Git ve Tuzu Normal Fiyatından Al...
Kimliğimiz ve mesleğimiz ne olursa olsun, başkasının hakkına ve emeğine saygı duymak zorundayız. İnsan olmanın temel şartı bu, öyle değil mi?...
"“Yazarlık, yazmanın diğer insanlara göre daha zor olduğu kişi olmaktır.” — Thomas Mann"
"“Yazarlık, yazmanın diğer insanlara göre daha zor olduğu kişi olmaktır.” — Thomas Mann"
Kimliğimiz ve mesleğimiz ne olursa olsun, başkasının hakkına ve emeğine saygı duymak zorundayız. İnsan olmanın temel şartı bu, öyle değil mi?...
Martı rüzgarları yeterken iki tutam saçını uçurmaya…
Sen zamanından önce başardın bunu, öpmelisin aynadaki aksini sarı çocuk…
Öpmelisin ve öpüşürken kendinle,
Bir surete kaç sırtlan gizleyebildiğini incelemelisin, küstah bakışlarla, süzerek, süzülerek…
Mutsuzlukla sevişen kemik erimelerin, günün hangi halindeyken, seni ziyaret
Bir yerlerde okumuştum biriktirme alışkanlığının duygu ve düşüncelerle direk ilişkisi varmış…
Bir zencinin esaretinde yaşıyordum… kaçanları yakalamak için kollar çıkıyordu (göğüs)kafesimden. Kulağımda hep bir çığlık vardı, kimin olduğunu bilmediğim… Gözlerimin ucunda bir yazı, aklımda herşeyimde bir düş… Düş-mek’ten düşleme
Ne soyumuzu biz seçiyoruz, ne ırkımızı, ne dilimizi, ne bedenimizi, ne zekâ seviyemizi, ne yeteneklerimizi. Bir çadırda doğabilirdik ya da Afrika’daki bir yam yam kabilesinde. Allah, aklımızı, servetimizi, makamımızı, çocuğumuzu, güzelliğimizi, yeteneğimizi, sağlığımızı alıverse, onları tekrar bize kim verebilir?
Okuduğum romanlarda, hikayelerde en beğendiğim cümleleri, paragrafları çizgili bir deftere yazdım…
Ne çok “sonbahar” esiyor haziran güneşlerimde… Sokaklarımdan sonbahar kokuları, yüreğimden “eylül” geçiyor…”Poyraz” rüzgarı köpürtüyor anılarımı uykusuz gecelerimde...
Kaleme kağıda sormadan, bana sormadan, ben gibi siz gibi bir yüzleşme, bir başkaldırı... Belki edebi bir yapıt değil, belki bir günlük sayfası, ama hangimiz günlüğümüzde isyan etmedik ki...
Öz benliğimizi bulma yolundaki kısıtlamadan dolaya hiçbir zaman benliğimize ulaşamayız.
Yollar; en çok da yalnızlara yoldaşlık yaparlar. Bazen hem bir izdir, bazen de bir arkadaştır yollar. Kimine göre ‘ince, uzun ’, kimine göre ‘ömürden daha uzun’. Ama bana göre hem ince, hem uzun, hem de ömürden daha uzun. Bazen de göz kapayıp açmaktan daha kısa daha yakın. Görmek
Kayıp geceler kabusunda sürmeli bir ölü dirilir kendi cenazesine,ölmediğini bilmek ister tanıdık yüzlere merhaba der. Ama boş bir anlamsızlık yüklüdür hepsinde.Çünkü ölüsevicilik pek matahtır bu riya yüklü toprak kokan yerde. Suya çağrılır ölü bir müddet, sonra sonsuz susuzluğa gönderilir bir ölü, çağrısız alemlere.
gideniniz gittiğiyle kaldı, kalanınız gidenle..
Ahh bir kadından öbür kadına taşıdığım yalnızlığım..
bak bana döndün yine..
İçine işleyen ayaz şiddetini arttırırken ondaki eksik kalan içini ısıtan o cümleyi duymamasıydı.Neydi beklediği söz? Bunu o bile bilmiyordu…
Oysa küllük, içimi yakan kendimleliğimi paylaşım amaçlı yaktığım sigaraların zifiri küllerini dökmek için sunulmuş. Ve sigaramdan her nefes çekişimde, ciğerlerimi dolduran nikotiniyle birlikte, ateşin bir kadının gözleri gibi parlaması silikleşmesini umdu