..E-posta: Şifre:
İzEdebiyat'a Üye Ol
Sıkça Sorulanlar
Şifrenizi mi unuttunuz?..
Her devrim yokolup gidiyor ve peşinden yalnızca yeni bir bürokrasinin artıklarını bırakıyor. -Kafka
şiir
öykü
roman
deneme
eleştiri
inceleme
bilimsel
yazarlar
İzEdebiyat - Bilimsel
Anasayfa
Son Eklenenler
Forumlar
Üyelik
Yazar Katılımı
Yazar Kütüphaneleri

Şu Anda Ne Yazıyorsunuz?
İnternet ve Yazarlık
Yazarlık Kaynakları
Yazma Süreci
İlk Roman
Kitap Yayınlatmak
Yeni Bir Dünya Düşlemek
Niçin Yazıyorum?
Yazarlar Hakkında Her Şey
Ben Bir Yazarım!
Şu An Ne Okuyorsunuz?
Tüm başlıklar  

Hikayeye Çeyrek Kala
Sinem Bağcivan
Öykü > Deneysel

Bir duman daha üfledi pencereden süzülen cılız gün ışıklarına doğru. Dünden beri bir şeyler yazmak için çabalasa da olmuyordu. Aslında uzun bir süredir bu durumdaydı. Eline kalemi alıyor masasına oturuyor kağıda bir iki cümle yazıyor… Sonra? Sonrası malum! Pencereden dışarı bak, ilhamın gelmesini bekle ama o ilham asla gelmesin! Sen de guruldayan karnınla birlikte acaba yakın zamanda işleri yoluna sokabilecek miyim diye yatakta dön veya masanın ön

[DEVAMI]




Arama Motoru

Bilimsel Kümeleri (Toplam 220 Bilimsel, son bir ayda 6 yeni Bilimsel)
21. Yüzyıl
Akımlar
Biçimler
Bitkibilim
Çevrebilim
Dilbilim
Dinbilim (2)
Estetik
Felsefe (2)
Fizik (2)
İnternet
Kimya
Politika
Ruhbilim
Suçbilim
Tıp
Tüze Felsefesi (Hukuk)
Uzaybilim

Bilimselde İlk Yirmi
 Kurucu İnşanın Temelindeki Kolektifi Oluşumlar 21  (Bayram Kaya)
Felsefe

Kolektif alanın ilk inşası içinde de neden daima sonuçtan öncedir. Ancak kolektif alan kolektif özne eylemli alan olmakla deneyden bilgi çıkarılır. Bu bilgi izlenimse olarak zihinde düzenlenip uygulamaya konur. İşte kolektif zihinde düzenlenen neden sonuç ilişkisine göre kolektif özne sonucu öne alıp sonucu neden gibi davrandırabilmektedir.
 Kurucu İnşanın Temelindeki Kolektifi Oluşumlar 19  (Bayram Kaya)
Felsefe

Bu tür söylemler tümden bilgiye, tarihsel inşa olana, gerçek olana gözbağı olmakla kişileri kendisine toplumuna kolektif bilince yabancılaştıran söylemler olup; kişiyi köleci öz olan mülk sahibine kul yapan söylemlerdi.
 Kurucu İnşanın Temelindeki Kolektifi Oluşumlar 16  (Bayram Kaya)
Felsefe

Suya girenin ıslanması gibi soğukta olanın üşmesi gibi kolektif alan da kolektif alan içindeki kişilere işleyimle olan bir tahrik gücü yükler. Tahrik gücü neydi? İçinde olduğunuz bir duruma harcadığınız işgücü enerjinin; içinde olamadığınız diğer durumla olan işgücü enerjilere karşılık olmasıydı. İşte kolektif alanın estirdiği bu manyetik akı, üreten kolektif alan içinde yokuş yukarı olan enerjiyi kişilere yükler. Kolektif enerji tahrik kuvvetinden doğan güç ile kişilere depo enerji etkisi yapar. Tahrik kuvveti depo enerjiden karşılanması olan bir kolektif alan etkisidir. Tahrik gücü ürettiğinize karşılık, üretmediklerinizle var. Tüketip kullanımlarınıza karşılık tüketip kullanmadıklarınızla vardır.
 Kurucu İnşanın Temelindeki Kolektifi Oluşumlar 15  (Bayram Kaya)
Felsefe

Mülksüz olup ta çalışacak olan, yani emek nesnesinden mahrum kalan yoksullar, El' e teslim olmakla İbrahim'in ilahı olan El 'e teveccüh ediyorlardı. İbrahim’i mülke boğan El 'e eğilim ediyorlardı. Köleci koşullar içindeki yoksulluk sonrası zenginleşmeyi; "O seni yoksul bulup zengin etmedi mi?" diyenle, kendi tarihselliğini dışa vuran El, aynı El 'di.
 Bazen Kafayı Yer İnsan  (Ahmet Zeytinci)
Ruhbilim

Bazı zaman belgeseller bile kafayı yedirtebiliyor insana. Ceylan kaçıyor, çita ya da jaguar kovalıyor, ''Jaguar arabası değil öyle bir hayvan var, billahi var.'' belli yakalayacak, kameramanda onu çekiyor da çekiyor, niye, bizim gibi aslında, onlardan çok daha vahşi olan insan seyretsin diye... Bir tanesi de araya girip de şu ceylanı kurtarayım demiyor. Çok daha vahşi dedim de inanmaz gibi oldunuz. Onlar hiç olmazsa bir hayvana takıyor kafayı, yakalıyor karnını doyuruyor, ya biz, ya insanoğlu, Hiroşima'da bir seferde öldürdük yüz binlerce kişiyi... Hem de savaş bitmek üzereyken, teslim olmaya yakınken çekik gözlüler...
 Kurucu İnşanın Temelindeki Kolektifi Oluşumlar 13  (Bayram Kaya)
Felsefe

Kolektif alan kişi davranışlı salınım genlikleriyle iç içe geçişen girişmelerdir. Aç insanın salınan frekansları savunma durumunda olan kişinin salınım frekansları arasındaki boşluklu tanecikli kısımlarla girişen eylemiyle kolektif ortamın işlerge kuvveti dediğimiz tahrik enerjisini ortaya koymaktadır.
 Evrim 1  (Bayram Kaya)
Felsefe

Burada "dış ortam" denen sürece de bir atıf yapmakta yarar vardır. Varlık en az iki durumla kategorize edilecek kendi zıttı durumlarına üs sel belirsizle karşılıktılar. Bölüntü daima eksiği tamamlayan zıttı durumlaydı. bir iç belirlediğiniz an o iç dışla belirir. ya da bir dış belirlediğiniz an o dış bir içle belirir.
 Kurucu İnşanın Temelindeki Kolektifi Oluşumlar 14  (Bayram Kaya)
Felsefe

El tasımının tartışılıp ortaya konuş dönemi içinde moda akım olan El söylemli enfeksiyon kolektif zenginliği henüz özel mülk kılacak ve yukarıda anlatılan olgularıyla bulaş yapamadığı için zararsız görünüyordu.
 Kurucu İnşanın Temelindeki Kolektifi Oluşumlar 9  (Bayram Kaya)
Felsefe

Kolektif alan kişilerde ortak olan, kişilerin temel sağlanmaları üzerine ayağını basan bir kolektif bağlanım yasasıdır. Alan içindeki bu bağlanım enerjisi aynı anda ve eş anlı birçok süreçleri başlatır. Bu bağlanım bileşimin gücünü kolektif güç ve yaptıran güç gibi türlü enerji değişimlerine ve enerji dönüşümlerine uğramıştır.
10 
 Kurucu İnşanın Temelindeki Kolektifi Oluşumlar 12  (Bayram Kaya)
Felsefe

Yalıtıma alanın yalıtımı sürdükçe seçilmiş, korunan, ancak kendi tekrarlarını veren böylesi belli tepkilere sınırlanmış karşılıklarıyla öğrenilmiş tepki demekte mahsur yoktu. Ancak çevrenin ani değişmesi demek özgöndergeli yalıtıma oluşumu desteklememesi demek olmakla, yaşamın bireyde oluşan kendisi tepkinin değişime cevap olamaması nedenle hayatından olur.
11 
 Kurucu İnşanın Temelindeki Kolektifi Oluşumlar 10  (Bayram Kaya)
Felsefe

Kişisi öz, kolektif alan içinde kolektif özün direnciyle biçim alır. İster doğal çevre, ister kolektif çevre olsun; çevrenin kişisi sağlamalara karşı bir baskı ve direnci var olmakla çevre kişiye zorluklar gösterir. Kişinin bu zorluklar karşısında sağlama yapamama endişesi kişinin stresini, kaygılarını, en çok enerji harcama kontrolsüzlüğünü oluştururlar.
12 
 İnsanları Tanıma Sanatı  (Yûşa Irmak)
Biçimler

İnsanları, olayları ve eşyayı duyularımızla algılar daha sonra onu zihnimizde şekillendiririz. Bu algılama biçimi tam olarak sübjektiftir ve kişiye özel bir durumdur. Karşımızdakini anlamak ve anlamlandırmak istiyorsak, sübjektiflikten kurtulup, görme, işitme ve dokunma duyularını bilinçli olarak harekete geçirilmesi gerekir.
13 
 Kurucu İnşanın Temelindeki Kolektifi Oluşumlar 20  (Bayram Kaya)
Felsefe

Makro dünyayı tetikleyip ateşleyen de mikro dünyadır. Ancak makro dünyada eser müyesser ilişkisi kurulursa da bu söylem de görecedir. Kolektif inşa kişinin değil kolektif gücün eseridir. Kolektif güç kişide yoktur. Şu halde kişi değil kolektif güç inşacıdır. İnşacısı olmadığınız ve sizin dışınızda olan kuvvetten ötürü siz de inşanın sahibi değilsiniz.
14 
 Üssel Devinmeli Köleci Açılımlar1  (Bayram Kaya)
Felsefe

Oysa üreten işlerge kuvvet, zorunlu olarak dıştan takas yapan, değişme yapan geçişimleriyle bileşimli bir tamamlayıcılıktı.
15 
 Üssel Devinmeli Köleci Açılımlar1  (Bayram Kaya)
Felsefe

Oysa üreten işlerge kuvvet, zorunlu olarak dıştan takas yapan, değişme yapan geçişimleriyle bileşimli bir tamamlayıcılıktı.
16 
 Filmlerde Dünyayı Kurtaranlar Gerçekte Dünyanın İçine Edenlerdir  (Ahmet Zeytinci)
Politika

Taaa, Birinci Dünya Savaşından beri Sam Amca ve evlatları dünyanın başına bela olmuştur. 1933 Yılında Adolf Hitler'in iktidara gelmesi 2. Dünya Savaşına da giden yolun başlangıcı olmuştur. 1 Eylül 1939 da Almanların bir oldu bitti ile Polonya'ya saldırması ve 1945 e kadar süren altı yılda milyonlarca insanın ölmesi ve büyük yıkımlarla son bulmuştur. Japonya Teslim olmak üzereyken sırf denemek maksadı (Patlayacak mı patlamayacak mı) ile iki tane atom bombası atılmış ve yüzbinlerce insan bir an da yok olmuş cesetleri bile bulunamamıştır... Sonrasında 1950 li yıllarda Kore Savaşı yine Sam Amca'nın ve evlatlarının vahşice giriştiği cinayetler... Bitti mi, tabi ki hayır. Kana doyar mı Sam Emmi, ne emmisi pardon Amca? 1970 li yıllarda yaşanan Vietnam Savaşı ki Sam ve zibidileri bu savaşta ikinci dünya savaşından bile daha fazla bomba kullanmışlar ama yine de Vietnam'ı teslim alamamışlardır... Daha sonra Afganistan, Somali, Irak Suriye...
17 
 Kurucu İnşanın Temelindeki Kolektifi Oluşumlar 17  (Bayram Kaya)
Felsefe

Nasip söylemi böylesi bir öznel bek raundun anlam zikri olmakla sömürücü amaca hizmet eder. Kolektif zenginliği kimi kişilere vermekle kimi kişilere mal sahipliğinin yolunu açıp, çokluğu da maldan mülkten yoksun kılan hileci ve tuzaklı söylemdir.
18 
 Beynimizin Çaresizlik Oyunu  (Ahmet Odabaş)
Ruhbilim

Ve tohumların çimlenmesi üzerine rahatsızlığını unutan adam Kutsalkral da, yasak yiyeceği yediği için, sebepsiz ölen köle, Travma sonrası stres bozuklukları Öğrenilmiş çaresizlik ve kaygı bozuklukları
19 
 Kurucu İnşanın Temelindeki Kolektifi Oluşumlar 18  (Bayram Kaya)
Felsefe

Soyut olarak mülk El 'indi ve El 'in mülk sahipliği yaptıran dilemesi olan bir yatırımla yaptırım gücüydü. Somut olaraktan da mülk İbrahim ve Nemrut’undu. İbrahim ve Nemrut ile dilemesi olan yaptıran güçtü.
20 
 Alıntı - 4  (Ö.Gökhan Ergüven)
Politika

Yeni Hayat kitabından yaptığım alıntı. Yine virgülüne, noktasına dokunmadım.




son gelen bilimseller
Faiz 24
Bayram Kaya
Bilimsel > Felsefe
Faiz 23
Bayram Kaya
Bilimsel > Felsefe
Evrim 1
Bayram Kaya
Bilimsel > Felsefe
Alıntı - 4
Ö.Gökhan Ergüven
Bilimsel > Politika
Alıntı - 2
Ö.Gökhan Ergüven
Bilimsel > Suçbilim
Alıntı
Ö.Gökhan Ergüven
Bilimsel > Tıp

 


 



| Şiir | Öykü | Roman | Deneme | Eleştiri | İnceleme | Bilimsel | Yazarlar | Babıali Kütüphanesi | Okur Kütüphanesi | Yazar Kütüphaneleri | Yaratıcı Yazarlık

| Katılım | Okur Üyeliği | İletişim | Yasallık | Saklılık & Gizlilik | Yayın İlkeleri | İzEdebiyat? | SSS | Künye | Sahne Arkası |

İzEdebiyat bir İzlenim Yapım sitesidir. © İzlenim Yapım, 2021 | © Eser sahipleri, 2021
İzEdebiyat'da yayınlanan bütün yazılar, telif hakları yasalarınca korunmaktadır. Tümü yazarlarının ya da telif hakkı sahiplerinin izniyle sitemizde yer almaktadır. Yazarların ya da telif hakkı sahiplerinin izni olmaksızın sitede yer alan metinlerin -kısa alıntı ve tanıtımlar dışında- herhangi bir biçimde basılması/yayınlanması kesinlikle yasaktır. Ayrıntılı bilgi icin Yasallık bölümüne bkz.