Ortak Akıl ve Ön Kabul 2
İlk kolektif var sanı, ilk kolektif yaşamlı var sanı olmakla; kendisinin önünde kolektif bir geçmiş yoktu. Önünde kolektif geçmiş olmayınca ön kabulün kritiğinin yapılması da olanaksızdı.
"Roman, elde taşınan bir aynadır. — Stendhal"
"Roman, elde taşınan bir aynadır. — Stendhal"
İlk kolektif var sanı, ilk kolektif yaşamlı var sanı olmakla; kendisinin önünde kolektif bir geçmiş yoktu. Önünde kolektif geçmiş olmayınca ön kabulün kritiğinin yapılması da olanaksızdı.
Bazı zaman belgeseller bile kafayı yedirtebiliyor insana. Ceylan kaçıyor, çita ya da jaguar kovalıyor, ''Jaguar arabası değil öyle bir hayvan var, billahi var.'' belli yakalayacak, kameramanda onu çekiyor da çekiyor, niye, bizim gibi aslında, onlardan çok daha vahşi olan insan seyretsin diye... Bir tanesi de araya girip de

İmanın ilk bildirgesi içinde kölelerin mülk sahibi efendilerine karşı kutsayıcı bir anlayış çerçevesindeki eylemleriyle efendilerine sadık olmaları şarttı. Köleler efendilerine teslim olacaktı. Hem de köle imanı gereği bir köle "teslim olanların ilkiyim" diye övünecekti.
Soğuk Savaşta'da, Sıcak Savaşta'da fakir ülkeler donar kalırlar. Emperyalizm denen illet, dünya üzerinden kalkmadıkça, zenginlerin daha zengin olmak için hırsları dizginlenmez ise dünya üzerinde ne soğuk savaş ne de sıcak savaşlar bitmez, bitmeyecektir...
Tek hücreli, ölümsüz bakteri yaşamlı düzlem içinde simbiyoz yaşam kendisine, hücre sentezine doğru giden yeni bir alan açmıştı. Bakteri yaşamlı teorik ölümsüzlük insan gibi ölümle bilgisayarlı hayatı tadıyordu. İşte kazanç buydu. Bu kazanç geleceğe ne getirir ne götürür bilenmez.
Kolektif alan; kolektif etki ile yardımlaşıcı inşa kalıbını kotarır bir alan-hacim yönlendiricisidir. Kolektif alan kolektif bağlaşımlı düzenlemeler üzerinde ve kolektif bağlaşım içinde enerjiye akış yaptırıcı bir etkidir.
Evrimleşmiş duyunu umimiye… Şaşırma lüksümüz yok. Kapitilasyon ve duyunu umimiyeyi tarihe gömen kişilere dil uzatarak, adam
Evrensel oluşmanın dinamizmi ve yasaları şu veya bu durumla şu veya bu görünümle her şeyin temelindeydiler. Ve her şey her bir farklı tekrarlarıyla enerjinin akış yönünde gerçekleşiyordu.
Eser, birkaç yeri hariç hemen hemen herkesin anlayabileceği şekilde yazılmış. Yani okuyup anlamak için illaki bilimsel birçok kavramı bilmeyi gerektirmiyor.
'Bulaş' diye bir kelime çıktı piyasaya ve bulaşıcı bir virüs gibi her yere 'bulaşma'ya başladı.
Erkeklerin takım elbise kravatlı olması ve kadınların saçını başını açıp etek ve pantolon giymesi hiçbir topum için bilimsel buluş olarak görülemez görülmemiştir de. Giyim ve kuşamın bugüne kadar kişi ya da toplumun düşüncesinde en ufak bir değişiklik yarattığını kim gösterebilir?
Bana hangi dil bilimci ne kadar katılır ya da katılmaz bilmem ama bendeniz, düşüncenin kökü olan 'düş' ile 'düşmek'in kökü olan 'düş-'ün etimolojik olarak ortak bir 'tüş' kökünden geldiğini düşünüyorum.