"Bir yazarın cenazesi, okurları için son bir 'spoiler' avıdır." – Terry Pratchett (kurgusal alıntı)"

Öykü > Toplumcu

üzgün

Bir İdeal Uğruna

Beklemiyordu, böyle bir şeyi hiç beklemiyodu. Şırası mıydı şimdi?Durup dururken bu atama da neyin nesiydi? Hem de şunun şurasında okulların açılmasına iki hafta kala... Atamayı mı düşünecekti, yoksa önündeki kış kıyamette Ter-ü taze karışıyla dört yaşındaki kızını mı?
O da biliyordu, vatan toprağının her karışında görev

karışık/karamsar ve umutlu

Bir Mektup

öyküsel olarak yazmış olduğum yazıyı senaryolaştırıp sizinle paylaşmak istedim arkadaşlar yorumlarınızı bekliyorum.

üzgün

Umut

Adam elindeki gazeteyi bırakıp giderken,gözünde Doğu Türkistanlı adamın yüzü canlandı,sanki kendisiyle konuşur gibiydi;
-Sağol gardaş,sağol...sağol...
İçinin burkulduğunu hissetti.

karamsar

Aynalı Rüya

İşsiz bir gencin küçücük odasında çaresizce beklerken, anılarını anımsar. Küçükken Fırat'ın öbür yüzünü ölümüne merak etmiştir.
Bir gün dayısıyla gider, ama cebinde de bir aynası vardır. Günah olduğu için kırıp atmak ister. Dayısı başka köyde bir inak alıp ona teslim eder.dönüşte uyur ilginç bir rüya görür.

olumsuz

On Yedi Umut

17aralık 04, akşam haberleri, umut dolu ve akşamın kızıllığından arta kalan bir mutluluk kara gözlerde. Artk her şey daha başka olacak dedi kendine. iki kulağ vardı, iki gözü, iki eli ve bacakları, ne kaldı geriye biraz aşk, geçinecek kadar iş ve zaman. ş

olumsuz

Yağ desen yağ değil

Kısa yoldan köşe dönmenin hayaliyle yaptığı işlerin sayısı çoktu. Yapmadıkları ne kalmıştı ki? İki kardeş her şeyi denemiş ama düşledikleri zenginliğe ulaşamamışlardı. Yaptıkları işten dürüstlük ve doğruluktan eser olmadığının farkındaydılar. Başkalarına

nostaljik

Sırtı Yere Gelmeyen Pehlivan

İhtiyarın nefesi yavaşladı, yüzünü yorgun bir tebessüm kaplarken, bulutsu gözlerinden birkaç damla yaş hastane nevresiminin üzerine döküldü.
Koğuşta bulunan her kes sukutun limanının da demir atmış, ihtiyarla düğün harmanlarına gitmişti.
Doktor Hayd

üzgün

Yüreği Tabuta Sarılı Mualla Hanım...

Her zamanki yerinde... mahalle meydanına bakan odasında, demirden korkulukları pas tutmuş, çerçevelerinin boyaları dökülmüş penceresinin önünde ahşap sandalyesinin üzerinde, üstünde gri battaniyesiyle uyuyakalmıştı....

olumsuz

Tozlu Yüreğim

Şan, şöhret, makam hırsı, hepsi annemde vardı.Ünüversitede başarılı profösördü.Araştırmaları, işinde başarııyla yükselmesi derken ben bir köşede sevgisiz kalakalmıştım.Annemin içindeki hırs beni kinlendiriyor her gün birazdaha canavarlaştırıyordu.hep erteliyor hep erteliyordu. Ertelediği yıllar 20 yıl olmuştu.
Oysa ben anne şefkati merhameti istiyordum. O başka yerde bulunmayan sevgi kucağuna

Başa Dön