"Öyleyse, tanrım, bize daha çok, bize yepyeni, bize tamamen farklı bir tür felaket ver." - Samuel Beckett"

Harflerin Solfeji

yazı resim

Mi notalarını düşürmüş cümleler,
Anlamsızca bakınıyorlar etrafa.
Oysa ara sıra sormak gerekir hayatta,
Kapılarımı çalan ile kalbimi çalan aynı kişi mi?
Diye...

Bardağıma doldurduğum rakının üzerine,
Gözyaşlarımı akıtıyorum.
Teninin rengini alıyor birden,
Sen kadar saf,sen kadar duru oluyor birden.
Sek içsem bile bu kadar çarpmazdı be kadın!

El gibi duruyorsun yolun karşı tarafında,
Bense yardıma muhtaç yaşlı bir adam gibi,
Bekliyorum seni yolun tam karşsıında.
Belki elimden tutup karşıya geçeriz beraber diye,
Umutlanıyorum.
Yanına yavaşça yaklaşan arabanın,
İçine binip terkederken olay mahalini,
Ölülerin kıçına sokup umutlarımı,
Tanrıya postalıyorum.

Gözyaşlarımı tazelerken; günle beraber,
Ağarıyor mutluluklar da
Ağır gelen acılara dayanamayarak.
Aydan gelen bir sese yöneltiyorum başımı,
Hüzün kraliçesi beni çağırıyor yanına,
Hüzünleri ayet ayet fısıldıyor kulağıma,
Çölde yağmur yağıncaya kadar.

Melekler kanatlarındaki kanları,
Atarken yeryüzüne,
İsrafil üflüyor neyine.
En duygulu namelerde,
Tanrı zincirliyor kendini,
Zincirlikuyu mezarlığına.

]

KİTAP İZLERİ

Olduğu Kadar Güzeldik

Mahir Ünsal Eriş

Kusurlu Güzelliğin Dokunaklı Şarkısı Mahir Ünsal Eriş, "Olduğu Kadar Güzeldik" adlı öykü kitabıyla, sıradan insanların hayatlarındaki çatlaklardan sızan o hem buruk hem de aydınlık ışığı
İncelemeyi Oku

Yorumlar

Başa Dön