Ben Kimim
gercekten ben kimim ya da neden kendimi sorguluyorum.Bir bakıyorum abla oluyorum bir bakıyarum fedakar bir anne bazen baba bazen iyi bir hemşire bazende aslında hiç kimse olmadığımı düşünüyorum.
"Hayat, bir kitabın en saçma bölümü gibidir; sonunu merak edersin ama bir türlü anlam veremezsin." - Franz Kafka"
"Hayat, bir kitabın en saçma bölümü gibidir; sonunu merak edersin ama bir türlü anlam veremezsin." - Franz Kafka"
o küçük kız çocuğunu gördünüzmü daha biraz önce buradaydı.annesinin dizleri dibinden ayrılmayan kendi başına bişey yapamayan annesine babasına hep ihtiyac duyan kız çocuğu.olamaz korktuğum başıma geliyor ben büyüyorum o kız çocuğu her gecen gün kayboluyor.aman tanrım ben büyümek istemiyordum ki.
Düşünüyorum.
Bir insan sevdiğini kaybedince sevdiğin kişinin boşluğu, hemen doldurulabiliyor mu?
Keşke olsa,,,,O zaman böyle özlem çekmezdim….
İyi ki de olmamış,belki bu kadar değerini bilemezdim,bir anlamı da kalmazdı belki.
Pedallara önce benim ayaklarım değdi. Ayaklarım dediysem, yani parmak uçlarım. Bisiklete binmek sadece benim hakkımmış gibi sahiplendim onu.
Araf dediğiniz nedir ki? İlla arafı yaşamak için ölmek mi gerek sizce,siz hiç yaşarken arafta kaldınız mı?
"Sevgilime Yeni İleti" başlıklı yazı gerçek hayattan alıntıdır.
Yaşanılmıştır, yaşanılasıdır...
Bilmiyorum siz istediklerinizi "sirasinda" yapabildiniz mi? Ben hiç yapamadim.
Gözümden uyku aksa da, o sofrada bulunmanın, ailemle birlikte o heyecanı, o coşkuyu yaşamış olmanın keyfini hiçbir şeye değişmezdim.
Ne zamanın farkındaydık ne de mevsimlerin dönüşünden, o zamanlar pembe dizilerimiz vardı birde Susam Sokağımız, elektrikler gittiğinde elektriği olan komşulara giderdik annelerimizle pembe dizinin o heyecanlı bölümünü kaçırmamak için.
Arada, kağıdı kimselere göstermeden açıp okudum. ‘’Seni seviyorum ve niyetim ciddi’’ diyordu. ‘’Sen de ciddiysen EVET de’’...
"Abi buyrunuz. Bugün Efendimiz'in doğum günü" deyiverdi. Doktor eline aldığı güle neden sonra teşekkür edebildi. Biraz şaşkın biraz utangaç sordu: "Pardon dostum, EFENDİNİZ KİM?"
Dün gece benimleydin...sen bilmezsin...ama belki yüreğin hissetmiştir...tenin ürpermiştir
pembe krep elbisesinin bol büzgülü eteklerini iki yanından tutup hafif açmış, yelpaze gibi... Bence,
o katıksız ve sonsuz çocuk neşesi, koşulsuz mutluluk yani, gözlerinden eteklerine dökülmüş, oradan da aman yerlere saçılmasın diye tutuyor etek uçları
Bütün bu sorular İslam inancı açısından sorulabilecek sorular ve cevapları da Kur'an-ı Kerim'de en net şekliyle yer almaktadır. Her ne kadar bazı uyarıcı ilahiyatçılarımız "Tevhid inancını zedelemiyorsa reenkarnasyon olabilir" gibi hem nalına hem mıhına bir ifade ile konuya yaklaşsa da, esasen ilahiyatçıların tamamında bu konuda görüş birliği vardır
Küçüğüm ;
Tükürükle hohlayıp parlattım sözlerimi .Nasıl da saydamlaşıyorum yazdıkça .Kaytan bıyıklarımdan vazgeçerim ama yazmayı bırakmam . Bir delik açmaya mı çalıştığımı ya da açılmış bir deliği büyütmeye çalışıp çalışmadığımı anlamayacaksın . Yazıyoru
17 yaşındaydım, lise sondaydım. Laf olsun diye girdiğim bir sınavı kazanmam, beni Amerika'ya götürdü; hem de hiç planlamadığım halde. Ailemden 1 yıl uzakta kalıp, kendimi tanıma sürecime inanılmaz katkıları olan, dünyanın neresinden gelirse gelsin her tür
Tesadüflere inanmadığımı söylerim hep. Tesadüfen tanıştığım her insanın, rastgele yaşadığım her olayın bana farklı ufuklar açmak için karşıma çıktığını düşünür, bir nehire benzettiğim yaşamımı, her rastlantı ayrı bir denize taşır diye inanırım.