Büyüyen Kızın Romanı
bu yazım büyüyen kızın romannndan bir mektup bölümüdür.bu mektupla hasret sevdiği adam Tuna'ya herşeyi tüm çıplaklığıyla anlatır.
"Hayat kısa, sanat uzun; ama okurun sabrı daha da kısa." – Dorothy Parker (kurgusal)"
"Hayat kısa, sanat uzun; ama okurun sabrı daha da kısa." – Dorothy Parker (kurgusal)"
bu yazım büyüyen kızın romannndan bir mektup bölümüdür.bu mektupla hasret sevdiği adam Tuna'ya herşeyi tüm çıplaklığıyla anlatır.
TYB Kırklar Meclisinde Mustafa Özel ile yapılan etkinliğin değerlendirme metni
YZ
Bir yandan terlerini silerken, diğer yandan da sigaralarını yaktılar. Masadaki içkilerinden birer yudum aldıktan sonra Nazan, dudağının kıyısına yerleşmiş gülümseme ve gözlerinde, sevgiyle karışık bir ışıltıyla Arzu’ya baktı.
Arzu:
“Ne o kız, beni becerecekmişsin gibi bakıyorsun” dedi gülerek.
Şermin Yaşar
Alparslan Murat 20'li yaşlarında suça bulaşmış eski bir rock yıldızıdır. Hem suç hem de müzik kariyerini birlikte yürütemeyip ikisinde de çuvallar. Hapishaneler onun evi gibidir. Acıma duygusu onu zayıflatır, gücünü ise kendiyle aynı ismi taşıyan küçük oğlu Alp ve arkadaşlarından alır...
Doğu Karadeniz’in coğrafi yapısının özellikleri farklıydı.Doğru dürüst şöyle on beş, yirmi dönüm düz arazi bulmak mümkün değildi.Denizi takip eden sahilden itibaren içeriye doğru yükseltiler başlıyordu.Yükseltiler içerisinde ara ara fazla olmayan düzlüklere rastlamak mümkün olabiliyordu.Karadenizdeki fındık bahçeleri de genellikle bu yüksek yerlerde yerlerini almışlardı.Sahile doğru inildikçe düzlükler,göze çarpıyordu.
asuman sevdiği adama aşlını sylemekten çekinen bir kızdır.aşağılanmaktan korkar.hastanede tasadifen karşılaştığı biri sayesinde aşka karşı bakışları değişir.bakalım hastahanede karşılaştığı yaşlı kadın onu aşkını söylemesi için ikna edebilecek midir?
Yıl 2020'de Star Wars'tan ilham alarak şahsım tarafından çizilmiş.Ve yazıya aktarılmak istenen bir çizgi roman serisi.
Alparslan Murat 20'li yaşlarında suça bulaşmış eski bir rock yıldızıdır. Hem suç hem de müzik kariyerini birlikte yürütemeyip ikisinde de çuvallar. Hapishaneler onun evi gibidir. Acıma duygusu onu zayıflatır, gücünü ise kendiyle aynı ismi taşıyan küçük oğlu Alp ve arkadaşlarından alır...
Bufmero Buftaranın yanına sokuldu ve onu Boker oynamaya davet etti. İki parmağının arasına sıkıştırdığı kadehin içinde ne olduğu bardak ağaç kovuğuna ulaşıp da tuzla buz olduğunda anlaşıldı.
Yarım kadeh Bufın özütü...
Hani şu kaktüsvari bitki... Dilde bıraktığı tad için nice bufalolar yakılır, bir kadeh
İşçilerin yüzlerinde,henüz yarım gün geçmesine rağmen, yorgunluk alametleri belirmişti.Yol yorgunluğu ve ortam değişikliklerindeki tedirginliği henüz üzerlerinden atamamışlardı.İlk anlarda işe konsantire olamamışlardı.Bu ,çalışmalarındaki acemiliklerinden belliydi.İşe başlarlarken kendilerini gereksiz yere sıkmışlardı.Rahat olamamışlar haliyle de sinirleri gerilmişti. Zaman geçtikçe eller,çotanakları daha güçlüce kavramaya ,peştamaller daha hızlı dolmaya başlamıştı.
Şebnem İşigüzel