"Yarına kadar ertelenebilecek hiçbir şey, bugünün kahvesini bekleyebilir." - Franz Kafka"

Deneme > Anılar

olumlu

Seyir Defterinin Altın Sayfası

son doğum günümde bana gelen bir hediye için yazdığım minik, minicik bir yazı. az önce yazı arşivimi karıştırırken gördüm, ve öylesine açıp baktığımda gerçekten paylaşmaya değer olduğunu analdım. ve buraya kopyalıyorum.

üzgün

Babam Yaşasa Çok Kızardı

Yıllarca bir fabrikada işçi olarak çalıştı benim babam
Hayır, yakınmak için söylemiyorum. Aksine, biz Başbakanı kırmak, devleti karşımıza almak bahasına bırakın üç çocuğu, ikinciyi bile göze alamazken; tam dört tane çocuk yetiştirmişti babam.

nostaljik

Şeker Bazen Acıdır

Tatlı yiyelim, tatlı konuşalım çocukluğuma ait hafızama yer etmiş en güzel sözlerden biridir.
Annem ve babamın bayram alışverişinden dönmelerini sabırsızlıkla beklerdim. Acaba hangi poşetten bayram şekerleri ve çikolata çıkacak diye küçük kalbim heyecan içinde çarpardı.

üzgün

Çay ve Biz Orantısı

Mutfağa doğru yavaş adımlarla ilerliyorsun. Çay demlemek için koyduğun su kaynamış. Ona bakıp altını kapatıyorsun. Tek başınayken demleyemiyorsun çayı. Sadece, olmuyor işte. Yalnızlığın hep bu anlarda aklına geliyor.

olumsuz

Günlüğümden

Kim bilir o yüzden “büyük”leri tanıdıkça hep çocuk kalmak istiyorum…
Ben hep çocuk kalmak istiyorum da…
Lakin memleketimin/Anadolu insanının hep saf kalmasını, saflığından dolayı istismar edilmesini istemiyorum. (İstemediğim için bazı gerçekleri günlüğüme yansıtıyorum)
Ve diyorum ki; ey “Anadolu saf insanı!”

karışık

"Ay Mehemmed"

Yıl 1976. Temmuz ayının ilk günleri. Bedenimin adını anmanın abes olan bir bölgesinde bir çıban peyda oldu. Hayatımın her evresinde olduğu gibi, nasıl olsa geçer diye o günde önemsemedim...

üzgün

Siz Hala Sigara mı İçiyorsunuz?

Ahmet Kanmazdan bahsediyorum. Benim eniştemden. Dünyanın en vefalı, en iyi insanlarından biriydi belki. Hiç kimseyi üzmez, hiç kimseyi kırmazdı. Hele çocukları çok severdi. Belki de en iyi müşterileri onlar idi. En sağlam müşterilerim diyordu onlar için.
Üniversiteyi son sınıftan terk etmişti. Tek bir dersi vardı. Hocayla

nostaljik

Hayat ve Mazi

Yetmişli yılları anımsatan hayat filmimin gerilere ta o yıllara sarılmasına vesile olan güzel bir hatıram...

üzgün

Kumpas

İstanbul bir alem şehir, güne başladığın andan itibaren, her gün yazacak ya da anlatacak bir olay mutlaka yaşanır.

üzgün

Sensizliğin Ardı

Çoktandır yoksun, artık var olduğun günlerde silindi, belki çok karanlık köşelerde, cam kenarı terk edilmiş alışkanlıklardan ibaret anılar

olumsuz

Akabe

“Akabe” nedir bilir misiniz?
Ben de bilmiyordum ama öğrettiler…
“Arapça kökenli bir erkek ismidir” demeyeceğim, açacağım bu kavramın bende çağrıştırdıklarını ve “Akabe” ye bir de bu pencereden bakacağım.
Şimdi ben, Akabe’nin bize yaptıklarının hangisine yanayım?
Manevi bir atmosfer teneffüs etsinler

üzgün

Ölüm Nedir?

Küçük bir kalpteki acının sessiz ferydıdır BU...

üzgün

Akşama Yakın Bir Vakitti.

Kuşlar o kadar güzel uçuyorlardı ki hürriyetin yekparesinde bir nefes sıhhat gibi.
Oldukça canlı ve diri bir keyfiyette, hilkatleri mucibince, rızklarının taksimince!
Semanın haşmeti, maviliğin enginliği, bulutların serpilişi bir nizamın ölçüsüydü.

olumsuz

Gözlem Yansımalarım2

Oyun odası öğretmeni olarak çalıştığım kısa sürede 2.5 yaşında iki tane dünya şekeri oğlum vardı. Biri çevresine gülücükler saçarken, diğeri annesinin eteğine yapışır, oyuncakların yüzüne bile bakmazdı.3 yaşından küçük olan öğrencilerim sadece istedikleri zaman oyun odasında oynar ve ne zaman annelerini isteseler, diğerlerinin aksine onu yanında bulurlardı. Gülücükler

Başa Dön