İşgüzar Tefecinin Marifetleri (1)
Akıllı bir tefecinin insanların güvenini kazanarak onları amaçları için kullanmak istemesi ironik bir anlatımla ele alınıyor.
"“Her şeyi bilecek kadar genç değilim.” — Oscar Wilde"
"“Her şeyi bilecek kadar genç değilim.” — Oscar Wilde"
Akıllı bir tefecinin insanların güvenini kazanarak onları amaçları için kullanmak istemesi ironik bir anlatımla ele alınıyor.
Karanlık, uçsuz bucaksız karanlık… Gecenin en koyu anı, tek bir canlı bile yok ortada, her gece ötüp duran çekirgeler bile uyumuş sanki ya araba sesleri; nasıl da sustular bir anda. Çıt yok, müthiş bir sessizlik. Gökyüzünde birkaç yıldız var.Bir tanesi çok parlak, sanki göz kırpıyor bana.Dikkatlice bakıyorum gözümde

Yüzüme bakıp adımı soruyor. Beren diyorum ve bende onunkini soruyorum, gülümseyerek cevap veriyor; "İsmim, Carlino."
Yavaş ve aksak adımlarla merdivenlere adım attığında Onorgud bunun hiç de Kahin’in sıradan hallerinden olmadığını anladı.
Cadıkahin Kral’dan iki basamak aşağı da durdu.
Kral ürperdi.
Krallarınkahini sıska, kemikli elini Krallarınkılıcı’na doğru uzatıyordu. Uzun, kalın çelik namlunun usturadan yüz bin kat keskin ağzına
1.Çok Eskiden adlı kitabın konusu: Çatalhöyükün neolitik çağında yaşayanlarışahıslar ve konuşmaları ve olaylar ile anlatılıyor. İnsanoğlunun yeryüzünde evi icat etmesi tesadüflere bağlı değildi. Abraka araştırmalarının sonucunda killi toprağı buluyor ve deneme yanılma yöntemi ile kili güneşte kurutarak sağlam bir tuğla elde ediyor. Tuğlalarla evini yapınca sorunlar peş peşe
Kendini bulmak için içsel karanlığa yolculuk etmelisin.Keşfedilmemiş bir sürü aydınlık orada.
Berat Uyanık'ın "Benliğimi Gördünüz Mü?" adlı romanından bir kesit
Osmanlı Akıncı Birliği Beyi seslendi.
"Bre hatun!... Ne bitmez helalleşmedir bu?..."
Halbuki helalleşme çoktan bitmiş, ehlileştirme sürüyordu…
"Özgürlüğünüzü kazanıncaya kadar Osmanoğullarının talimatlarına uyun."
Gözlerini, mavi gökyüzüne kaydırdı.
Zoe'nin hikayesi devam ediyor
Fuzuli'nin Leyla ve Mecnun mesnevisi romanın kurgusu içine iskelet olarak yerleştirilmiş adeta.Leyla'nın elleriyle yaptığı kağıda Fuzuli^nin yazdığı beyitler... Roman bir papirüs kağıdının ağzından anlatılıyor.Fuzuli'nin kölesi, Leylâ'nın aşığı olan bu kağıt zaman zaman kendini Kays yerine koyuyor, zaman zaman da Fuzili'nin kölesi. Kimlerin eline geçmiyor neler görmüyorki bu köle.
Her sabahki pazar koşularından sadece bir tanesiydi.Sabah altıda kalkmış koşu için son hazırlıklarını yapıyordu.Bahçe kapısını terk etmek üzereydi ki Rocky'nin sesini duydu.Rocky onun bu dünyadaki herşeyiydi.Geç kaldığını düşündüğünden kulubesine uğrayamamıştı.Hızlı adımlarla kulübeye yaklaştı ve biraz oynadıktan sonra ayrılmak üzere başını okşadı ama Rocky o sabah her sabahkinden daha
Dilruba’nın yolu bir ermişle kesiştiğinde ermiş ondan göğsündeki gökyüzünün fotoğrafını çekmesini ister. Ama önce Dilruba’yı farklı ve fantastik alemlere götürecektir: Duymak, görmek ve koku alemleri. Burada Dilruba’nın kendini yeniden keşfetmesini isteyen ermiş ona duyularla ilgili uzun dersler de verir. Sıra koku alemine geldiğinde Dilruba Tuğrul’la tanışır ve onun