Öldük Yaşamak İçin", Onat Kutlar'ın derin sözünden hareketle, yaşam uğruna kaybettiklerimizi düşündüren bir metin. Hayatta kalmak adına vazgeçtiklerimiz, sustuklarımız ve eksildiklerimizi sorgularken, toplumsal unutkanlığımıza da ayna tutuyor. Umut, cesaret ve hayallerimizden vazgeçişimizi anlatan bu düşünce parçası, hatırlamanın bir direniş olduğunu hatırlatıyor.

Kasa Bira Almış Bilmem Ne

Aşk dediğin; öyle bir his ki Herkese göre değişir Herkes kendince hisseder ama toplumun gerektirdiği gibi davranmayı olağan sanır Bana göre ise Tek bir an. Tek bir an ama. Saniyelik Biliyorsun, bildiğini de biliyorum

KİTAP İZLERİ

Kapak Kızı

Ayfer Tunç

Ayfer Tunç’un "Kapak Kızı" Romanı: Çıplaklığın Katmanları ve Toplumsal Yüzleşme Ayfer Tunç’un ilk olarak 1992’de yayımlanan ve daha sonra "zemin aynı zemin, inşa aynı inşa"
İncelemeyi Oku
Başa Dön