Ortak Akıl ve Ön Koşul 5
Bunlara cevap oluşacaksak, yani hayatı koruyacaksak; gelecekte de ve daima kolektif güce kolektif gücün koruyuculuğuna muhtaçlığımız vardı. Kolektif güç vaz geçilmez bir “üçüncü ortak akıldır.
"Kelimelerin gücüyle dünyaları değiştirin."
"Kelimelerin gücüyle dünyaları değiştirin."
Bunlara cevap oluşacaksak, yani hayatı koruyacaksak; gelecekte de ve daima kolektif güce kolektif gücün koruyuculuğuna muhtaçlığımız vardı. Kolektif güç vaz geçilmez bir “üçüncü ortak akıldır.
Köleci paylaşım hareketi zorunlu olarak kolektif üretim hareketi üzerine kuruluydu. Üretim hareketi yoksa ne köle vardı, ne köleci vardı. Ne enflasyon var ne faiz vardı. Bunlar üretim nedeni değil aksine üretimi hortumlamanın aparatlarıdırlar.

Tek hücreli, ölümsüz bakteri yaşamlı düzlem içinde simbiyoz yaşam kendisine, hücre sentezine doğru giden yeni bir alan açmıştı. Bakteri yaşamlı teorik ölümsüzlük insan gibi ölümle bilgisayarlı hayatı tadıyordu. İşte kazanç buydu. Bu kazanç geleceğe ne getirir ne götürür bilenmez.
Ver bakalım şu kolunu. Tarih de yaklaştıkça sanki nabzın çok hızlı atıyormuş gibi geliyor. Senin nabzını biraz yavaşlatıp, normal seyrine döndürmemiz lazım. Üüüüüüüüüüf! Bu nasıl bir rakam yahu nabzın tavan yapmış adeta... Onu tavandan tabana indirmek lazım... Şimdi sen benim vatandaşım, banim milletim, benim halkım, illaki birine oy
Evrimleşmiş duyunu umimiye… Şaşırma lüksümüz yok. Kapitilasyon ve duyunu umimiyeyi tarihe gömen kişilere dil uzatarak, adam
Eser, birkaç yeri hariç hemen hemen herkesin anlayabileceği şekilde yazılmış. Yani okuyup anlamak için illaki bilimsel birçok kavramı bilmeyi gerektirmiyor.
Taaa, Birinci Dünya Savaşından beri Sam Amca ve evlatları dünyanın başına bela olmuştur. 1933 Yılında Adolf Hitler'in iktidara gelmesi 2. Dünya Savaşına da giden yolun başlangıcı olmuştur. 1 Eylül 1939 da Almanların bir oldu bitti ile Polonya'ya saldırması ve 1945 e kadar süren altı yılda milyonlarca insanın ölmesi
Psikolojide bu uyumdan söz eden ilk yazar, Carl Gustav Jungdur. Çalışmalarında Nietscheden ve Doğu felsefesinden etkilenen Jung, sözünü ettiğim elbiselere arketip diyor. Yani tanımlanmış benimize uygun olarak giyip durduğumuz elbiseler bilinçli yanımızı, giymeyip gardropta beklettiklerimiz ise bilinçdışımızı oluşturuyor. Jung psikolojisinin esas amacı; bilinçli aydınlık yanımızı tanımak ve yardıma
Ve tohumların çimlenmesi üzerine rahatsızlığını unutan adam
Kutsalkral da, yasak yiyeceği yediği için, sebepsiz ölen köle,
Travma sonrası stres bozuklukları
Öğrenilmiş çaresizlik ve kaygı bozuklukları
Erkeklerin takım elbise kravatlı olması ve kadınların saçını başını açıp etek ve pantolon giymesi hiçbir topum için bilimsel buluş olarak görülemez görülmemiştir de. Giyim ve kuşamın bugüne kadar kişi ya da toplumun düşüncesinde en ufak bir değişiklik yarattığını kim gösterebilir?
Bana hangi dil bilimci ne kadar katılır ya da katılmaz bilmem ama bendeniz, düşüncenin kökü olan 'düş' ile 'düşmek'in kökü olan 'düş-'ün etimolojik olarak ortak bir 'tüş' kökünden geldiğini düşünüyorum.
Bu bakımdan Benlik her zaman tekil değildir. Duruma ve şartlara göre tekilleştiği kadar kolektifleşmektedir de. Bir kişi benliğini aşırı decede yükseltip bu doğrultuda bir yaşam ortaya koymaya başlarsa, süper egoya dönüşmüş demektir. Süper egoya sahip kişiler çoğunlukla aile ve çocuklarını dahi düşünmezler. Onu için Kolektif Benlik ile Süper