"Yazmak, bir hayaletle satranç oynamak gibidir. Bazen kazanırsın, ama asla gerçekten yenemezsin." - Stephen King"

Öykü > Soyut

olumsuz

Olmalı

Ve ben durmaksızın kosuyorum hareket olanagımı sıfırın altına indirerek ve biraz da titreyerek. Yanımdan siluetler akıyor, zaman da onlarla birlikte terk ediyor beni.. daha yeni tanısmıstık halbuki.

olumsuz

Dehliz

Yürüyor... Siyah saçlı, beyaz yüzlü, gözleri koyu, sesi tok genç kız... Ben hiç geçmişe takılmadım diyor, içinden geçirdiği seslerle... Kendimi kapatmadım, sadece birşeyleri hatırlamak istedim... Bir çelişki yaşadım böylece, kalbimin gölgesinde barındım...
Ağladığımda gizlendim, güldüğümde neşelendim... Sakin rüzgarlarda ruhumu oradan oraya gönderdim... Beyaz kağıtlar elimde hiç

üzgün

Bir Cesedin Elini Tutuyorsun

Şimdi gözlerime bakıyor ve bir kelime düşmesini bekliyorsun dilimden.Eskisi gibi elini tutarken parmaklarımı parmaklarına karıştırmamı,nefesimle saçlarını okşamamı bekliyorsun ama dedim ya gözlerime boşuna bakma sevgili;sen artık bir cesedin elini tutuyorsun ve gözlerimden artık sana da kurak mevsimler...

karışık

ve Bir

" umut çoktan sarhoş ve bir umut bitmez."

karışık

Portakal Kabuğu

...sigarasını tam içmedi ve o kızgın alevi söndürdü.iste o anda içindeki tüm huzur gitmisti birden.güzel baslayan bir sabahın bukadar kısa sürecegini düsünmemisti.hemen yatagından kalktı ve ahsap pencerenin önünde durup bordo perdesini sonuna kadar açtı.günesin ısıgı odayı artık tamamen aydınlatmıstı.içinde hissetti parlaklıgı ve penceresini açıp dısardaki bisikletli çocugu seyretti

olumlu

Yeni Bir Dille Merhaba

Beton duvarların çevrelediği bahçenin önüne gelmiştim bir sabah,içeri girmemle susmuştu yanyana sokulup dedikodu yapan ağaçlar.Aslında fark etmiştim;boyu uzun olan ağaç bir yandan sohbete katılıyor bir yandan beton duvarların üstünden gelip giden olup olmadığını takip ediyordu.O beton duvarların çevrelediği binanın önüne gelmiştim.Beni hemen fark etmişti duvarın üstünden dışarıyı izleyen

nötr

Ece ve Törüngey

Dünyanın bu ilk insanı, nereden ve nasıl dünyaya geldiğini bilmeden Cennet Bahçesinde geziniyor. Pınarların billur gibi sularından içiyor. İstediği meyve ve sebzeyi yiyor. En çok da, olgunlaşmış ve dalında kurumuş incirleri yiyor. İncir ağacının altında oturuyor ve uyuyor.

olumlu

Tac Mahal'de Med Cezir Manzaraları

Bahçesindeki çiçek tarhları, çakıl taşlarıyla bezenen yol boyunca ortadan ikiye ayrılmış sonbaharın artık kışa yaklaşan bu son günlerinde kendini iyiden iyiye hissettirmeye başlayan sabah soğuklarına inat, kırmızıdan yeşile bin bir güzellikteki renk tonlarıyla mevsimlik çiçekler geçip giden yaz günlerinin habercisiydi sanki.

karamsar

Manifesto

Ben hiç uyumam.
Beni siz yaptınız, böyle tasarladınız, kardeşlerinizi yoketmek için varettiniz beni.

üzgün

Adını Firar Koydum,istanbul İse Senin Yanında...

Gelmedi İstanbul,bir güvercin göndermedi engin gökyüzünden,sakladı yıldızlarını bulutların ardına ve milyonlarca çiğtanesi düştü gözlerimden ama gelmedi İstanbul sen ellerinden sıkıca tutmuşken.Ve senin adını firar koydum,dudağımda bir kan lekesi ve milyonlarca kırık yıldız düştü gökyüzünden.İstanbul kayıp sen firarlarda...İstanbul hala aranıyor ama adını yalnızlığımı saklayan gölgem koydum ve her gece

karamsar

Belleğin Kara Kutusu

Zaman, yitirdiğimizi sandığımız anda karşımıza çıkan bir orospudur, o herkese bir tarih yazar.
O herkesle aynı şekilde yatar, önce belleğini karartır ve sonra üzerinden yaşamın esansını çalar.
Bir rengin yoktur artık tekbaşına ve katılırsın bu karanlık

nostaljik

Çımacı 2

Kimisi gemiden inerken çımacının karadan ona doğru bir ikram gibi sürdüğü köprünün anlamlarında kalakalır, kimisi gemi halatlarının, yüreğin bam telini titreten seslerinde yavaş yavaş çımacılaşır.

üzgün

Denizin Üzerine Kar Yağıyor

“İnsan sayfiye yerine gidince, sıcaktan bunalıp ayaklarını sokabileceği, suya atlayıp serinleyebileceği, mis gibi kokusunu içine çekebileceği bir deniz arıyor” diye düşündü Nermin, kıyıda karla kaplanmış taşların üzerinden yılların eskittiği, rüzgarın tahtalarını uçurduğu iskeleye bakarken . Bir de çocuk sesleri.. Çocuk seslerini arıyor insan: Kız, erkek, mutlu, huzursuz, bağıran,

üzgün

Beyaz Kuş

beyazsız bir kuştu o her gün yice sararan ruhuma siyahı döken.içimde hiç bitmeyen matemi göstermişti bana

karamsar

Boşluk

Çok büyük ve çok yoğun tutkular veya fazla şiddetli saplantılar, insanın hayatını bir düş haline getirir. Ya da düşü gerçek hayata aktarır..

üzgün

Hazan Bakışlı Melek

İçini ısıtan sıcacık gülüşlerinin ardında, güzel gözlerinden taşan anlamlarında hazan saklıydı hep. Çocukça sırnaşmalarında, masum cilvelerinde içten içten bir sırrı saklar gibiydi. Bir gizem, bir tutku vardı yaratılışında.

karışık

Bir Soluk Nefes

Fedakâr, özverili bir anne olmuştum. Onlar için bütün hayallerimden vazgeçmiştim. Şimdi ise onları ardımda bırakıp hayallerimin yolculuğuna çıkıyordum. Hatta kaçıyordum çok uzaklara… Belki bu kaçış, kendime yolculuk olacaktı. Bir köy öğretmeni olup minicik yürekleri sevgimle doldurabilmek, çocukların çoraklaşmış, üşümüş kalplerini ısıtabilmek istiyordum.

Başa Dön