Bir Sefer Vakti
sefer vakitleri, yaşanmamış olacaksa geldiğinde.. hâlâ bekliyorum seni, ne hâl ve şekilde olursan ol.. hiç durma gel..
"Okumak, zihnin kanatlarını açmaktır. — Helen Hayes"
"Okumak, zihnin kanatlarını açmaktır. — Helen Hayes"
sefer vakitleri, yaşanmamış olacaksa geldiğinde.. hâlâ bekliyorum seni, ne hâl ve şekilde olursan ol.. hiç durma gel..
Yirmi kiloyu bulan kozmetik ürünleriyle, "marka"lı kozmetik ürünleriyle doldurmak zorunda kaldığı çantası elinde, iş arıyor...
Takvimler ne kadar cömerttir. Her gün bir sahife bağışlarlar ömürlerinden. Onlar cömert davrandıkça hafiflerler hafiflerler ta ki tükeninceye kadar cömertlikleri devam eder. Her erdemli davranışlarında omuzlarındaki yük biraz daha hafifler takvimlerin.
Tutkuların eritildiği, ruhların köreltildiği bir toplumda kendiniz olarak yaşamak ya da kalmak...
Bütün yağmurlu havalar böyle değildir elbet. Öyle havalar vardır ki... Bir köşesinde güneş, bir köşesinde beyaz bulutlar. Şarkı söyleyerek bırakırlar yağmurlarını. Dans ederek yere konar yağmurlar. Kat kat daireler çizer etrafına, bir, bir, bir damla daha
Ne zamandır seninle şöyle karşılıklı oturup, iki kadehin birbirine değdikten sonra çıkardığı sesi duymamıştık. Hep başka şeylerle geçti namussuz akşamlar.
Biliyor musun en son kime aşık oldum? Bi anlatsam karşındakinin ben olduğuma inanamazsın. Gerçi o da geçti gitti ya…Vurgun vurgun üstüne…
Ailemden uzak ilk bayramım.
"...Mantıktan çok duygularınızla hareket etmeyi tercih eden bir yapınız varsa, bu; dünyadan daha fazla zevk aldığınız kadar, daha fazla acı da çekeceğiniz anlamına geliyor...."
kimlere dilek ağacı oluyoruz
Ayaklar iğrençtir aslında bazı zamanlarda. İnsanı hatalara götüren, akılsız başın derdini çeken et yığını ucu bir beşlik edilmiş ama değeri yerine göre bin beşlik eden ayaklar. Ayrılık zamanlarında insanları taşıyan, o anda bir kere olsun yolunu şaşırmayan, o anda dünyanın en gereksiz beden uzuvlarından biridir işte.
Olayların evveliyatı vardı elbet. Bir insan boş yere zıvanadan çıkıp hastaneye girmez değil mi ya!
Hayatta göz ardı edip, üzerine düşmediğimiz gerçeklerin bize üzgü olarak yansıması..