Çocuk Yanım...
Kaynardı kara kazanlarda kirlilerimiz; sonra yüreğimiz gibi tertemiz olurdu. Sabun kokardı...
Sabun kokuluydu çocukluğumuz...
"“Dünyadaki en merhametli şey, insan zihninin içindekileri birbiriyle ilişkilendirememesidir.” — H. P. Lovecraft"
"“Dünyadaki en merhametli şey, insan zihninin içindekileri birbiriyle ilişkilendirememesidir.” — H. P. Lovecraft"
Kaynardı kara kazanlarda kirlilerimiz; sonra yüreğimiz gibi tertemiz olurdu. Sabun kokardı...
Sabun kokuluydu çocukluğumuz...
Futbola dair hatırladığım ilk şey Trabzonspor taraftarı olduğumdur. Sanırım beş ya da altı yaş civarındaydım. Tabiidir ki, bu yaşlarda takım tutmanın bilinçli bir seçim olmadığı açıktı. Çevremdeki ağabeylerimden etkileniyordum. Bir de Trabzon ve İskender(o dönemin en ünlü futbolcularından birisi) isimlerinin baskın ve farklı bir söyleniş şekli olması kulağa
Şimdi hem güney hem de kuzeyi bir arada Kıbrıs’ı yaşayıp, çocukluğumun anılarında saklanmış, arada yüzlerini çıkarıp beni selamlayan İstanbullu Adalıları anımsamak ve yüzünü hiç görmediğim Giritli büyük annemi anmak hoşuma gidiyor. Kıbrıs bana hayatta en çok yapmak istediğim şeyi, yazma motivasyonunu sağlamış yer olarak, kişisel tarihimde en az
"Satırlar arasında anlamlar aramaktansa, kitabın tamamını okuyup bitirmek "
İçimi acıtan bir şey var içinde. Mutluluk çok uzak sanki bu mevsimde. Biraz umut vardı sanki saklı bir yerlerde. Şimdi oda kayıp, oda gizlenmiş, oda yok sakladığım yerde...
Doğup büyüdüğüm, Kars,Arpaçay,Akyaka (Ağbaba -Şöregel) Çıldır yöresinde konuşulan ve Azeri Türkçesinin o yörelere mahsus şivesiyle; depreşen çocukluk günleri hatıralarımdan, dilimin döndüğünce bir demet gül sunmaya çalıştım...
Bir zamanlar tam beş yıl her gün beş saat beraber olduğumuz İlk okul arkadaşlarımdan bahislerim...
Babasıyla anıları 9 yaşında kalmış bir kız çocuğunun babalar günü hediyesi olacak bu yazı. Unutmamaya çalıştığı birkaç çok özel anıyla, ruhuyla babasıyla konuşup gökyüzüne, oralarda olduğunu bildiği bir yere, dilekler gönderecek. Babam olduğun için teşekkür ederim diyecek.
Affan dedeye para saydım, Sattı bana çocukluğumu.
Artık ne yaşım var ne de adım, Bilmiyorum kim olduğumu...
/ C.Sıtkı
Bir ders teneffüsüydü. Mikail, eli yüzü kıp kırmızı kanlar içinde okul duvarı dibinde ağlayıp duruyordu. Hemen onu lavaboya götürüp kanlarını ve tozlarını yıka-dım. Fena yaralanmıştı, saatlerce sızlanıp ağladı
1.5 metrekarede yaratılabilecek en büyük Ortadoğu gerginliği benimkiydi sanırım.
Bir şeyler öğretiyor ki evdeki hesap çarşıya uymuyor. Senin yaptığın planlar yarın sana gülüp neyine güvendin de plan yaptın diyor. Acı acı gülerek kabul ediyorsun. Doğru.
Tecrübeyle o eski garaja sabitlediğimden ötürü biliyorum ki; bu her zaman böyledir
Bu gün 14 Şubat, Kurban amca ve üzüm gözlüsü ile o güzel, insanlık kokan sokağımızın anısına....
Mutluktan sarhoş bi çocukluktu benimki. Ayılmam yıllar içinde oldu. Bedenim büyüdü.Kollarım bacaklarım uzadı. Saç rengim koyulaştı. Pek sivilcem olmadı. İşte böyle yavaş yavaş ayıldım.Rüyadan ter içinde uyanır gibi değil