Artvin' de Yaşayan Artvinliler
Türkiye' nin en kuzeydoğusu... Orada insanlar kendileri gibi kalmışlar ve bunu çok az insan biliyor. Kendileri de dahil...
"Her okur, okuduğu kitabın ortak yazarıdır. — Virginia Woolf"
"Her okur, okuduğu kitabın ortak yazarıdır. — Virginia Woolf"
Türkiye' nin en kuzeydoğusu... Orada insanlar kendileri gibi kalmışlar ve bunu çok az insan biliyor. Kendileri de dahil...
ve sen hayattan ödünç aldığın tüm nefesleri geri vermişsin. borcunu ödemiş bir memur gibi huzurlu, boylu boyunca uzanırken.söyleyemediğin tüm sevgi sözcükleri. ya da açıklamasını yapmaya hiç cesaret edemediğin katı kararlarn öylece duruyordur yerlerinde.
Kaleme kağıda sormadan, bana sormadan, ben gibi siz gibi bir yüzleşme, bir başkaldırı... Belki edebi bir yapıt değil, belki bir günlük sayfası, ama hangimiz günlüğümüzde isyan etmedik ki...
Sana yazmak en güzeliydi. Sen güzelliştiriken içimdeki dünyayı, Bir yarım Elma düştü payıma..
Diğer yarısı sen olan...
Kendimizi yasak aşklara alıştırmaya başlamış. Daha da ötesi onları sahiplenip evlatlarımız gibi kalplere zincirlemeyi ve sımsıkı kelepçelemeyi de unutmamışız .
Hülya’nın başından kaynar sular akmaya da başlamıştı. Belli etmemeliydi. Bütün ağır yükler bu yaşta omzuna yükleniyordu, nasıl altından kalkacaktı ki?
Modern bir Romeo-Juliet öyküsü.
60lı yılların ortalarında ilkokulda okuyan bir çocuktum. ‘Batı Yakasının Hikayesi’ni (West Side Story) ilk kez o zaman izledim.
Hayır beni üzdüğün için değil. Hayır yalan söylediğin için değil. Hayır hemen yeni sevişmelere, sevişlere, öpüşmelere koştuğun için de değil. Hani birlikte çektirdiğimiz bir resim vardı ya, hani fotoğrafçının camekanında duran.
Artık kuşanacak silahınız, anlamsız sözcükleriniz kalmamış olmalı ki benim size sorduğum soruların cevapları yerine bana beni anlatmaya kalktınız! Bir şey söyleyeyim mi, beni en iyi sizin anlayacağınızı sanarak nasıl bir aptallığın içine sürüklendiğnizi görmüyordunuz! Bir insana ne olduğunu kim olduğunu söyleyemeye çalışmak kadar ucuz yollara başvuruyordunuz.. Çünkü kendinizi
Edirne' ye yaklaştıkça tarif edilmez bir heyecan sarıyor beni. Hele hele o, göğe uzanan minareleri uzaktanda olsa görür görmez içim içime sığmıyor. Edirne' de sanki bütün yollar Selimiye' ye çıkar misali, kendimizi Selimiye' nin önünde buluyoruz. Yabancısıyız Edirne' nin ama Selimiye ki; bir şaheser... Alıp götürüyor yabancılığımızı üzerimizden