"Kitaplar, sessizliğin çocukları ve belleğin anneleridir. — Umberto Eco"

Öykü > Bireysel

karışık

Eski Sevdalar

O akşam, dönüş biletini ayırtmaya ilçe merkezine gidiyorsunuz. Yürüdüğünüz kıvrımlı yol geceyi bir perde gibi üstüne çekip, hızla karanlıklara gömülüyor. Cırcırböceklerinin yaygarasına karışan garip ıslıklar, köpeklerin uzaklardan gelen havlamaları! Kurumaya yüz tutmuş derenin üzerindeki alçak köprüyü geçerken, sesi kesilen kurbağaların suya atlayışları! Tenine sağanak gibi inen ürpertilerden yorgun,

olumlu

Honça

Mahallenin koyunları sıra ile güdülürdü. Sıra babama geldiğinde, otlatmak için gittiği dağlarda doğan kuzu ile oğlakları eşeğin sırtındaki heybeye koyardı. Eve geldiğinde; heybedeki kuzu ve oğlakları kucağıma alıp doğruca sahiplerine götürürdüm

karışık

Bir Başka Bahar Günü

-Ben de öyle sayılırım.Biraz önce güzelliğinle gurur duyacağını zannettiğim için öyle söyledim. -Niçin ? -Şey... her kız senin gibi güzel olmak ister. -Güzel olduğuma sevinebilirim ama bununla gurur duymam. -Niye ? -İnsan kendi gayretiy

üzgün

Mektup

Farkli bi veletti basindan beri. Deli ederdi, sabirlarini sinardi adeta. Dedigi dedik oldu hep. Hep baskaldiridi, isyankardi. Dunyayi sevmiyorsa bu haliyle, pesetmege niyeti yoktu, degistirecekti. Denizi kaplara sigdirmak olur muydu. Keske olaydi, komsunun cocugu gibi olaydi da Denizi, ayrilmayaydi yanlarindan. Oturaydi dizini kirip, evleneydi de torun vereydi keske.

karışık

Hangi Masalın Çocuğusun Sen?

Hiç susmayacak gibi konuşuyordu, yüzümde şişman bir bulut büyüklüğünde gülümseme, dinliyordum... Hayatın sırrına ermişti işte, içindekilerle buluşup yıllar önce.

üzgün

Düş Kadını Gördü

Eski siyah-beyaz bir fotoğrafın ardına gizlediği küçük çocuk hüznünü aradı, bir yanıyla eski, bir yanıyla yeni ışıklı gece şehrinin içinde. Uykusuzluğu yola çıktı ilkin bu arayışta.

korkutucu

Mağara

Sonra bir ara benimle aynı kaderi paylaşan kişinin kim olduğunu öğrenmek istedim. Kimsin? diye tekrar sordum. Adımı söyledi. Soyadımı söyledi.

üzgün

Komseri yolla

Dikiz aynasından kendisini kontrol etti. Kravatını düzeltti, birkaç derin nefes aldı. Aşağıya indi. Aslında ne yapacağını hiç düşünmedi. “Küçük bir şeydir”, diye aklından geçirdi. Arabanın önüne dolaştı, vurduğu yere baktı: beklediğinden daha

üzgün

Düşleri Siyah Kadın

Kimse tarafından sevilememek ihtimalinin yarattığı bunalımla örttü üstünü ve uykuya daldı. Ama bu her zamanki uyku halinden daha farklıydı. Bilincinin açıklığını hissediyordu. Sadece bedeni sessizliğe gömülmüştü. Dışarıdan bakan biri uyuduğunu sanırdı. Ama içerideki kişi uyumadığını biliyordu.

üzgün

Bir Gitaristin Taşıdığı Figür

Durdu ve ayağa kalktı. Gözlerimin özetini hikayelerimden çaldığımı bilmeni isterim dedi. Tek kelimeliktir. Uzun bir hikaye dinlemediyseniz kaybetmişsinizdir demektir dedi ve yürümeye başladı

üzgün

Güzel Bir Gün

Tam küçük bir sahil kasabasında uzun ve sıcak bir günün ardından kahve falına bakan kızı ve anlattığı sönmüş yıldızlara ait hikayeyi anımsamaya başlayacaktı ki, içi geçti ve drin bir uykuya daldı.

karışık

Unutulmak

yaşı yoktur sevmenin/sevilmenin.yedisinde yetmişinde sever insan .sevgi bekler her zaman.kalır sürekli ukdesinde; Korkar adeta unutulmaktan...sevmek/sevgiyi paylaşmak adına...

karamsar

Ayna

Mutfak kapısıyla, salonun kapısını ayıran duvarda kendimi enine boyuna verebildiğim bir ayna vardı. Yatak odasından salona giderken, koridorda tam karşımda, salondan mutfağa yürürken sağıma döndüğümde yanıbaşımda hep bakılmaya hazırdı.O aynaya baktım.

Başa Dön