Psikolog ile Söyleşi (Ms Üzerine)
Psikolog, rahatsızlığın psikolojik olmadığı görüşünde,,, sonuç itibarı ile nöroloji hocası ile görüşmem öneriliyor...
"Bugün 17 Haziran 2026. Ve evet, hala o 'bir gün' gelmedi. Sanırım takvimler de yalan söylüyor." - Douglas Adams"
"Bugün 17 Haziran 2026. Ve evet, hala o 'bir gün' gelmedi. Sanırım takvimler de yalan söylüyor." - Douglas Adams"
Psikolog, rahatsızlığın psikolojik olmadığı görüşünde,,, sonuç itibarı ile nöroloji hocası ile görüşmem öneriliyor...
Şunu çok iyi anlamamız gerekir: Biz bu dünyaya diğer insanları mutlu etmeye, onlara yaltaklanmaya ve yaşantımızı onların istediği şekilde sürdürmeye gelmedik. Dolu dolu yaşamak, sevmek, sevilmek, öğrenmek, bilgilenmek, olgunlaşmak ve hayattan keyif almak için geldik. Kendimizi her açıdan tamamlamak, tatmin etmek, sevgimizi ve umutlarımızı en derin ve en
Belki de perde arkasında, o diğer rahatsızlıklardan biri veya birkaçı vardır.
Zaman algıdan ibarettir ve tamamen algılayana bağlı, yani izafi/göreceli bir kavramdır. Zamanın göreceliğini rüyalarımızla açıklayabiliriz. Saatlerce sürdüğünü zannettiğimiz rüyalarımız, aslında birkaç dakika ya da birkaç saniye sürer.
Engelli olmam nedeniyle, vergi dairesine başvurdum ve vergi indiriminden yararlanmak istediğimi belirttim
Bu makale, bilişsel şemaların dönüştürülmesiyle beslenme ve kilo arasındaki ilişkinin incelenmesini konu almaktadır. Bilişsel şemalar, bireyin çevresindeki dünyayı anlamak ve anlamlandırmak için geliştirdiği bilişsel yapılar, bilgi örüntüleri anlamına gelir. Bilişsel şemalar, bireyin algısını, yorumunu ve tepkisini etkiler. Bilişsel şemaların dönüştürülmesi, bireyin gerçekçi olmayan, aşırı veya olumsuz düşüncelerini fark
Russell, Kierkegaard, Tolstoy gibi düşünürler, dinsizlikten ziyade, dinin neden olduğu ahlaksızlık olgusuna ısrarla dikkat çekerek, çok önemli toplumsal bir gerçeği açığa çıkarırlar. O halde, eğer "dinin ahlaksızlığı" söz konusu ise, dinin, aslında "ahlaksızlığın dini" konumuna düşmesi de kaçınılmaz olabilir.
Şu anda karşınızdaki bilgisayar ekranının, yazı ve resimleriyle, parlak ve canlı renkleriyle, aslında beyninizde izlediğiniz üç boyutlu bir görüntü olduğunu biliyor musunuz? Dokunduğunuz klavyenin, parmaklarınızın üzerinde gezindiği tuşların da aynı şekilde beyninizde dokunduğunuz klavyeye ait olduğunu?.. Söz ettiklerimiz bir varsayım değil, bilimsel gelişmelerle ortaya konmuş kesin bir gerçektir.
Sessiz tinimin özsuyu gümüş bir çizgi gibi çenemde birleşip, kucağıma akarken, düşündüm.
“ Gözyaşlarının tadı neden tuzludur?”
“ Denizlerin ve Okyanusların suyu neden tuzludur?”
Ben psikolog değilim ama belki yazmayı sevmemden biraz; şimdi umursanmak insanlar tarafından nedir daha doğrusu bağlı ve bağımlı olmak aynımı bir iltifat bir mesaja cevap gelmeyince hamen buarkadaş beni umursamıyormu yok efendim benle resim çektirmedi bunlar umursnama değil gel geç şeyler bu hayatta bir hedefi güzel bir uğraşısı
Parçalanan ve yeniden birleştirilen, vadesi dolmuş ya da yeni elde edilen.. Olması istenen, her karşılaşmada içinde iz bırakan... "Ben bunu istiyorum" denilebilecekse, kendine kattıkların neler ise bunlar akla geliyor ister istemez.
Bir huzursuzluk, endişe, bunalım ve korku yaratan durumla yüzgöz olunduğunda daha önce kendine düşünce anlamında
Piromani (piro= ateş, mani=hastalık; Ateş Manyaklığı) sado-mazo cinsel içtepilerden kaynaklanan ağır ve tedavisi çok zor olan bir ruh hastalığı olup herhangi belirgin neden olmaksızın insanları, canlıları veya eşyaları ateşte yakmaktan, yangın çıkartmaktan zevk alma hezeyanıdır. Bu bağlamda eski çağlarda ve özellikle Ortaçağda insanları odun yığınları üstünde yakanların, şehirleri
"İsterik Güç: İnsan bedeninin kriz anlarında sergilediği olağanüstü performans fenomeni. Normal şartlarda kullanılmayan kapasitenin, hayati tehlike durumlarında ortaya çıkmasıyla annelerin araba kaldırması veya zayıf kişilerin güçlü saldırganları alt etmesi mümkün olur. Bu bilinçsiz tepki, vücudun acil durum moduna geçerek sınırlarını aşmasıdır."
Her zaman Dejavu deriz ve Dejavuların hayatımızı nasıl değiştirdiğini izlemeyiz . İzleyince anlıyacaksınız İz düşümlerini
Şizofreni, genç erişkinlikte başlayan, düşünce ve gerçeklik algısını bozan karmaşık bir ruhsal hastalıktır. Sanrılar ve halüsinasyonlarla karakterize olan bu durum, sadece hastayı değil, ailesini ve çevresini de etkiler. Toplumda yaygın inanışın aksine "bölünmüş kişilik" değil, gerçeklik algısında bozulmadır. Bu kronik bozukluk, kişinin en verimli dönemlerinde ortaya çıkarak yaşamın
"Kadim Yasaların Koruyucusu: Kozmi̇k Dengenin Gölge Ustası Dracula" ezoterik bir bakış açısıyla Dracula'yı hermetik bilgeliğin taşıyıcısı olarak yeniden yorumluyor. Transilvanya'daki kalesinde yaşayan bu ölümsüz figür, gizli bilgeliğin ve simyasal sırların bekçisi olarak tasvir ediliyor. Dracula, seçilmişlere açılan kadim bilgilerin sembolü ve kozmik dengenin karanlık yüzündeki ustası olarak sunuluyor.
Modern yaşamın getirdiği zorluklar ve manevi boşluğun insan sağlığı üzerindeki etkilerini inceleyen bu yazı, psikolojik ve fiziksel rahatsızlıkların kökeninde yatan ruhsal sebepleri, vesveselerin rolünü ve ilahi şifanın önemini ele alıyor. İnsan-doğa ilişkisinden manevi şifaya uzanan kapsamlı bir analiz sunuyor.