Cami Konuşur Mu?
Zaten merakıyla savaş içerisinde olan Cem, adına cami denilen bilinmezliği duyduğunda yenilgiyi kabul etmiş ve elinde kalan üç beş askerle birlikte teslim olmuştu merakına.
"“Büyük servetlerin ardında her zaman bir suç vardır; bu suç yalnızca unutulmuştur.” — Honoré de Balzac"
"“Büyük servetlerin ardında her zaman bir suç vardır; bu suç yalnızca unutulmuştur.” — Honoré de Balzac"
Zaten merakıyla savaş içerisinde olan Cem, adına cami denilen bilinmezliği duyduğunda yenilgiyi kabul etmiş ve elinde kalan üç beş askerle birlikte teslim olmuştu merakına.
Önümdeki ambulansta babam ölmek üzere. Onun kaburgalarını kırdım. Onun kaburgalarını kırdım. Onun kalbini de çok kırdım. Şimdi kırdığım kaburgalarının altında duran o yumuşacık, güvenilir, sıcak ve güçlü kalbi , babamın kalbini kimbilir kaç kere kırdım. Bunlar için bir kez özür dileyebilecek miyim?
O kanatlar ile uçmak şansına tekrar sahip olsak biz ölümlüler, nereye doğru kanat çırpardık acaba?
Hücrelerdeki kalan insanların çoğu ölmüştü inleme sesleriyle ama ölmüş olsa bile idamdan kurtulamayacaklardı. Bu bölgenin genel kuralı buydu. Topallayarak yürüyordu koridor da çıkışa fazla yoktu her yaklaştığında vazgeçmek istiyor duraklıyor arkasında gardiyan onu dürtüklüyordu.
Arkadaşlar, Ben Harry Potter'ı çok sevdiğim içim onun fanfictionunu yazdım. Hikkayem Harry Potter'in beşinci yılını anlatıyor. Henüz tamamlayamadığım içim ilk on bir bölümünü yolluyorum. Eğer ilgi görürse devamını da yollamayı düşünüyorum.
Yaşadığı dünyadan bunalanlar için fankastik bir alternatif;
Güzel olmayanın olmadığı bir ülke; Eliyüzüdüzgünkalbitemizkötülükbilmezinsanlarınülkesi.
Gitmek zor, kalmak bir o kadar zor.
Kötü ve çirkine karşı soylu biir başkaldırı hikayesi....
Şimdi durumu biraz daha kavrayabiliyor musun?
\- Sanırım evet Erth Usta. Peki benim payıma düşen görev nedir?
\- Tabi ki Kral olarak ordunu yönetmen.
Koltuğun üzerinde öylece oturmak bile sorgulamayı çağrıştırdı içinde. Sonra düşündü Zehra Hanım; ne vakit bitecekti bu koca göbekli adamın horultusu diye… Ama bu konunun üzerinde çok da durmadı… Aldı eline örgüsünü, uçları sivri uzunca 2 metal değneğin; örgü şişlerinin birbirine çarpış seslerine aldırmadan, sanki dünyanın en önemli sanat
Flanemeth aşık olmuştu. Hem de en olmaması gereken varlığa : bir insan-kadına!
Her zaman elmaları sadece elmaları değil her şeyi- sadece kendimizin seçtiğini sanırız. Aslında belki onlar da bizi seçiyorlar, gösteremiyorlardır. Biz kendi niyetlerimizi biliriz, elmaların niyetleri ise
Bursa’nın mutena bir semtidir burası. Çok insan imrenir burada yaşamaya, sanki burada oturduklarında alınları daha bir ak olacakmışçasına, sanki boyları biraz daha uzayacakmışçasına, imrenir dururlar burada yaşamaya, onun için de birkaç yıl içinde bile bir sürü kiracı geldi gitti mahallemizden.
Bu öykü sadizme adını veren Fransız yazar Marquis de Sade ve onun sonu gelmeyen düşlerine ithaf edilmiştir. de Sade, neredeyse yarı ömrünü akılhastaneleri ve hapishanelerde geçirmesi için ne gerekiyorsa yapan devlet adamlarına ve ailesine şöyle sesleniyor
. Cehennemin sıcak öfkesine asla ayak uydurmayacağım dediğim onca zamandan sonra, sanırım bunun o kadar da iyi bir fikir olduğunu düşünmemeye başlamıştım...Cehennem beni içine çekiyordu..yavaş yavaş ve derine..
Canın yanacak yanmasına ama hiçbir şey değişmeyecek. Ağır ağır döneceksin masanın başına. Çekirdeklerini ayıkladığım zeytinleri çatalın ucuna takıp uzatacağım sana. O zaman çarpışacak bakışlarımız. Gözlerinin yeşiline alabildiğine derin, olabildiğine sevg