Hayatın Tadı
Belki de bu yüzden, belli bir yaşa kadar hayatımızda hiçbir şeyin tam olmadığını düşünüyoruz; belli bir yaştan sonra da hayatımızda hep bir şeylerin eksik olduğunu fark ediyoruz.
"“Dünya gerçekten de komiktir; ama şaka insanlığın üzerine oynanır.” — H. P. Lovecraft"
"“Dünya gerçekten de komiktir; ama şaka insanlığın üzerine oynanır.” — H. P. Lovecraft"
Belki de bu yüzden, belli bir yaşa kadar hayatımızda hiçbir şeyin tam olmadığını düşünüyoruz; belli bir yaştan sonra da hayatımızda hep bir şeylerin eksik olduğunu fark ediyoruz.
„ İnsan, nereye giderse gitsin, yaşadıklarını hep beraberinde götürüyor.“ Demişti,
haksız değil ama bazı şeyler de sürekli gözönünde olmayınca, devredışı bırakmak
kolay oluyor. Bu taşınma bir gereklilikti. Yeni evimi şimdiden çok seviyorum, kimbilir
burada neler neler yaşayacağım ve yaşayıp yazacağım.
Türkî Cumhuriyetlere öğretmen alımı imtihanı neticesi elime geçtiğinde çok heyecanlanmıştım.
Kazanmıştım imtihanı!...Hem de Türkmenistan’ın başkenti Aşkabat’a tayin edilmiştim.
Akçaabat’tan Aşkabat’a gidecek
Adana ve Gaziantep'in kavurucu sıcaklarında geçen bir çocukluğun samimi anıları... Yazar, özellikle Adana'nın insanı adeta ütüleyen sıcağını ve bu sıcaklarda bir gölgenin, bir rüzgarın nasıl nimete dönüştüğünü anlatıyor. Bu yakıcı atmosferde karcıların sokakta yankılanan sesi, çocuk için bayram sevinci gibi; buzlu pekmez ve şuruplu kar, sıcakta en sade
Amy Winehouse’u hemen hepimiz fazla tanımıyoruz. Ne yazık ki o da; ‘27 yaşında ölen ölümsüzler’ kervanına katıldı. Eğer onun beyaz cama yansıyan ve medya devlerinin spekülatif bir ivme kazandırıp Dünya’ya yeniden pazarladığı son görüntüleriyle değerlendirirseniz, inanın hata yapmış oluruz.
Rüyadayım yine yeşil çimle ve aralara serpiştirilmiş papatyalar... Getirmişsin beni yine temiz, mis kokulu yere.
Su yüzlü bir çocukluk benimkisi../Henüz tamamlanmamış../Yağmur bulutları geçiyor üzerimden../Islanıyorum gözlerinden.. /Yüzümün her köşesi aşk../..daha mevsimsiz..
kimileri sessizliğin sesini dinlermiş kısmi delilik bir anlamda... sesin de sessizliği olmalı bu durumda ? bu da körlük , işitme körlüğü ... ya da kelimelerle oynamak azmışlığı ?
Peki nerede aranmalı? Belgeler nereye aitler? Burası neresi? Kıbrıs değil mi? Kıbrıs’la ilgili belgeleri neden başka bir yer de aramalı insan? Yoksa; arşiv belgeleri, tarihi eser ve kültürel mirasata mı göç eder? Sadece insanlar değil midir göç eden? Ettiklerin ne olur? Ne yaparlar gittikleri topraklarda? Ne zor sorular
Temiz kalbiyle, saf yüreğiyle kalbimizde yaşayacak olan Sevgili Nebiye Teyze'den bir anı
Bir gün beni bırakıp gitme ihtimalini bile düşünmedim hiç. Sensiz geçmem sandım o boş sokaklardan , buralar sensiz değişmez sandım yanılmışım. Her elimi uzattığımda tutar çekersin sandım, yanılmışım…
Urfa’ya bu benim üçüncü gidişim…
Her gidişte bir başka duygu yaşadım ve bir başka haz aldım. Sıcağı olmasaydı, ‘orada, Makam-ı İbrahim’e yakın bir yerde yaşasaydım’ diyecektim ama kasıp kavuran o sıcağı görünce gayri ihtiyari Urfa’da/El- Ruha’da yaşamaktan vazgeçiyorum.
Şanlı Urfa’da gezip gördüklerimi bir tarihçi
Erol Mütercimler’in bir kitabının adı “Fikrimizin Rehberi Gazi Mustafa Kemal”di. Türkiye Cumhuriyetinin kurucusu Atatürk, bir rehberdir, bir önderdir Türkiye Cumhuriyetinde yaşayan tüm yurttaşlar için. Benim özel hayatımda fikirleriyle bana rehberlik eden kişi ise (fikrimin rehberi) sevgili öğretmenim Fikri Gürler’dir.