Çocukluk Kesitleri 3
Özellikle kocaman bebeğin o küçük burundan nasıl düştüğüne takılıp kalıyorum.
"İnsan gördüğü şeyleri şiirle yeniden kurar. — Jorge Luis Borges"
"İnsan gördüğü şeyleri şiirle yeniden kurar. — Jorge Luis Borges"
Özellikle kocaman bebeğin o küçük burundan nasıl düştüğüne takılıp kalıyorum.
çocuklarımız bizim çocuklarımız,onlar daha güzel yaşamalı...onlara en büyük mirasımız güzel bir gelecek olmalı...
Çocukluk yılları hayatın en anlamlı en unutulmazları arasındaki yerini her zaman korur. İlk öğrendiklerimiz, yalan yanlış tecrübelerimiz, kendimizi denemelerimiz hep bu yıllardadır. İlk kavgamız, ilk isyanımız, ilk kendimizi ispatlama gayretlerimiz hep
gelecek gökyüzünün en güzel yıldızıyla yeryüzünün en tatlı perisinin birbirlerine kavuşacaklarını,içlerindeki mutluluk tohumlarının yeşerip kainatın büyülü çiçeği olan huzurun yüreklerinde açacağından bahsederken…
O kıpır kıpır yıllarda en sevdiğim oyundu saklambaç. Tanıdık tanımadık kim varsa toplanır, tâ gece yarılarına kadar saklanırdık. Çanak çömlekler patlar, kurtlar topallardı. İyi saklanamayıp sobelenenler çok olursa parmak çekilirdi. Arada karakediler de çıkardı tabii.
Evlerinin önünde kendini oyuna kaptırmışken bir araba kornasıyla irkildi. Olduğu yerden doğruldu. Kapını önünde lüks bir otomobil duruyordu. Nurettin arabadan inenlere ürkek gözlerle baktı bir müddet.
Köpex sakinleştikten sonra Karabaş Kemikçalan’ı nasıl yakalayacaklarını konuşmaya başladılar. Kedix iki kişinin ağaç evin birinci katının pencerelerine dışardan iple sarkmalarını önerdi. Ellerinde tavalarla tabii...
günümüzde yara olun bir sorunu teme alıp birşeyler karalamaya çalıştım. ne kadar doğru ne kadar yanlış tartışılır ama bence yinede teması güzel....
1998 in kasım ayında geldi dünyaya. Dedesi bir bıraksa onu, ucundan su fışkıran hortumla yatıp kalksa.
Kimimiz evlat,kimimiz çocuk kimimiz de anne adaylarıyız.Kutsal analarımıza ayrılan bugün tek bugün de olsa onları mutlu edelimmi...İyiki varım ve bunu anneme borçluyum...
Demek burada ölecekmişim…Ölmeden önceki son sözüm ne olmalı diye düşünüyorum…
...Ama paraşüt yukarı doğru uçmuyordu, aşağı iniyordu. Bunun üzerine Josef sıcak hava balonuna bindi. O yukarı doğru uçuyordu. Ve onunla yükseldi...
...Sonra Türkiye'de indi. O sırada herşey büyüdü. Pastacıdaki pastalar da büyüdü. Ve herşey sarı oldu...