Bir Motto Gibiydi Bakışın, Bir Arka Kapağı Kapatmak Gibi Gittin Sen Oysa
Seni vurmalıyım, töremizdir sevgilim; Biliyorsun, bizde yarım kalan aşkları, hep öldürürler.
"“Dünyadaki en merhametli şey, insan zihninin içindekileri birbiriyle ilişkilendirememesidir.” — H. P. Lovecraft"
"“Dünyadaki en merhametli şey, insan zihninin içindekileri birbiriyle ilişkilendirememesidir.” — H. P. Lovecraft"
Seni vurmalıyım, töremizdir sevgilim; Biliyorsun, bizde yarım kalan aşkları, hep öldürürler.
Merhaba;mutluluk var mıydı acaba?Ohh! çok güzel,bu dolaştığım kaçıncı dükkan hatırlamıyorum ayaklarıma karasular indi adeta, o kadar yoruldum ki anlatamam.Yok hayır kiloyla alacak kadar param yok sadece bir-iki tane verirseniz kafi.
Hafif hafif yağmur çiseliyor. Ohh tam yürümelik bi an. Kendimi dışarı atıyorum bahçe kapısından ve anında müdahale geliyor annem ve anneannemden “kızım ıslanırsın, nereye.” Şşştttt. Beni bana bırakın bakalım, gezintiye çıkıyorum. Ziyarete gidiyorum. Çocukluğumu ziyaret edeceğim az sonra.
Burası Ankara Mamak. Duvarlar sağır, duvarlar dilsiz. Vicdanlar hakeza. Ne pencereden ışık vurur, ne saçaları rüzgâr savurur." Bahar inmiş diyorlar Ankara'nın sisli yamaçlarına." peh! Burada hep zemheri, geldiğimiz günden beri. Birinin, sıcak sudan soğuk suya değmezken elleri. Bize çok görürler yağız yeri. Her taraf duvar ne yâr ne
"Ve siz hiç cennette kadeh kaldırdınız mı? "
Ölmeyi beklemeyin dostlar ;
buyurun Avşaya.
O gün işimiz yoğundu. Okullarda karne verme telaşı tüm yöneticileri ve öğretmenleri olduğu kadar bizi de sarmıştı. İşimiz gereği okulları dolaşıyor, işlerin nasıl gittiğini yerinde görüyorduk.
Emanet bir yürekle sokağın kaldırımlarını adımlarken, içimde bir hüsnükuruntuyla düşlere dalınca hep bu şiir aklıma gelir.
Hem gerçek anlamda hem düşsel anlamda evden uzaklaşırken başıma ne geleceğini bilemem. Yürürüm öyle..
Kimseyi sevmemeli diyor acı
Kimseye kendinden fazla kendini arkadan bıçaklatacak kadar güvenmemeli diyor
çünkü en iyi sen hissedersin içinin yandığını
Güneş batarken, sen karşılaştığınız sabahı anlatıyorsun, zamana aldanıyorsun aslında bilmeden, istemeden aldatılıyorsun…
Şimdilerde loş ışıklar altında ilerleyen bir ayyaş oldu yüreğim. Ya ışıklar güçlenecek ya da yolum karanlığa bürünecek. Ya umutlarım büyüyecek ya da yeni bir yola dönülecek.
Mamo Can öldü…
Aslında bu cümle böyle değildi, cümlenin aslı; “Şişko Memo Öldü” şeklinde idi ama ben ölüye saygımdan dolayı “Mamo Can öldü” diyorum.
Hey koca Mamo Can!
Ne acelen vardı da hemen çıktın.
Biraz daha kalıverseydin…