..E-posta: Şifre:
İzEdebiyat'a Üye Ol
Sıkça Sorulanlar
Şifrenizi mi unuttunuz?..
İnsan özgür doğar, ama her yanı zincire vurulmuştur. -Rouesseau
şiir
öykü
roman
deneme
eleştiri
inceleme
bilimsel
yazarlar
İzEdebiyat - Yazar Portresi - Yûşa Irmak
Yûşa Irmak - yusairmak
Site İçi Arama:


Ana Sayfa
  Sevgi Nesin Sen? (Yûşa Irmak) 16 Kasım 2019 Sevgi ve Aşk 

Sevgi… Son günlerde su yüzüne çıktı, artık aksi gözlerimde; yıllarca kendimden bile sakladığım bu aziz sevgilinin. Aynada o, seherde o… Sevgi… İsmini anmak bile içimi yakıyor. Nedir bu? Nedendir? Hiçbir mana veremiyorum. Ona biçtiğim her kılıf kifayetsiz, her his, her atıf yarım.

  Aşık, Istırap Yumağıdır (Yûşa Irmak) 16 Kasım 2019 Sevgi ve Aşk 

Bazı aşklar vardır ki o hakiki bir ıstırap yumağıdır. Konu aşk ve yanan bir gönül ise ıstırap yoksa zaten bu duruma aşk demenin de bir kıymeti-harbiyesi yoktur. Aşkı göğsünde taşıyan da yumağın sarıldığı kirman (yünün sarıldığı tahtadan araç)dır. Aşık, aşk karşısında kıla bağlı değirmen taşını taşıyan derviş teslimiyeti ve tevekkülü içinde olandır. Her gün, her an, her dem acı ve ıstırap duymaktan kendini alamaz, kanayan yarasına, yârin muhabbetinden başka bir derman da şifa olamaz. Bu yüzden aşk dediğimiz şey bir: “netice”dir. Çaresizlik ise bu aşkın zirveleşmesine, korlaşmasına, tefanileşmesine sebep olan bir argümandır.

  Gökyüzü Gözlüm (Yûşa Irmak) 16 Kasım 2019 Sevgi ve Aşk 

Biliyor musun ne zaman içli bir türkü dinlesem direk sen geliyorsun aklıma. Yani o kocaman gözlerin, ceylan bakışın… Bir muhabbet çağlayanısın bunda hiç şüphe yok… Bana “Seni çok seviyorum” diye söylediğin her kelam, naylon asrın, naylon insanlarına vedâhi suni âşıklarına meydan okur…

  Hayat Hikayesi (Yûşa Irmak) 16 Kasım 2019 Sevgi ve Aşk 

Dünyanın hangi coğrafyasına giderseniz gidin göreceksiniz ki hep hüzünlerden hikayeler çıkartırlar.. Üstelik uzun uzun, en ince ayrıntısına kadar… Bazen başkalarının hayatındaki bu acıklı hadiselerde, dramlarda kendimizi bulur, iyi hisseder, bazen de kor gibi yakıcılığı yüzünden yüreği delen acıları sükûnetle sindirerek ruhumuzun alevini dindirmeye çalışırız… Halbuki baştan sona bir mutluluk hikâyesi ne güzel olurdu değil mi? O zaman da bu bir hikâye değil olsa olsa masal olabilirdi. Belki masal dahi olamazdı. Küçücük yürekler için yazılan masallarda bile acı, keder, hüzün, sıla, gurbet ve ayrılık illa ki var… İşte insanoğlunun hiçbir zaman kaçamadığı, yalnızca gaflet örtülerine bürünerek telafi etme­ye çalıştığı büyük bir imtihan gerçeği: AYRILIK…

  Tahayyül Mülküm (Yûşa Irmak) 16 Kasım 2019 Sevgi ve Aşk 

Kara vurup akseden güneş ışıkları ruhumda ıstırap hâline geldiği anda aklıma bir düşüş düşersin ki Leyla… An olur hayalimde o kadar yakın hisseder yasemen kokunu alırım ciğerlerimin keseciklerine… An olur uzakla olmanın hicranıyla iki büklüm göklere yağarım fütursuzca…

  Yarınlar İçin (Yûşa Irmak) 16 Kasım 2019 Sevgi ve Aşk 

Ahh bu gecenin parmaklarıdır, sokak lâmbasının sisli ve puslu ışığından süzülüp yüzümü yalayarak gezinen o esinti… Ruhum böylesine sıkılmışken “neden?” diye isyan edemem ki gecelerin karalığına ve böylesine yudumlamışken ıstırabı çay, cigarayı şifa niyetine; saatler hasreti gösteriyormuş kimin umurunda? Veya gece yarılanmış çoktan. Kimi de hayatının gecesini yaşıyormuş şu sıralar. Mevsimler baharı gösterirken benim umut ağacım hazan yaşarmış dört mevsim, ne fark eder?

  Değişen Dünya ve Teoriler Üzerine (Yûşa Irmak) 16 Kasım 2019 Dönemler 

Statikleşen bir hayat, buz kaplı bir alanı andırır. İnsan karakterinin gereği dinamiktir, ufkunu geniş tuttuğu nispette hayatına netlik kazandırır ve bu noktada toplum yapısını meydana getiren kültürle beraber, insan ruhu ve düşünceleri de ne kadar dinamikse, o kadar güçlü, sağlam, kararlarında sağlıklı ve büyük basiret örneğinin sahibi olmakla baş başadır.

  Güzeller Şahı, Pervanene Selam Ver (!) Sen… (Yûşa Irmak) 16 Kasım 2019 Sevgi ve Arkadaşlık 

Neler işittim.. Ahh neler gördüm… Ah neler yaşadım ey B’can… Hiç yalnız bırakmıyorlar beni… Binlerce km yol da gitsem ne duyduklarımdan, ne sezdiklerimden, ne yaşadıklarımdan bir parçayı senin kapına bırakıp cigercânın ağıtlarına bestekârlık yapmanı istemedim…

  Şehir Ağlıyordu, Sen Ağlıyordun, Ben Ağlıyordum (Yûşa Irmak) 16 Kasım 2019 Sevgi ve Aşk 

Söz vermiştim artık yazsam da yaşamadan yazmayacağımı. Çünkü o öğretmişti yaşamadan yazılanların bir tesiri olmayacağını. Yasemin kokulu odaların gecesinde onun iri gözlerine bakmaktan alamıyordum kendimi. Gah, gözlerimizin ıslak ışıklarını buğusuna kaptırdığımız sıcak çayı ben, bir avuç kuru üzümü o yerken düşünüyorduk.

  Bir Canım Benim (Yûşa Irmak) 16 Kasım 2019 Sevgi ve Arkadaşlık 

İster Kimya-yı Saadet’e, ister Fusûsul-hikeme, istersen Futuhât-i Fethiyeye, istersen Kitâbü’l-Menâmât’da ki padişah şiirine bak! Kenz-i mahfî! Levhi aslında mahfuz eden yerde: Kalem Ustası ne yazdıysa onu kıraat edip yaşayacağız.

  Dilencinin Dilenciye Dilendiği Şehirden Selam Ola… (Yûşa Irmak) 16 Kasım 2019 Unutulamayan Dönemler 

Ateşin denizden çekildiği akşam kadar selametli bir gecenin otağındayım şimdi. Kıyamet geçirmiş halimi nasıl anlatabilirim ki bilmiyorum! Aracın camından baktığım her şeyde Leylim var, özüm var, sözüm var… Gözlerim gönlümden akan kana doymadı bu gece! O mu benden zalim, ben mi ondan zalim bilemedim, bilemeyeceğim…

  Noktaların Adresi (Yûşa Irmak) 6 Temmuz 2018 Umut 


  El Bab'daki Şehitlerimize İthafen... (Yûşa Irmak) 22 Aralık 2016 Öyküsel 


  Seni Aramak (Yûşa Irmak) 18 Aralık 2016 Yaşam 


  Kafayı Bulduk! Sıra Cesarette! (Yûşa Irmak) 18 Aralık 2016 Yaşam 

“Dürüst eleştirinin hazmı zordur, hele de bir akraba, bir dost, bir iş arkadaşı ya da bir yabancıdan geliyorsa..” Franklin P. Jones. Bir önceki yazımda kreatif insanların iki temel özelliğinden bahsetmiş “Merak” duygusunun önemli bir nimet olduğunu, meraklı insanların işlerini nasıl yürüttüğünü anlatmıştım. Tahin ve pekmez nasıl ayrılmaz bir ikiliyse, “merak ve cesaret”de bir insanda olmazsa olmaz iki önemli haslettir diyebilirim. Cesaret nedir? Ya da nasıl cesur olabiliriz?

  Kafayı Gerçekten Bulmak (Yûşa Irmak) 18 Aralık 2016 Yaşam 

“Bizler buradayız ve an bu an. Bunun ötesindeki bilgi, boş lakırdıdır.” H.L Menchken “Gereksiz bilgi de olsa kafasını doldurmalı insan ki kafasını gerçekten bulabilsin.” Böyle bir tezim vardır yıllardan beri söyler dururum fakat önemli bir konu olduğunu maalesef içinde yaşadığım toplumun yadırgayacağını düşünerek tartışmak istemedim. Çünkü kalıp halindeki meşhur sözleri duymanın benim gibi düşünceden midesi ülser olmuş insanlara haksızlık olarak gördüğüm için konuyu kendime yazarak anlatmanın daha sağlıklı olacağına karar verdim.

  Huzuru Batıda Aramayın! (Yûşa Irmak) 18 Aralık 2016 Politik Olaylar ve Görüşler 

Rönesans'la başlayan, antik Yunan ve Roma esintileriyle dolu lâik, dinsiz bir süreçten sonra doyumsuz Batı, tekrar Ortaçağ'a, kiliseye ve ket vurulmuş özgürlüklere dönme eğiliminde. Hangi Avrupa ülkesine giderseniz gidin, kaldığınız otellerin odalarında bir İncil'i pekala bulabiliyorsanz, kiliselereskisinden daha fazla insanı çekiyorsa , İsa daha fazla sevilip, Meryem'e daha çok güveniliyorsa, Batı'nın her sokağında, her köşesinde, her yapıda, her ürününde, insanları inanmaya, yeniden inanmaya çağıran bir figür, bir sembol, bir renk bulabiliyorsanız; Batı Ortaçağ'ın kapılarını yüzyıllar sonra yeniden zorluyor demektir dostlar... Sömürgelerle zenginleşen, zulümle kibirlenen Batı artık bir bedel ödemenin eşiğine gelmiş demek ki şimdi de büyük bir telaşla bu beldeden kaçış yolunu arıyor kendine...

  Cüz'i ve Kapsamlı Laiklik (Yûşa Irmak) 18 Aralık 2016 Toplum 

"Laiklik" kelimesi, İngilizce "secularism" kelimesinin tercümesidir. Kelime aslen alem ya da dünya anlamına gelen ve kilesinin karşılığı olarak kullanılan Latince "saeculum" kelimesinden türemiştir. "secular" kavramının kullanımı, ilkin 1648'de imzalanan Vestfalya anlaşması -Avrupa'da ki en uzun din savaşını bitiren anlaşma- ve çağdaş laik devlet ortaya ilk çıkışıyla birlikte gündeme gelmiştir. Kilise mallarının, dini olmayan yöneticilere yani sivil medeni devletin yöneticilerine devri anlamında "laikleştirilmesi"ne işaret etmek üzere kullanılmıştır. Kelimenin anlamını, laikliği "insanın durumunun düzeltilmesinin, ret ya da kabul anlamında inanç meselesine dokunulmaksızın maddi yollarla çözülebileceğinin mümkün olduğuna inanmak" olarak tanımlayan Jhon Holioc'un (1817-1906) elinde genişlemiştir.

  Doğu’dan Göçen Dünyalar… (Yûşa Irmak) 18 Aralık 2016 Türkiye 

Bir infial koptu Doğu’dan. Büyük bir isyan gibi, Bir kutlu sefer gibi, Daha yağmurlar yağmadan, Sular yükselmeden, sel olup aktı Doğu..

  Duyarak Yaşamak (Yûşa Irmak) 18 Aralık 2016 Günlük Olaylar 

Nefes alıp vermek, hava ile dolan ciğerler, kalbin ritmi, kanın küçük ve büyük damarlarda dolaşımı, hücreler, vitaminler, enzimler, sinir uçları ve daha ötesi… Sempatik sistem, duygular, duygulanmalar, beyin fonksiyonları, gelecekte bir nokta, umut, umuda doğru koşmak, başarılar, gurur ve hüzün veya heyezan… Sayılamayacak kadar kelime ve kavram. Peki, yaşamak kavramlar mı yani sadece? Veya hepsini yaşayabiliyor muyuz gerçekten? Yaşarken anlayabiliyor muyuz biz bunları? Ya ölüm? Kalbin durması, kanın damarlar içinde donması, sönen gözler, havasız bir ciğer, ölüm katılığı ve sarılığı, kokuşma veya daha ötesi… Yeni hayatlara yaşama hakkı tanıma, toprağı doyurma, yeryüzü mutluluklarının bitimi, belki bir acının başlangıcı, matem, ölmeyenler için? Ölüm, hayatın bittiği nokta ve aynı zamanda hayatın bir parçası. Kimileri için hayatın anlamı. Ölüm bir ders, zorlu bir hayat bilgisi değil mi?

 

 





 




| Şiir | Öykü | Roman | Deneme | Eleştiri | İnceleme | Bilimsel | Yazarlar | Babıali Kütüphanesi | Yazar Kütüphaneleri | Yaratıcı Yazarlık

| Katılım | İletişim | Yasallık | Saklılık & Gizlilik | Yayın İlkeleri | İzEdebiyat? | SSS | Künye | Üye Girişi |

Custom & Premade Book Covers
Book Cover Zone
Premade Book Covers

İzEdebiyat bir İzlenim Yapım sitesidir. © İzlenim Yapım, 2019 | © Yûşa Irmak, 2019
İzEdebiyat'da yayınlanan bütün yazılar, telif hakları yasalarınca korunmaktadır. Tümü yazarlarının ya da telif hakkı sahiplerinin izniyle sitemizde yer almaktadır. Yazarların ya da telif hakkı sahiplerinin izni olmaksızın sitede yer alan metinlerin -kısa alıntı ve tanıtımlar dışında- herhangi bir biçimde basılması/yayınlanması kesinlikle yasaktır.
Ayrıntılı bilgi icin Yasallık bölümüne bkz.

 

Bu dosyanın son güncelleme tarihi: 18.11.2019 07:53:32