Vakavirüs Yazılar 05
Sosyalistlerin Kürt Milletine Reva Gördükleri İndimde Malum Muamelat Hakkındadur.
"Kelimelerin gücüyle dünyaları değiştirin."
"Kelimelerin gücüyle dünyaları değiştirin."
Sosyalistlerin Kürt Milletine Reva Gördükleri İndimde Malum Muamelat Hakkındadur.
Ne Avrupa Birliğinden söz ediyorlar, ne Dış Ticaret açığından. Millî Gelir ne durumda, ne oldu acaba ? Eskisi kadar zengin miyiz yoksa Başkanın adamları mı gidiyor düzden, asfalttan (!)
Analar ağlamasın diye çıkılan yolda bugün geldiğimiz noktada analar ağlamıyor-çok doğru. Anaların ağlamaktan gözlerinde yaş kalmadı Recep, sayende kan gövdeyi götürüyor. Sadece dağlar değil şehirler de karıştı.. Sen hala bir ton laf salatası ile günü kurtarma çabasındasın. Bütün bu Açılım kepazeliği ile ortalığı karıştıran ve teröristleri şımartan Recep
Merhaba. Demokratik Cumhuriyet Hareketi başlıklı yazımı görüşlerinize sunuyorum, yorumlarınızı beklerim.
AKP’li Belediye Başkan Adayı Mahmut Badem’in, “AK Karnem” adını verdiği ve Mehmet Eriş dönemini itham eden bir broşürü seçmenlere dağıttırması Ödemiş’te çok büyük bir tepkiye neden oldu.
Lütfen, sakın kimse beni yanlış anlamasın; asla alay veya hakaret amaçlı da söylemiyorum. Benim, hiç kimsenin, hiçbir yapının, şu veya bu şekildeki (bir derneğin bile olsa) düşüncesine karşı olmak gibi bir lüksüm yoktur, olamaz. Herkesin her söylemine (bize ne kadar ters gelse bile)saygımız olmalıdır; en azından bir amaç
Karşı devrimciler, gericiler, şeriatçılar, dinciler kendiliğinden yok olmaz. Ne ülkemizdeki gericiler, ne küresel egemenler, ne de ABD'nin Irak ve Afganistan'daki işgal güçleri tarih sahnesinden, demokratik yollardan, ya da seçimle, veya BM kararlarıyla, veya kendi istekleriyle çekilmeyecekler, yenilgiyi kabul etmeyecekler, son mevziye kadar direnecekler, savaşacaklardır. Seçim olsa bile hile
Bu haliyle KÜRESELLEŞMEYE tamamen karşıyım. Bu haliyle küreselleşme insanların kendileri olmalarını, özgür olmalarını, farklı olmalarını, çeşitli kültürler yaratmalarını engelleyen bir hapishane mekanizması. Herkesten beklenen şey düşünmeyi, tartışmayı, okumayı, konuşmayı bırakıp EĞLENMELERİ!! Sadece eğlenin.. Kendinizi hoş tutun.. Biz eğlenirken biz eğlenelim diye dünyanın dümenini çevirenlerin ne yaptığını hiç düşündük
Ya millet olmaya devam edeceğiz ya da koyun sürüsü olacağız!
Merhaba. Her Şeyi Ben Bilirim Hastalığı üzerine bir yazı yazmaya çalıştım, yorumlarınıza sunarım .
Ya şimdi?
Eğitim ve Öğretim Kalelerimiz...
Adalet ve Emniyet Kalelerimiz...
Sağlık ve Sosyal Kalelerimiz kimlerin elinde?
Söyler misiniz, bu nasıl bir fetih?
Her savaşın sonunda bir barış mümkün olmasaydı; hiçbir savaş son bulamazdı. Ne yazık ki, dünyamızın birçok yerinde savaş vardır ve iyi ki barış diye bir çözüm yolu da hep bulunabiliyor. Savaş, insanlığa karşı bir yıkımın habercisi olurken; barış ise, huzurun, refahın ve umudun habercisi olmuştur her daim.
Ben sizin taptıklarınızdan uzağım" mealinde İbrahimi gelenekteki bir ilanı telaffuz ederek,
Bedelli askerlik, Dersim meselesi ve Suriye-Azerbaycan benzeşmesine değinme!
Amaç bir “belirsizlik ortamı yaratarak”, kendi sundukları alternatifi halka kabul ettirmek. Halkı askeri darbeyi “ister hale” getirmeye çalışıyor. Kaos yaratarak, ülkede güvenliği yok ederek, güvenlik açığını askerle kapamayı istiyorlar.
“Çünkü o düşündü, ölçtü, biçti. Kahrolası ne biçim ölçtü, biçti? Tekrar tekrar kahrolası ne biçim ölçtü, biçti?”
Bütün bunlar onun takındığı tutumun çok büyük hayret verici olduğu¬nu ve onun kat kat azabı hak ettiğini anlatmak içindir. Daha sonra Yüce Allah onu insanlarca görülen birtakım hallerle nitelendirerek
Liberal anamalcı ekonomilerde yöneticilerin başarılı olup olmamasından çok saksofonu kimin en iyi çaldığına bakılır. Çünkü böylece hem yeni umutlar ve beklentiler tazelenir, hem de esas patrona daha büyük bir iştiyakla sakso çekeceklerin önü açılır !
Elinden teraziyi alıp bir kenara fırlattılar. Üzerindeki beyaz entariyi hoyratça çıkarttılar. Yok, yok hayır, buna çıkartmak denmez; vahşice parçaladılar.
Kılık kıyafet inkılabında şapkayı dinsizlik olarak gören sözde din adamları, sizin atalarınız da II. Mahmut sarığı kaldırılıp, Fransız fesini getirdiğinde (sizin gibi) yaygara koparmış ve Sultan Mahmut'u gâvur olarak suçlamışlardı.