"“Ne yazık, kahramanlara muhtaç olan ülkeye.” — Bertolt Brecht"

Roman

Dilinde Aşk Vardı Yüreğinde İhanet Bölüm - 2

Hasan Cevat Kartal: Aşkına ulaşabilmenin bir tek yolu vardı. Hayatını feda etmek O da gerekeni yaparak ölümü seçti. Efsane oldu.
Veda Arasıl Kartal: Bir efsane varsa arkasında o efsaneyi yaratan bir kadın vardır.
Selma Taşkan: Efsane onunla ayakta kaldı ve yaşatıldı

yazı resim

Çikolata - 4

Saatlerdir koltukta oturmuş denizi izliyorum. Aklımın ucundan tek bir kelime bile geçmiyor, sanki düşünme gücümü kaybettim. Şu an tek yapabildiğim kahvemi yudumlamak.

Karanlık - 3. Bölüm

Otobüs hareket etti.Artık yeni bir hayata başlıyordum.Ne yapacağımı,nelerle karşılaşacağımı bilmiyordum ama artık geriye bakmayacak ve kendi emeğimle kendime yeni bir hayat inşa edecek hem de dünyanın en kutsal mesleğini yapacaktım.
Başımı cama yaslamış, İstanbul’u son defa seyrederken yanımda oturan adamın sesiyle kendime geldim:
-Yolculuk

Onuncu Enerji - Bölüm 3

Ve şimdi, Jordan’ı müzikal yeteneğimle ve gayet sıradan olan çekiciliğimle etkilemem gerekiyordu. “Ah Tanrım, lütfen biri George ve Gerard’a akıl fikir versin!” Belki onlar bu iş için doğru insan olmadığımı göremiyorlardı ancak bu, hayır deme hakkına sahip olmayan ben’i tümüyle rezil olma utancına itmemeliydi. Haksızlık, diye düşündüm ve

Çok Eskiden 2

1.Çok Eskiden adlı kitabın konusu: Çatalhöyükün neolitik çağında yaşayanlarışahıslar ve konuşmaları ve olaylar ile anlatılıyor. İnsanoğlunun yeryüzünde evi icat etmesi tesadüflere bağlı değildi. Abraka araştırmalarının sonucunda killi toprağı buluyor ve deneme yanılma yöntemi ile kili güneşte kurutarak sağlam bir tuğla elde ediyor. Tuğlalarla evini yapınca sorunlar peş peşe

Karanlık - 4. Bölüm

Pazartesi günü okulumda resmi olarak göreve başladım. Her iki aşiret de çocuklarını eksiksiz olarak okula göndermişti. Toplam 76 tane öğrencim vardı. Kuday aşiretinin çocukları sabah, Matur aşiretininkiler ise öğleden sonra geliyordu. Suna da öğleden sonra ki derslere katılıyor hatta zaman zaman dersleri O anlatıyordu. Diğer günlerde de Suna

Aysel

Erken kalkardı sabahları;güneş merhaba demeden şehre bir iz bulabilmek için hiç sıkılmadan hergün sokulurdu usulca denizin kıyısından bir iz bulamayınca belki kendisi gibi kıyıya vurmuştur umuduyla saatlerce gezerdi kumsalı boydan boya...Sonra yüzerdi;içindeki tüm öfkeyle denize kafa tutan o kayalara.Şimdi anlıyorum oysa ki ne kadar çok sevdiğini söyleyip selam

Başa Dön