Fi̇n Eri̇c, "eri̇k Dali" Di̇nli̇yor!
Finlandiya'da yaşayan lise öğrencisi Eric ve kız kardeşi Jesse'nin günlük yaşamını anlatan bu kısa öykü iki ülkede olup bitenleri karşılaştırarak ortaya sermektedir.
"Gelecek, her zaman bugünmüş gibi davranır, ta ki biz onu bozup düne çevirene kadar." - Terry Pratchett (Kurgusal)"
"Gelecek, her zaman bugünmüş gibi davranır, ta ki biz onu bozup düne çevirene kadar." - Terry Pratchett (Kurgusal)"
Finlandiya'da yaşayan lise öğrencisi Eric ve kız kardeşi Jesse'nin günlük yaşamını anlatan bu kısa öykü iki ülkede olup bitenleri karşılaştırarak ortaya sermektedir.
Yine plansız yazdığım bir öykü. Hep böyle bir öykü yazmak istemişimdir...
Parti liderlerimizin hünerlerini en iyi bir biçimde ortaya koydukları belirli alanlar var bana göre... Öncelikle, kendilerini seçecek olan delegeleri belirlemede oldukça başarılı buluyorum kendilerini! Polemik yaratmada ve geliştirmede sınır tanımıyorlar maşallah! Kendisine soru soracak gazetecileri seçmede Recep Tayyp Erdoğan' ın hayli başarılı olduğunu düşünüyorum...Deniz baykal' ın da, CHP
Biricik Ablamın maalesef aramızda olmadığı ruhsuz, anlamsız, tadsız tuzsuz buruk bir bayram...
Umarım sizde bu yazıyı okumaya başlarken benden gerçekten size yeni bir dünya düzenini anlatacağımı beklemiyordunuz. Benim amaçladığım da biraz başka ve alçakgönüllü bir girişim.
İletişim kurmak.
bugünlerde dar geliyor her şey bana. Ne giysem, ne geçirsem üzerime dar geliyor..ya ben çok büyüdüm ya da..
Aniden elindeki bardağın ne kadar kirli olduğunu farketti adam, üzeride dudaklarından bulaşmış az önce yalanmış bir kaç organın doku kalıntıları , kedi kılları, üçüncü sınıf fındığın, dördüncü sınıf kırmızı şarapla karışarak oluşturduğu tatak büyüklüğünde sarılıklar ve kadehin içinde dışından daha çok bulunan parmak izleri ... hepsini bir araya
Bir kulun olarak sana şükranlarımı sunarım ey yüce tanrım. Beni bu pislik dünyaya getirdiğin için önceleri çok sitem etmiştim. Doğduğuma bile pişman olmuştum ama bilmiyordum ki beni bir amaç için bir misyonla bu dünyaya gönderdiğini. Elbette bunları yaşarken öğrenecektim. Bu dünyanın içinde bir dünya olduğunu ve benim bir
Denizden çıkarken ADAMI, APRODİTE’yi kaybediyordum ama kelimelerin dili ile ‘ADAMIN ADASI’ olan öyküyü rüyalarımla birleştirerek yazıyordum.
Yaşlı dilenci inatla, ısrarla iddia ediyordu. Güya zamanında bu yerde tek bir dilenci bile yoktu. Öyle ise eğer eski dönemde küçücük bir köy olan bu koca şehrin bu ilçesinde tüm ahali nasıl dilenci olmuştu?.. İddiasına göre eski dönemin insanları yokluğa, sefalete rağmen onurlu insanlardı. Üstelik o onurlu insanlar
İneklerin dünyayı ele geçireceğini söyleyen bu adamla tanışmanızı isterdim. Benim için gerçekten çok ilginç bir deneyim olmuştu.
Aynasını arıyordu sokakta Cabbar. Sigarasını çıkarttı. Bir kibritle çekti içine. Bir teneke gıcırtısı köşedeki boyası sökük duvarın önünden geldi. Hayır. Burada bütün evlerin rengi fluydu. Bir kedi göz ucuyla önünden geçti.
Peygamberler başarısız olunca Tanrı şaşırdı... En yakın dostunu çağırdı. Sordu: "Ey Şeytan neler oluyor . Bu insanları nasıl kurtaracağız. Musa, İsa, Muhammed nerede yanlış yaptı? Bana onu söyle" derken Şeytan ağlıyordu: " İnsandan peygamber yaparsan, olacağı budur. Sana o kadar yalvardım. Beni onların arasına gönderme diye..."
Şah damarındaki kanım, azar azar boşalıyor. İncecik bir boruyla… Birkaç metre ötemde duran kovaya akıyor. Yavaş yavaş ölüyorum. Beni bağlamış bu sandalyeye. Boynuma bir boru geçirmiş. Son satırlarımı yazabilmem için de, bilgisayarı kucağıma sabitlemiş. Bedenimi hareketsiz, bir tek ellerimi aktif kılmış. Yaza yaza öleyim... Yavaşça öleyim istemiş. Yazdıklarımı
‘ Yahya amca, bu bahçe de senin mi , diye sordum.. Sormasam iyiymiş:
“ Mülk Allahın’ dır, ben emanetçiyim ” dedi… Nasıl oldu bilmiyorum, sormadan edemedim sanki: “ Ne kadar zamandır bakmaktasın emanete, yaşın neyin epey ilerlemiş, yorulmuşsundur; madem ki emanetçisin devret başkalarına, biraz da onlar
Onun; Kaybolmayan Şimdiki Zaman Albümindeki yüzlerce yüzünden bir kaçı ile konuşmaya başladım
Sensiz gecelerde eserdi acı rüzgar
Arsız sancıların kol gezdiği duvarlarda saklıydı resmin
İki dudak arsında lal dilimden düşmezdi ismin
Siğneme saplı iki yaylı ok gibi apansız
Kükreyerek kinayelerin sitemlerin inerdi
Arabasıyla geldi, üzerinde: meme uçlarını belirgin olarak gösteren, lacivert, dar badisi, altında kısa kot pantolonu vardı. Belli belirsiz makyaj yapmıştı.