Çapulcu Manyak - 2
Perdeyi kapattım, duvarları sayıyorum: İlki üç, sonraki beş, tekrar üç, sonraki dört... Masamın üzerindeki kalem kutusunu karıştırıyorum, keçe uçlu bir kalem arıyorum.
"Tekdüzelikten kurtulmak için, bazen iyi bir kitap bazen de kötü bir şaka yeterlidir." - Umberto Eco (kurgusal)"
"Tekdüzelikten kurtulmak için, bazen iyi bir kitap bazen de kötü bir şaka yeterlidir." - Umberto Eco (kurgusal)"
Perdeyi kapattım, duvarları sayıyorum: İlki üç, sonraki beş, tekrar üç, sonraki dört... Masamın üzerindeki kalem kutusunu karıştırıyorum, keçe uçlu bir kalem arıyorum.
YZ
Az önce uyumak için ışığı kapatıp yatağa uzandım. Sağa döndüm, sola döndüm... Uyumak ne mümkün! Debelenip durdum, başka ne yapabilirdim ki! Mışıl mışıl uyumaya hasretim. Gözlerimi kapar kapamaz içim geçse, derin bir uykuya dalsam... Uyusam, uyusam... Hatta hiç uyanmasam! Bu da kabulüm.
İskender Pala
Kömür şehrinde bir cinayet soruşturması sırasında, dalgın Poyraz müdür, Sultan'a "Bülbülü Öldürmek" kitabından anlamlı bir alıntı paylaşır. Masum bülbüllerin şarkılarını dünyaya armağan etmesi gibi, şehrin "bülbülleri" de bir zamanlar madenlerde hayat kurtaran kanaryalardı. Geçmişle bugün arasında kurulan bu metaforik bağ, soruşturmanın derinliğine işaret ediyor.
Nimali sözlerine başlarken ve devam ederken, Gri mavi gözlü arkadaşına doğru atağa geçen elinde kalınca zincir olan biri, onu zarar verici nitelikte salladı. Rakibi hiç tereddüt etmeden kılıcı ile bir kaç hareket eşliğinde sanki bir müzik aletinin tellerine uyumlu bir şekilde dokunur gibi metal ve görünüşe göre paslı
Yurdun müdavimi çocuklar, oyun saatlerini büyük avluda geçirmekteydi. Fiziksel olarak yeterliği olanların bazısı ateşli taraftarları önünde futbol, basketbol, voleybol oynamaktaydı. Fiziksel yapıları bunları yapmaya yeterli olmayanlar da yakar top, saklambaç, körebe türü oyunlarla eğleniyorlardı. Elleri kıçları üstünde bağlı birkaç görevli avlu boyunca gidip gelerek gözcülük yapıyorlardı.
Hayalet dadandığı izbe, terk edilmiş evin içerisinde volta atıyordu. Sanki Yıkılmış bir binanın moloz yığınından çıkmış gibiydi. Karmakarışık gri saçları, paçavraya dönmüş takım elbisesi derisi kurumuş suratı ile korkutucu görünüyordu. Volta atarken bir şeyler mırıldanıyordu.
bu mezarda yatanlarrr dedi. Sonra düzeltti Bu kabirde yatanlar, yok yok
Bir rivayete göre köy, dere kenarında kurulan bir çiflik ve müştemalatı olarak başlamış,daha sonra burada çalışanların ve dışarıdan gelip buraya yerleşmesindan sonra köy haline dönüşmüş.
Batı ve Türk müziklerinde teksesli ve çoksesli olarak 2000 kadar eser bestelenmiştir. Türk müziğinde çoksesli olarak yazdığı parçalar, bu yeniliğin ilk eserleridir. 51 Mevlevi ayin-i şerifi, 108 durak, 88 ilahi, 23 peşrev, 108 saz semaisi, 45 oyun havası, 19 tasviri saz eseri, 20 taksim, 52 gazel, 130 şarkı,
18.bölüm: Evlat
Çocukluğumuzun ve gençliğimizin hep bir hayali vardır. Bu hayalle uykularımız kaçar, bu hayaller rüyalarımızı süsler; bu hayallerle sürekli derin düşüncelere dalarız ve bu hayaller adına yaşama tutunuruz. Hayallerimiz peşimizi, biz hayallerimizin peşini bırakmayız. Hayallerimizi gerçekleşmese de hayallerimiz kalbimizde sürekli bizimle yaşar, arada zihnimizi ziyaret eder, maziye ve geleceğe
17.bölüm: Kavgaya Adam Çağirma 2
Şebnem İşigüzel