"Hayat kısa, sanat uzun; ama okurun sabrı daha da kısa." – Dorothy Parker (kurgusal)"

Roman

yazı resimYZ

Annem Olsaydı Elimden Tutardı (3)

Bir yandan terlerini silerken, diğer yandan da sigaralarını yaktılar. Masadaki içkilerinden birer yudum aldıktan sonra Nazan, dudağının kıyısına yerleşmiş gülümseme ve gözlerinde, sevgiyle karışık bir ışıltıyla Arzu’ya baktı.
Arzu:
“Ne o kız, beni becerecekmişsin gibi bakıyorsun” dedi gülerek.

KİTAP İZLERİ

Cumhuriyet'in İlk Sabahı

Şermin Yaşar

Cumhuriyet'in Şafağında Bir Çocuğun Adımları Tarihin büyük anlatılarını, savaşların ve kuruluşların destansı öykülerini kişisel ve dokunaklı kılmak edebiyatın en zorlu görevlerinden biridir. Şermin Yaşar, "Cumhuriyet'in
İncelemeyi Oku

Bir Suçlunun Hayatı (Bölüm 1)

Alparslan Murat 20'li yaşlarında suça bulaşmış eski bir rock yıldızıdır. Hem suç hem de müzik kariyerini birlikte yürütemeyip ikisinde de çuvallar. Hapishaneler onun evi gibidir. Acıma duygusu onu zayıflatır, gücünü ise kendiyle aynı ismi taşıyan küçük oğlu Alp ve arkadaşlarından alır...

Mevsimlik Köleler (7)

Doğu Karadeniz’in coğrafi yapısının özellikleri farklıydı.Doğru dürüst şöyle on beş, yirmi dönüm düz arazi bulmak mümkün değildi.Denizi takip eden sahilden itibaren içeriye doğru yükseltiler başlıyordu.Yükseltiler içerisinde ara ara fazla olmayan düzlüklere rastlamak mümkün olabiliyordu.Karadenizdeki fındık bahçeleri de genellikle bu yüksek yerlerde yerlerini almışlardı.Sahile doğru inildikçe düzlükler,göze çarpıyordu.

Aşka Söyleyemediklerim

asuman sevdiği adama aşlını sylemekten çekinen bir kızdır.aşağılanmaktan korkar.hastanede tasadifen karşılaştığı biri sayesinde aşka karşı bakışları değişir.bakalım hastahanede karşılaştığı yaşlı kadın onu aşkını söylemesi için ikna edebilecek midir?

Bir Suçlunun Hayatı (Bölüm 2)

Alparslan Murat 20'li yaşlarında suça bulaşmış eski bir rock yıldızıdır. Hem suç hem de müzik kariyerini birlikte yürütemeyip ikisinde de çuvallar. Hapishaneler onun evi gibidir. Acıma duygusu onu zayıflatır, gücünü ise kendiyle aynı ismi taşıyan küçük oğlu Alp ve arkadaşlarından alır...

Tılsımlı Boker - 1

Bufmero Buftaranın yanına sokuldu ve onu Boker oynamaya davet etti. İki parmağının arasına sıkıştırdığı kadehin içinde ne olduğu bardak ağaç kovuğuna ulaşıp da tuzla buz olduğunda anlaşıldı.
Yarım kadeh Bufın özütü...
Hani şu kaktüsvari bitki... Dilde bıraktığı tad için nice bufalolar yakılır, bir kadeh

Mevsimlik Köleler (5)

İşçilerin yüzlerinde,henüz yarım gün geçmesine rağmen, yorgunluk alametleri belirmişti.Yol yorgunluğu ve ortam değişikliklerindeki tedirginliği henüz üzerlerinden atamamışlardı.İlk anlarda işe konsantire olamamışlardı.Bu ,çalışmalarındaki acemiliklerinden belliydi.İşe başlarlarken kendilerini gereksiz yere sıkmışlardı.Rahat olamamışlar haliyle de sinirleri gerilmişti. Zaman geçtikçe eller,çotanakları daha güçlüce kavramaya ,peştamaller daha hızlı dolmaya başlamıştı.

KİTAP İZLERİ

Gözyaşı Konağı

Şebnem İşigüzel

Osmanlı Sürgününde Modern Bir Kadının Sesi Şebnem İşigüzel, Gözyaşı Konağı’nda, 19. yüzyıl Osmanlısının boğucu atmosferini, ataerkil bir ailenin baskısıyla Büyükada'ya sürgün edilen genç bir kadının
İncelemeyi Oku
Başa Dön