"Yazmak, yeniden yazmaktır. — Ernest Hemingway"

Öykü > Toplumcu

üzgün

Kılıf

İnsan hayatı ucuz mudur? Yoksa en değerli varlık insan mıdır? Sürekli kendimize sorup durduğumuz bu sorunun cevaplarından sadece biri

karamsar

Maskeli

Orhun neşe içinde; ölüm diye aklından geçirirken kendi, hayatının özetini çıkarmış olduğunu düşündü. Onun ki de eğlence içinde geçen fakat bir silahın namlusu kadar siyah ve soğuk bir hayattı belki de…
Bireysel Silahsızlanmaya Karşı yazılmış g

olumsuz

İstanbul Masalları 4

öncesi
şiddetli bir yağmur yağıyordu dışarıda. gök gürlüyor (bir,iki,üç) ardından şimşek çakıyordu. hücrenin penceresinden zehir gibi bir soğuk girmekteydi. kemiklerine kadar işlemişti soğuk

üzgün

Pervazlardaki Kutular

Gerçek hayatlar apaçık dururken kurguya ne gerek ver ki... Hayatımızdan yansıttıklarım zaten yeteri kadar çalkalayıcı, hırpalayıcı ve yongalayıcıyken...

olumsuz

Açı ve Usta

\- Dur hele be moruk, bu adamda paranın fabrikası mı var, ne. Böylesi çıkar mı hiç karşına bir daha? Sen fazla uzatma, biraz mangır daha tosla bakalım babalık.

karışık/karamsar ve umutlu

Bir Mektup

öyküsel olarak yazmış olduğum yazıyı senaryolaştırıp sizinle paylaşmak istedim arkadaşlar yorumlarınızı bekliyorum.

üzgün

Bir İdeal Uğruna

Beklemiyordu, böyle bir şeyi hiç beklemiyodu. Şırası mıydı şimdi?Durup dururken bu atama da neyin nesiydi? Hem de şunun şurasında okulların açılmasına iki hafta kala... Atamayı mı düşünecekti, yoksa önündeki kış kıyamette Ter-ü taze karışıyla dört yaşındaki kızını mı?
O da biliyordu, vatan toprağının her karışında görev

olumsuz

İhtiyaç Anında Kırınız

Gök yüzü zifiri karanlıktı. Sokak lambalarının çoğu yanmıyordu. Cadde boyunca yanan birkaç lamba, aydınlatma için yetersiz kalıyordu.

üzgün

Aksilikler Zinciri

Hayat beklentilerin aksine çok değişik varyasyonlarla çıkar karşımıza ve hiç ummadıklarımız getirir,hiç beklemediklerimizi alır....

karamsar

hiroşima da kırılan....

savaşlara hep son deriz peki neden son veremeyiz ne için seviyoruz bir birimizi tüketmek yok etmek içinmi ne şinolar ölsün neden canlar ölüm kendiliginden gelsin başkasından değil.

nostaljik

Gizem'li Yer

Bez ayakkabılarındaki ıslaklığı hissetti,omzundaki büyük resim çantasının askısını tutuyordu sol eliyle,yürürken sanki destek alıyordu,bir şeye ihtiyacı vardı ama neye ihtiyacı olduğunu o da bilmiyordu,yalnızca acılarını törpülemeye,ruhunu bir an olsun iyileştirmeye çabalıyordu.Sahte gülüşleri bırakıp kahkahalar atmak istiyordu,feri parlayan gözler arıyordu.Oradaydı işte yine,gizemli yerine gelmişti yine.Kimse yoktu üstelik bu sefer,biraz

karışık

İhtiyar Çöpçü

İyilik yaptıkça nankörlük gördüğünü düşünüyordu. Çoğu kişinin kendisine "enayi" gözüyle baktığını da biliyordu. Fakat karşılıksız iyilik yapmaktan vazgeçmiyordu.

karamsar

Bir Hikaye Anlatayım Sana

Güz geldi. Yine aynı sokaklardan geçiyorum. Hiçbir şey dünkü gibi değil, her şey yine değişmiş. Ağırlığını yaşıyorum, tanrıyı ispatlarcasına düşen yaprakların. Her saniye biraz daha kendime yaklaşıyorum.

karışık

Kamil - Dede

Kezban Nine, gözüne Kamil Dede’nin koltuğunun altında ilişen şeyin ne olduğunu merak etmiş etmesine ama uzun zaman önce bıraktığı gibi ne Kamil Dede’nin kolunun altındakini ne de niçin onu aldığını sormuş.

Başa Dön