"Bunu da mı ben düşünmek zorundayım? Tanrı'nın işi olmalıydı." - Douglas Adams"

Aşkını Eskiciye Sattım...

Eskici bağırıyordu yine sokakta; Eskilere nayloooon, getir eskiyi al yeniyi diye. Yıllardır hep aynı edayla, hep aynı niyetle bağırıyordu. O bir eskiciydi. Eskiyi alıyor ve yerine yenisini veriyordu.

yazı resimYZ

Eskici bağırıyordu yine sokakta;
Eskilere nayloooon, getir eskiyi al yeniyi diye.
Yıllardır hep aynı edayla, hep aynı niyetle bağırıyordu.
O bir eskiciydi. Eskiyi alıyor ve yerine yenisini veriyordu.
Aslında eskici değil yeniciydi bence o. Ama adı eskici kalmış ya bir kere!
Ben hep düşünür ve acırdım eskiciye. Ve kendime sorardım acaba bir gün bende
bir eskiyi yenilemesini isteyecekmiydim diye? "Karşılığında üç mandal bir leğen
ver bakalım" diye pazarlık edecekmiydim ?
Hep sorardım kendime ama hiç ihtimal vermezdim. Ama oldu işte..
İhtimal vermedim ama aşkını verdim eskiciye. Hemde üç mandal ve bir mavi naylon leğene.
Kabullenmedi ilk başta bizim eskici. Ama sonra sonra kabul etti.
Zaten onun için üç mandala gitti ya aşkın. Seni eskiciye anlattım.
Hayırsızlığını, gamsızlığını ve yaramazlığını anlattım.
O da "Bu aşk üç mandaldan fazla etmez abicim" dedi.
Ama üstüne bir mavi leğende benden olsun dedi.

O da gözlerinin hatırına....

KİTAP İZLERİ

Gözyaşı Konağı

Şebnem İşigüzel

Osmanlı Sürgününde Modern Bir Kadının Sesi Şebnem İşigüzel, Gözyaşı Konağı’nda, 19. yüzyıl Osmanlısının boğucu atmosferini, ataerkil bir ailenin baskısıyla Büyükada'ya sürgün edilen genç bir kadının
İncelemeyi Oku

Yorumlar

Başa Dön