"Edebiyat, hayatın aynasıdır... öyle ki bazen o aynayı kırıp bir de kendi yansımamıza şaşarız." - Oscar Wilde"

Deneme > Anılar

olumlu

Anılara Uçmak

Tesadüflere inanmadığımı söylerim hep. Tesadüfen tanıştığım her insanın, rastgele yaşadığım her olayın bana farklı ufuklar açmak için karşıma çıktığını düşünür, bir nehire benzettiğim yaşamımı, her rastlantı ayrı bir denize taşır diye inanırım.

olumlu

Dünyama Hoşgeldin Bebeğim

27 Aralığın ilk saatlerinde uzun süren sancıların ve acıların sonunda doğum masasının başucuna koydu Doktor Zeliha Hanım seni. Al bakalım bebeğini dedi. O an kalbim yerinden fırlayacaktı. Bu cümleyi mecazi anlamda kullanmıyorum. Gerçekten kalbim yerinden fırlayacaktı. Hoş geldin bebeğim diyebildim o heyecanla.

nostaljik

Bir Zamanlar Çocuktuk

Raslantısal bir mucizeyle başlayan hiçte gereksiz olmayan koca bir mutluluktu gözlerimdeki gerçeklik. Büyük kahverengi gözlerdeki yabancı olmayan o bakış ıslak mıydı yoksa gerçekliğin verdiği ağırlıkla hafif buğulanmış mıydı? Aynada gördüğüm zavallı bir kızın garip bir bulmacasıydı sadece cevap. Uzak diyarlara gidipte geriye dönülemeyen yolculukların başlangıcındaki garip karın ağrısı

olumlu

Şiirler, Şairler, Ben...

Apartman komşum, Filiz, biber dolması getirdi dün akşam.. Sevgi her şeydedir biliyormusunuz? Biber dolmasının kokusunda, onu taşıyan elde. Bizim güzel gülüşlü kapıcımız, Mevlüt’ün gözlerinde...

üzgün

Pazar Eziyeti

Sobalı evlerde kışın insanın duş alası da gelmez. Banyoya girmek bir eziyet çıkmak ayrı bir eziyettir. İçerdeki buhardan nefes alamaz hala gelirsiniz. Kocaman, ele avuca sığmayan yeşil sabun

üzgün

Baba...

Baba
Bana bir masal anlat baba…içinde denizle balıklar,yağmurla kar olsun….anlatırken tut elimi uykuya dalıp gitsem bile bırakıp gitme sakın beni…..Diyor şarkıda…

olumsuz

Gündüzün Ortasındaki Gece Karanlığı...

Korkularımı, rüyalarımı karanlık çöllerde bırakıp
Umutlarımı özlemlerimi sevinçlerimi
Avuçlarıma sıkıştırıp, insanlara elimi uzattım
hayaller gerçekler güller ve dikenler.. hepsi bu varolma savaşının içindeydi sanki.

olumlu

Monarozayı Gördüm

Sezai Karakoç’un Cumhuriyet Dönemi Türk Edebiyatına armağan ettiği ve ona “Mona Roza” şairi denmesine sebeb olan bu şiir on dokuz yaşında iken yazılmıştır. Yıl 1952. Edebiyatımızın en güzel örneklerindedir. Dört bölümden daha doğrusu dört şiirden oluşmaktadır. Bu şiir üniversite gençliğinin baş ucu şiirlerindendir. Karakoç, o yıllarda tanınmadığından dolayı

olumlu

Vapurlar Benim İçin Geçiyor...

Biliyormusunuz? Akşamları deniz kıyısında; gezerken vapurlar, ışıl ışıl geçiyorlar ya. Hani, ışıkları suya vuruyor, allı yeşilli.. Ben ilk günler, onların da benim için geçtiklerini sanıyordum.

nostaljik

Galiba

Işıktan birlikte nefret etmiştik, Ay'ın karanlık yüzünü anlatmıştınız bana, kaç kadeh şahit.

olumlu

Portekiz

yazacak o kadar çok şey varki aklımda.Ama sizlerle ilk buluşmamda gezdiğim, gördüğüm Portekizi anlatmak istedim.bu kadar çok yer gördüm ama bu ülke kadar bana uyanını gördüm.hemde bu ülkede olmanın şansı ve şansızlığını benim kadar hissetmeniz dileğiyle.

nostaljik

Ben Nasıl Ben Oldum?

17 yaşındaydım, lise sondaydım. Laf olsun diye girdiğim bir sınavı kazanmam, beni Amerika'ya götürdü; hem de hiç planlamadığım halde. Ailemden 1 yıl uzakta kalıp, kendimi tanıma sürecime inanılmaz katkıları olan, dünyanın neresinden gelirse gelsin her tür

nostaljik

Hayatın Cilvesi

Gözümü hayata açtığım zaman daha çok küçüktüm. Övgüler Allah’adır ,kula övgü
olmaz ama bazen de ister istemez kişiler ister istemez övgülere maruz kalabilir. Hiçbir zaman kendime övgüler yağdırmayı da sevmem,ama bunları anlatırken de ister istemez övgüye maruz kalacağı

nostaljik

Sonbaharım

Neden sanki amaç için yazmalıyız içimizden geçen her bir yağmur damlacığı gibi kimi zaman berrak kimi zaman da toza dumana bulanmış duygularımızı?

Başa Dön